Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz'den Açıklama

Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz'ün açıklaması şöyle oldu:

 

"Şunu üzülerek söylemeliyim ki AK Parti’nin  ilk kurulduğu günden beri partinize muhalefet yapan eski bir üst düzey bürokrat ve İslami dünya görüşlü sağcı bir üniversite hocasıyım. 

 

Ancak her ne kadar AK Parti’ye muhalif olsam da bu partiye teveccüh eden seçmenini beğendiğimi, sadakatine ve inancına olan hayranlığımı itiraf etmeden duramayacağım. Çünkü bizler aynı mukaddesatçı tabandan gelen; babadan, dededen geleneksel kodlarımıza işaret eden aynı siyasi görüşe sahip olan muhafazakar, köylü Anadolu çocuklarıyız.

 

Şimdi gelelim seçmenine rağmen AK Parti’ye başından beri neden muhalif olduğuma;

AK Partiye olan muhalefetim daha yolun başında yani partinin kuruluş aşamasındayken başladı.!

Nasıl mı?

Eski bir dostumuz olan sayın Recep Tayyip Erdoğan, ben ve birkaç arkadaşımı İstanbul Kadıköy’de bir pazar kahvaltısına davet etti; kahvaltı esnasında “parti kuracaklarını ve hep birlikte olmamız gerektiğini” beyan etti. Bizler de bunu kabul etmeden önce kendisine bazı suallerimiz olduğunu söyledik, “sormamızı istedi” ve bizlerde detaylı bir şekilde sorduk. Ancak aldığımız yanıtlar bizi bir hayli tedirgin etti ve bu nedenle de o tarihte yollarımızı ayırmak zorunda kaldık.!

 

Pekala, neydi bizleri ürküten ve o an muhalif olmamıza neden olan şey? 

 

Tayyip beyin beyanları ve bizim edindiğimiz diğer izlenimler sonucu dört ana neden bizi bu birliktelikten alıkoymuştur;

 

1. Fetullah Gülen Cemaati’ne olan aşırı ilgisi ve o ekiple birlikte olacağını beyan etmesinden rahatsız olmamız.!

2. Açılım adı altında anlattığı politikalar ve yapılacaklardan ürkmüş olmamız.!

3. ABD ve AB’ye karşı aşırı tavizkar siyasi yaklaşımından tedirgin olmamız.!

4. Oportünist heveslerine karşı kuşkulanmamız ve güven hususunda tatminkarsızlığımız!

 

Bu dört ana konu ve bazı detaylarda farklı düşündüğümüz için ne yazık ki o gün birlikteliğimiz mümkün olmadı. Bilakis bu konular sonradan ciddi muhalefet yapmamıza da yol açtı.!

 

Bugün gelinen noktada muhalif olduğumuz konularda sayın Cumhurbaşkanımız bizimle aynı çizgiye geldi mi? Geldi.!

Hatalarından dolayı milletten özür, Allah’tan af diledi mi? Diledi.! 

Ayrıca belediyecilik anlayışı hususunda da "İstanbul' a ihanet ettik" dedi mi? Dedi.! 

"Milli Eğitim ve Kültür de sınıfta kaldığını" da itiraf etmedi mi? Etti.!

 

Ancak bunları ne zaman yaptı? 

Tam 13 yıl sonra.!

Pekala 13 yılda telafisi mümkün olmayan nelere maruz kaldık?

 

- Yüzlerce şehit, 

- Birçoğu sakat kalmış yüzlerce gazi,

- Acılı aileler ve yıkılmış yuvalar,

- Yoksulluk, iflas ve onur intiharları,

- Devlete sızmış hainler, 

- Tahrip edilmiş ordu ve emniyet,

- Milyarlarca dolar zarar ve bu nedenle ekonomisi sarsılmış bir ülke.!

-Kültürel yozlaşma ve ahlaki bozulma!

-Gerçekçi olmayan sloganlar ve hamasete dayalı avuntular,

-Berbat bir üniversite ve milli eğitim sistemi.!

 

Tayyip beyin kandırıldım deyip 13 yıl sonra görmüş olduğu gerçekler, 

AK Parti kurulurken aynı Tayyip beyin bizlere yanlış düşünüyorsunuz deyip yolumuzu ayırmamıza neden olan gerçeklerdi.!

Sonunda bizler haklı çıktık mı? Çıktık.! Ancak bu hata ülkeye çok pahalıya mal oldu.!!

 

Şimdi belki aynı doğrulara sahip çıkıyoruz ancak başında durum çok farklıydı. Bizler AK Parti’nin 13 senelik hatalarına uzun süre katlanamadığımız için 2015 senesinde, 12 Eylül darbesinin yıldönümünde Adalet Partisi’ni yeniden açarak AK Parti’ye alternatif bir siyaseti kurmak zorunda kaldık. Belki daha başında sözlerimize itibar edilmiş olsaydı AP’yi kurmazdık, hep birlikte olurduk ve Tayyip beyde bu vahim tarihi hatasını yapmamış olurdu.

