Şehir Plancıları Odası'ndan 3. Havalimanı uyarısı!
Şehir Plancıları Odası'ndan 3. Havalimanı uyarısı!
TMMOB Şehir Plancıları Odası, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a birer açık mektup göndererek, Üçüncü Havalimanı için uyarılarda bulundu.
TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın göndrdiği mektubun özeti şöyle;
15.06.2009 tarihinde bizzat sizin imzanız ile onaylanarak yürürlüğe giren 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı da dahil olmak üzere, "kentin kuzeyindeki ormanların, su havzalarının ve tarım alanlarının korunması", bu ve daha öncesinde yürürlüğe girmiş olan tüm planların en temel kararlarından biridir. Bugün havaalanı olarak gösterilen bölgenin tamamı yürürlükte olan İstanbul Çevre Düzeni Planında, "orman alanı" ve "rehabilite edilecek kıyı alanı" olarak belirlenmiştir. Havalimanı olarak belirlenen bölgedeki orman alanlarında açılan maden sahalarının ise yasa uyarınca, madeni işleten şirketler tarafından rehabilite edilmesi ve doğal haline tekrar döndürülmesi gerekmektedir. Öte yandan havaalanı yer seçiminin, kentin ulaşım sistemi ile bütünleşecek biçimde, lojistik ve depolama alanları, limanlar, karayolları ve mevcut havaalanları ile birlikte planlaması gerekmekte olup; imar planlarının temel işlevi de bu bağlantıları kurmaktır. Dolayısıyla plan hiyerarşisi içerisinde mevcut çevre düzeni planından başlayarak, bu plana uygun olarak hazırlandığı öngörülen alt ölçekli plan kararları göz önüne alındığında, söz konusu yatırım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin önemli zaman ve finansman ayırarak, imzanızla yürürlüğe koyduğu planları hükümsüz bırakmıştır.
Bunun bir ilk olmadığını biliyoruz. 3 Havalimanı ile birlikte, 3. Köprü, Kanalİstanbul, Yenişehir gibi, İstanbul`un kaderini büyük ölçüde değiştiren, kentin son kalan orman alanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını, kıyı alanlarını imara açan, ekosistemi tahrip eden ve bu alanlarda yapılaşmayı teşvik eden tüm bu büyük ölçekli projelerin de imar planı bulunmamaktadır. Üzerinde konuşulabilecek tek bir sayfa rapor bile yoktur. Bu hukuksuz uygulamalar doğrultusunda, halkın ve bilim insanlarının karar alma süreçlerine katılımı gibi, demokratik bir kentin olmazsa olmaz denilecek bir yerel yönetim anlayışından geçtik, itiraz ve yargılama gibi temel denetim mekanizması dahi ortadan kaldırılmış bulunmaktadır. Oysa ki, söz konusu projelere ilişkin İstanbulluların, mesleki ve bilimsel çevrelerin oldukça ciddi uyarıları ve endişeleri bulunmaktadır. Eğer sizin için de kimi medya kuruluşlarında belirtildiği şekliyle bu tür projelerde, "Çevre Düzeni Planı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu gibi engeller" sorun teşkil ediyor ise bu durumu açıkça kamuoyu ile paylaşmanızı rica ediyoruz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
