Türkiye'de çocuk işçi sayısında artış sürüyor
Türkiye
01.05.2014 - 11:21, Güncelleme:
01.09.2022 - 17:05 3638+ kez okundu.
Türkiye'de çocuk işçi sayısında artış sürüyor
Meydan çekişmelerine sahne olan 1 Mayıs İşçi Bayramı ağır çalışma şartları, taşeron, iş kazaları, meslek hastalıkları ve 890 bin kişiyi bulan çocuk istihdamı gibi yıllardır çözülemeyen sorunlar nedeniyle buruk kutlanıyor.
İşçilerin insanca çalışma koşullarına kavuşmak ve emeklerinin karşılığını alabilmek amacıyla yıllarca sürdürdüğü mücadelenin sonucunda elde ettiği 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı “meydan” tartışmalarının gölgesinde kutluyoruz. İzinsiz ve kıdemsiz Hükümetle işçi sendikaları arasındaki günlerdir devam eden ‘meydan’ tartışmaları, Türkiye’deki olumsuz çalışma koşullarının 1 Mayıs Bayramı’nda gündem oluşturmasını engelliyor. Taşeron işçiler hem kamuda hem özel sektörde adeta köle düzeninde istihdam ediliyor. İzinsiz, kıdemsiz ve normal çalışma süresinin iki katı mesai yaptırılıp asgari ücret ödenen milyonlarca işçi, haklarının düzeltileceği günü bekliyor. 6 yaşında ‘işçi’ler Çocuk işçi çalıştırmak yasak olduğu halde TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6 ila 14 yaş aralığında tam 292 bin çocuk “işçi” olarak fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda çalıştırılıyor. 15 ila 17 yaş grubunda ise 601 bin çocuk okul yerine iş hayatının çarkında yaşam mücadelesi veriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kurallarına göre çocuk işçi çalıştırmak suç. Üstelik Türkiye ILO sözleşmelerine imza atarak bu suçu önleyeceği taahhüdü vermişti. TÜİK’e göre 2012 sonu itibariyle 6-17 yaş grubunda toplam 15 milyon 247 bin çocuk bulunuyor. Bu çocukların yüzde 15,6’sı istihdamın doğrudan içerisinde yer alıyor. Çocukların yüzde 53’ü tıpkı büyükler gibi ücretli ve yevmiyeli “işçi” statüsünde çalıştırılıyor. İş güvenliğinde 80’inci ülkeyiz Çalışma ortamının bozukluğu, hak edilen ücretin alınamaması, ücretsiz fazla çalıştırma gibi çalışma hayatının tüm zorlukları bir yana, istatistiki rakamlar Türkiye’nin işçi hayatını korumada sınıfta kaldığını gösteriyor. ILO raporuna göre dünyada her yıl 250 milyon kişi iş kazası, 160 milyon kişi ise meslek hastalığına yakalanıyor. 1,2 milyon kişi iş kazası ve meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiriyor. Türkiye’de 2010’da gerçekleşen 63 bin iş kazasında 1444 işçi, meslek hastalığına yakalanan 533 kişiden de 10’u hayatını kaybetti. ILO’ya göre iş güvenliğinde dünyada 80’inci sıradayız. İş kazasında Avrupa lideri İş güvenliği konusunda yeterli önlemler alınamayınca, ölümlü iş kazalarında dünya sıralamalarında en tepelere çıkıyoruz. ILO’nun 82 ülkeden ulaşan veriler üzerinden derlediği istatistiklere göre Türkiye’de sigortalı işçi başına iş kazalarında yaşamını yitiren işçi oranı yüz binde 15,3. Türkiye bu oranla El Salvador ve Cezayir’in ardından dünya üçüncüsü, Avrupa birinci. Araştırmalar, işçi ve işverenlerin kazaları önleyici tedbirlere gerekli önemi vermemesi, işverenlerin iş güvenliğini maliyet unsuru olarak değerlendirmesi sonucu iş kazalarının önlenemediğini ortaya koyuyor. ERDOĞAN SÜZER - BUGÜN GAZETESİ
Meydan çekişmelerine sahne olan 1 Mayıs İşçi Bayramı ağır çalışma şartları, taşeron, iş kazaları, meslek hastalıkları ve 890 bin kişiyi bulan çocuk istihdamı gibi yıllardır çözülemeyen sorunlar nedeniyle buruk kutlanıyor.
İşçilerin insanca çalışma koşullarına kavuşmak ve emeklerinin karşılığını alabilmek amacıyla yıllarca sürdürdüğü mücadelenin sonucunda elde ettiği 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı “meydan” tartışmalarının gölgesinde kutluyoruz.
İzinsiz ve kıdemsiz
Hükümetle işçi sendikaları arasındaki günlerdir devam eden ‘meydan’ tartışmaları, Türkiye’deki olumsuz çalışma koşullarının 1 Mayıs Bayramı’nda gündem oluşturmasını engelliyor.
Taşeron işçiler hem kamuda hem özel sektörde adeta köle düzeninde istihdam ediliyor. İzinsiz, kıdemsiz ve normal çalışma süresinin iki katı mesai yaptırılıp asgari ücret ödenen milyonlarca işçi, haklarının düzeltileceği günü bekliyor.
6 yaşında ‘işçi’ler
Çocuk işçi çalıştırmak yasak olduğu halde TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6 ila 14 yaş aralığında tam 292 bin çocuk “işçi” olarak fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda çalıştırılıyor. 15 ila 17 yaş grubunda ise 601 bin çocuk okul yerine iş hayatının çarkında yaşam mücadelesi veriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kurallarına göre çocuk işçi çalıştırmak suç. Üstelik Türkiye ILO sözleşmelerine imza atarak bu suçu önleyeceği taahhüdü vermişti.