 

Bugün hiçbir AK Partili geçmişteki yanlış politikaları nedeniyle partisinin yıpranmadığını söyleyemez. Bizatihi Tayyip bey kendi kadrosunda bile metal yorgunluğu deyip aslında büyük bir gayretle FETÖ’cüleri tasfiye ederken sizce bu yıpranmayı ifade etmiş olmuyor mu?

 

AK Partili kardeşlerim şu gerçeği gözardı etmeyin; doğrunun ideolojisi olmaz, doğru bir tanedir. Bizler nihayet yaşanmışlıkların faturası karşılığında bazı konularda aynı doğruda buluştuk.

 

AK Parti birgün aniden beklenilmeyen bir şekilde hezimete uğrarsa sakın paniğe kapılmayın ve bu ülkenin yaşanılmaz olacağını asla düşünmeyin. Şunu biliniz ki yalnız değilsiniz! 

AK Partiye alternatif bir parti olan, gerçek ve adil olmak husunda adil bir düzenden yana olan milli ve yerli görüşleri bulunan bir Adalet Partinizin olduğunu unutmayın.

 

Kodlarımızı mazimizden aldık. 

Adalet, erdem, iyilik, güven ve ahlaki hususlarda altını dolduracağımız iddialara sahibiz. İlim, kültür, sanat, edebiyat ve ahlak yol haritamızın en belirgin çizgileridir. 

 

Rabbim nasip eder de milletimizin de rağbetiyle Adalet Partisi olarak iktidara gelirsek;

- Dindarlıklarından dolayı kimse baskı görmeyecek, yine herkes ibadetini özgürce yapacaktır. Dinciliğe taviz vermeyeceğiz. Dinimizin suistimal edilmesinin önüne geçeceğiz. İmam Maturidinin, İmam Gazalinin, İmam Farabinin, İbn-i Rüsd'ün ve İbn-i Haldun'un işaret ettiği hususlarda Kurana ve Sünnete dayalı İslam anlayışı şiarımız olacaktır. 

- Nüfusumuzun 25 milyonu 12 yaş altı çocuklarımızın varlığından ibarettir. Biz çocuklarımızı formal ve informal açıdan talim-terbiye ve eğitime odaklayacağız. Çocuk edebiyatının, çizgi film ve internet dünyasının, oyun ve oyuncaklarının millileşmesine önem vereceğiz. Çocuklarımızı yabancılaşmanın ve kültürel yozlaşmanın etkilerinden uzak tutacağız. Ensest, deizm, gayri ahlaki oluşumlar ve uyuşturucunun tehlikelerine karşı gereken önlemleri alacağız. Özellikle aile müessesesinin dinamiklerinin zinde kalması için var gücümüzle çalışacağız. 

- Belediyelerde, kamuda çalışanlar mağdur edilmeyecek, bilakis sahip çıkılacak ve durumları daha da iyileştirilecektir. Özellikle kibirli yöneticilerden, haramzadelerden bu kurumlar ayıklanacaktır. Kul Hakkı'nı gözetmek en temel ilkemiz olacaktır.

- Yoksul ve kimsesizlere her zaman sahip çıkılacaktır.Milli ve yerli ekonomik çalışmalarımızla insanlarımızı faiz illetinden uzak tutacağız. Kumar, içki,zina, faiz gibi toplumu çürüten konularda teyakkuz halinde olacağız.

- Şehitlerin emaneti olan bu ülke, AKP’nin getirdiği yerden daha da ileriye taşınacaktır. Ak Parti nihayetinde bir sıçramaya sebep olmuş ancak arkasını getirememiştir. Belli zümrelerin menfeat kaynağı olmuştur. 

- Adalet Partisi bu ülkeyi ve fedakar halkı kaldığı yerden ihya etmeye devam edecektir. Her bir ilimizi yerinde ihya etmek icraatımızın temel prensibidir zira nüfusun büyük şehirlerde birikmesi sosyal dokumuzda kapanmaz yaralar oluşturmuştur, bu göçü tersine çevireceğiz.

- Batı bunu arzu etsede iman gücüyle mücadele edilecek ve AKP’ye uzanan kirli ellerin Adalet Partisi’ne de uzanmasına asla izin verilmeyecektir. One Minute, Dünya 5'ten Büyüktür, Dindar ve Ahlaklı Nesil vurgularına yürekten katılıyoruz ancak bütün bu sözlerin lafta kalmaması gerektiğinin de altını çiziyoruz. Hatta teklifimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı bizimle yürütülecek bir mücadeleye davet ediyoruz. Bu şekilde bir nevi sürekli şikayet ettiği yalnızlığında son bulmuş olacaktır.

