Solcu Olmak ''Zor Zanaat''
Solcu Olmak ''Zor Zanaat''
Sol cenahta genel bir kanı hakim,solcu olmak “zor zanaat”,diye.
Gerçeklik payının hiç de az olmadığına inananlardanım.
Her kesimde olduğu gibi solcularında dillerinden düşürmedikleri,ısrarla savundukları, kendilerine has öncelikleri olduğunu biliriz.
Ama nedense özellikle geri kalmış toplumlarda yeterli desteğe sahip olamadıkları da bir gerçek.
Oysa,bu önceliklere bakacak olursak,İnsan hakları,demokrasi,laiklik bağımsızlık,özgürlük,sosyal adalet,hukuk devleti gibi daha birçok insani öncelikler olduğunu görürüz.
Ayrıca bütün bunların cumhuriyetimizin temel değerlerini oluşturduğunu acaba bilmeyenimiz var mı?
Bireysel olarak bu değerleri hiç kimse inkar etmemekle birlikte toplumsal kabulde birtakım zorluklar yaşandığı gerçeği de ortada.
Kahvehane kültürü olan erkekler iyi bilir.
Bol bol,hiçbir bilimsel veriye dayanmayan ama asla doğruluğundan şüphe duyulmayan, köylü kurnazlığının tavan yaptığı siyasi tartışmalar yapılır bu mekanlarda.
Örneğin,toplumsal düzeni zedeleyici bir eylemi gerçekleştiren kişi solcu biri ise,eleştirel bir bakış açısıyla ”birde solcu olacak,yaptığı şeye bak” gibi hiçbir anlam ifade etmeyen ama kendisini temize çıkartma çabasını köylü kurnazlığı ile örtmeye çalışanları çok görmüşüzdür.
Aslında bu tavır,cehaletin en güzel örneklerinden birini teşkil eder.
.Oysa bu temel değerler,sadece solcuların değil,tüm insanlığın değerleri olmalıdır.
Ama insanların gerçekleri görme noktasında yaşadıkları sorunların kaynağı kendileri değil,egemen çevreler olduğunu da iyi algılamalıyız.
Egemen çevrelerce yanlış tanıtım, toplumsal gelişimin önünde önemli ve güçlü bir set oluşmasına sebep olmaktadır.
Ülkemizde sağcısı solcusu,islamcısı, milliyetçisi demokrasinin erdemlerini tek tek saymakla bitiremez.
Dünyada, totaliter rejimlerde veya askeri diktatörlüklerin yaşandığı ülkelerde gerçekleştirilen devrimlerle, demokrasiye geçişi sağlayan toplumsal güçler kimlerdir?
Askeri diktatörlüklere karşı verilen demokrasi mücadelesini verenlerin kimler olduğunu veya bu askeri diktatörlüklerin sivil destekçileri ve hangi kurumların olduğunu hiç düşündünüz mü?
Bence düşünmekte fayda var.
Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde kılını kıpırdatmayanların, toplumda çoğunluk sağlamalarının sebebini acaba hiç sorgulama gereği duyduk mu?
Sorgulamayan bir toplumun, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmasını bekleme imkansızlığının yanı sıra edindiği biat kültürü sayesinde kendi öz benliğini kaybettiğini görmek ne büyük acı değil mi?
Sonuç olarak insanlığın kurtuluşun da,biat kültüründen arınmanın ve sorgulayan bir toplum haline dönüşmenin göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu görüyoruz. .Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

