Biat Etmek İnsanlık Suçudur
Biat Etmek İnsanlık Suçudur
Tarih boyunca, birçok düşünce akımı, toplumlar üzerinden tartışmalara sebep olmuş ve egemenlik mücadelesi vermiştir.
Düşünce akımlarının, toplum tarafından kabul görme isteği kadar masum bir talep olamaz.
Ayrıca, demokratik kurallar içinde, karşılıklı mücadele içinde olmaları, daha iyi daha güzel bir dünyanın habercisidirler.
Çünkü toplumsal menfaatleri gözeten her düşünce akımı gelişimdir, değişimdir, devrimdir.
Her insanın düşünce yapısının şekillenmesinde, çevreninde mutlaka etkisi olacaktır.
Ama bu etki, korkuya veya hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan hurafelere dayanmamalıdır.
Oysa dünyamızda, bilgi çağının yaşandığını iddiası içinde olduğumuz bir dönemde, geri kalmış toplumların içine düşmüş oldukları yazgı, ibretle izlenmektedir.
Demokrasi kültürünün yerleşik bir düzene sahip olmaması, baskıcı ve eğitimden uzak politikalar, bireylerin özgürlüğünü kısıtlamakta ve özgür düşünebilen bir toplumun oluşmasına engel olmaktadır.
Kısaca, bu politikaların ürünü olan biat kültürü, toplumun geniş bir kesimini kendi bünyesine katmaktadır.
Biat, bir kimsenin, kendi üzerinde mutlak egemenliğini tanımaktır.
Biat eden kimse aslında insani değerlerini bir ölçüde yitirmiştir.
Adeta verilen görevleri harfiyen uygulayan bir makineye dönüşmekte olduğunu görürüz.
Çünkü biat düşünmeye yorum yapmaya değil kendisine dikte edilen düşüncenin başkalarına pazarlanmasını ve kabulünü içerir.
Yani kendisinden bir şey katmadan, bir başkasının düşüncesinin kabulunü talep etmek gelişimin önündeki en büyük engeldir.
Siyasi hayatımıza da baktığımızda makam ve mevkiler için biat kültürünün kendisini etkin bir biçimde varlığını hissettirdiğini görüyoruz.
Çünkü söz hakkının olmadığı yerde teslimiyet vardır. Bu teslimiyet insanın kişiliğini yok etmektedir.
Eğer, açık olmasa da biat taleplerine karşı sessiz kalınması da teslimiyet olduğu gerçeğini örtbas edemez.
Biat ederek makam ve mevki sayesinde rahat bir yaşam sürenlerin halk nezdinde hiçbir değerleri olmadığını bilmezler mi?
Tabi ki bilirler.
Ama o utanç, yaşamış oldukları hayata karşı, toplumun kendilerine bahşettiği büyük bir cezadır.
Sonuç olarak insan, hayatın her alanında düşüncelerini açıkça ortaya koymalı ve biat kültürünün ve sessiz kalışın yarattığı olumsuz etkilerin yok edilmesine katkı sunmalıdır. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