- Ülkemizde darbeye teşebbüs ve iştirak etmiş olan muhalif, kötü niyetli, işbirlikçi, müşrik, kafir, fasık, batı ajanı, gaflet-delalet-ihanet içinde bulunanlarla mücadeleye kararlılıkla devam edilecektir. 

- Türkiye’nin zenginleşmesini, büyümesini, gelişmesini istemeyen şer güçlere karşı toplumsal birlik ve beraberlik içinde mücadele verilecektir. Bunun için halkın da eğitimi hususunda büyük rol oynayan TV’lerimizin yayın politikalarının bu milletin değerleriyle ters düşmemesine özen gösterilecektir.

- Güçlü bir iktidara karşı çıkanlara, halkı küçümseyenlere, halkın iradesini yok sayanlara karşı devlet-millet dayanışması sürdürülecektir. Milletimizin eğitimi için genel mana da bir okur-yazarlık kampanyası sürdürülecektir. Bu ülkede basılan kitapların %90 'ının tercüme eserler olduğu sözkonusuyken bu açmazın bertaraf edilmesi gerektiğini hassaten vurgulamak isterim. Kilise kafalı Müslümanlık sıkıntılı konularımızdan biridir, dinimizin özüne dönmesi konusunda gereken yapılacaktır.

- Dünyada yaşayan mazlum Müslüman halklara yardım etmek ülkemizin tarihi misyonu ve vicdani mesuliyetidir, harfiyen yerine getirilmeye devam edilecektir. Özellikle milli markalarımız olan Kızılay ve Yeşilay'ın çalışma alanları genişletilecektir.

- 15 Temmuz darbe girişiminin ortaya koyduğu gerçekler göz ardı edilmeyecek, içte ve dışta terörle mücadeleye devam edilecektir. Teröre sebebiyet ve mazeret eden hususlar gözden geçirilecektir. Ne oldu da bu milletin çocukları kendilerinin düşmanları oldular? Bunun cevabı da aranacaktır.

- İçeriden hainler, dışarıdan düşmanlarla kuşatmış, hakimi, savcısı, askeri, öğretmeni, yaveri FETÖ üyesi olmuş, koruma polisi suikastçi olmuş, stratejik ortak ve müttefik denilen ABD terörist PKK/PYD ile iş tutmuş, yıllarca kapısında beklenip içeri girmek için kırk takla atılan AB bizi arkadan vurmuş ancak bunlarla bizim ne işimiz var diyen olmamış.! Düşmanlığı tescilli batının kontrolündeki NATO’ya üyeliğimiz ise hala sürdürülmeye devam etmiş.! Tüm bunlar masaya yatırılacak ve hatalardan derhal dönülecektir.

-Sanal ekonominin saiklerine karşı da duracağız. Reel ekonomi modeli baz alınacaktır. Türkiye'nin gerçekleri Tekstil, Turizm, Tarım, Teknoloji ve Taşımacılık üzerineyken üçkağıt ekonomisinden asla medet umulmayacaktır. Türkiye sevgisi moral ve motivasyonumuzun ana kaynağı olacaktır dır. 

- Batılı sermaye sistemi; daha fazla kar için dünyayı savaşa, kana, açlığa ve geleceksizliğe mahkum etmekte iken bu durum ülke insanımızdada varoluş ve gelecek kaygısı meydana getirmiştir. Bu durumun ülkemizi etkilemesine izin verilmeyecek ve dik duruş politikalarına devam edilerek ülkemiz tüm dünyanın en güvenli limanı haline getirilecektir. Hatta dünyanın bir ucundaki Amerika sokaklarında yaşayan evsiz barksız milyorlarca insana bile şefkat elimizi uzatmak ilgi alanımız içerisindedir.

- Adalet partisi ülke insanımız ve tüm mazlum halkları kurtaracak olan bir siyasetin bölgesel temsilcisi olacaktır. Ülkemiz ve bu coğrafya sahipsiz değildir, bundan hiçbir Müslüman kardeşimin endişesi olmasın. Değerlerimiz mukaddesatçılık üzerine inşa olunmuştur. Sosyal dengeler gözetilirken de devrimcilik kimliğimizdir. Bilimsellik ve akılcılık en belirgin özelliğimizdir. Dogmatizm, hurafe, her türlü gericilik ve cehalet ise her şartta mücadele etmemiz gereken düşman kavramlardır.

- Biz Rabbimize hesap veririz. Ondan başka hiç bir gücün ve sultanın önünde eğilmeyiz. Tam Bağımsız Müslüman bir Türkiye yolunda  davamız mübarek olsun. Yüce Mevlam bizleri mahcup etmesin, yar ve yardımcımız olsun."

 

Sevgi ve Saygılarımla 

Dr. Vecdet Öz

Adalet Partisi  Genel Başkanı