TÜİK’e göre 2012 sonu itibariyle 6-17 yaş grubunda toplam 15 milyon 247 bin çocuk bulunuyor. Bu çocukların yüzde 15,6’sı istihdamın doğrudan içerisinde yer alıyor. Çocukların yüzde 53’ü tıpkı büyükler gibi ücretli ve yevmiyeli “işçi” statüsünde çalıştırılıyor.
İş güvenliğinde 80’inci ülkeyiz
Çalışma ortamının bozukluğu, hak edilen ücretin alınamaması, ücretsiz fazla çalıştırma gibi çalışma hayatının tüm zorlukları bir yana, istatistiki rakamlar Türkiye’nin işçi hayatını korumada sınıfta kaldığını gösteriyor. ILO raporuna göre dünyada her yıl 250 milyon kişi iş kazası, 160 milyon kişi ise meslek hastalığına yakalanıyor. 1,2 milyon kişi iş kazası ve meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiriyor. Türkiye’de 2010’da gerçekleşen 63 bin iş kazasında 1444 işçi, meslek hastalığına yakalanan 533 kişiden de 10’u hayatını kaybetti. ILO’ya göre iş güvenliğinde dünyada 80’inci sıradayız.
İş kazasında Avrupa lideri
İş güvenliği konusunda yeterli önlemler alınamayınca, ölümlü iş kazalarında dünya sıralamalarında en tepelere çıkıyoruz. ILO’nun 82 ülkeden ulaşan veriler üzerinden derlediği istatistiklere göre Türkiye’de sigortalı işçi başına iş kazalarında yaşamını yitiren işçi oranı yüz binde 15,3. Türkiye bu oranla El Salvador ve Cezayir’in ardından dünya üçüncüsü, Avrupa birinci. Araştırmalar, işçi ve işverenlerin kazaları önleyici tedbirlere gerekli önemi vermemesi, işverenlerin iş güvenliğini maliyet unsuru olarak değerlendirmesi sonucu iş kazalarının önlenemediğini ortaya koyuyor.
ERDOĞAN SÜZER - BUGÜN GAZETESİ
İzinsiz ve kıdemsiz
Hükümetle işçi sendikaları arasındaki günlerdir devam eden ‘meydan’ tartışmaları, Türkiye’deki olumsuz çalışma koşullarının 1 Mayıs Bayramı’nda gündem oluşturmasını engelliyor.
Taşeron işçiler hem kamuda hem özel sektörde adeta köle düzeninde istihdam ediliyor. İzinsiz, kıdemsiz ve normal çalışma süresinin iki katı mesai yaptırılıp asgari ücret ödenen milyonlarca işçi, haklarının düzeltileceği günü bekliyor.
6 yaşında ‘işçi’ler
Çocuk işçi çalıştırmak yasak olduğu halde TÜİK verilerine göre Türkiye’de 6 ila 14 yaş aralığında tam 292 bin çocuk “işçi” olarak fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda çalıştırılıyor. 15 ila 17 yaş grubunda ise 601 bin çocuk okul yerine iş hayatının çarkında yaşam mücadelesi veriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kurallarına göre çocuk işçi çalıştırmak suç. Üstelik Türkiye ILO sözleşmelerine imza atarak bu suçu önleyeceği taahhüdü vermişti.
TÜİK’e göre 2012 sonu itibariyle 6-17 yaş grubunda toplam 15 milyon 247 bin çocuk bulunuyor. Bu çocukların yüzde 15,6’sı istihdamın doğrudan içerisinde yer alıyor. Çocukların yüzde 53’ü tıpkı büyükler gibi ücretli ve yevmiyeli “işçi” statüsünde çalıştırılıyor.
İş güvenliğinde 80’inci ülkeyiz
Çalışma ortamının bozukluğu, hak edilen ücretin alınamaması, ücretsiz fazla çalıştırma gibi çalışma hayatının tüm zorlukları bir yana, istatistiki rakamlar Türkiye’nin işçi hayatını korumada sınıfta kaldığını gösteriyor. ILO raporuna göre dünyada her yıl 250 milyon kişi iş kazası, 160 milyon kişi ise meslek hastalığına yakalanıyor. 1,2 milyon kişi iş kazası ve meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiriyor. Türkiye’de 2010’da gerçekleşen 63 bin iş kazasında 1444 işçi, meslek hastalığına yakalanan 533 kişiden de 10’u hayatını kaybetti. ILO’ya göre iş güvenliğinde dünyada 80’inci sıradayız.
İş kazasında Avrupa lideri
İş güvenliği konusunda yeterli önlemler alınamayınca, ölümlü iş kazalarında dünya sıralamalarında en tepelere çıkıyoruz. ILO’nun 82 ülkeden ulaşan veriler üzerinden derlediği istatistiklere göre Türkiye’de sigortalı işçi başına iş kazalarında yaşamını yitiren işçi oranı yüz binde 15,3. Türkiye bu oranla El Salvador ve Cezayir’in ardından dünya üçüncüsü, Avrupa birinci. Araştırmalar, işçi ve işverenlerin kazaları önleyici tedbirlere gerekli önemi vermemesi, işverenlerin iş güvenliğini maliyet unsuru olarak değerlendirmesi sonucu iş kazalarının önlenemediğini ortaya koyuyor.
ERDOĞAN SÜZER - BUGÜN GAZETESİ
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
