Koç City
merkez

''Via Port Venezia'' Bu Ne Ya?

Duyuru İlan (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 04.01.2012 - 13:59, Güncelleme: 01.09.2022 - 17:05 3313+ kez okundu.
 

''Via Port Venezia'' Bu Ne Ya?

İnşaat Mühendisi Mehmet Yüceer, projeyi yerinde inceleyerek bir yazı kaleme aldı. Binlerce kişinin yaşayacağı projede Okulda yok; Cami'de yok! Mimarisi Barok ve Gotik... Kilise mimarisi benzeri... Osmanlı veya Türk mimarisinden eser yok.   İşte Mehmet Yüceer'in o yazısı;   Metris ceza evi karşısında yıllardır boş duran 83 dönümlük araziye, KİPTAŞ'ın ukdesinde ''Via /Port Venezia'' adında bir projenin yapılacağı ve satış ofislerinin de TEM kenarına kurulduğunu ziyaret ederek gördüm.   Bir kere projenin adını bile bizim vatandaşın söyleme şansı yok.   Sanki Türkçe de kelime kalmamış ve bula bula bu ismi bulmuşlar gibi bir havaya kapılıyor insan.   83 dönüm alanın 40 dönümünde inşaat, 43 dönümü ise sosyal donatı alanı olarak kullanılacağı bilgisini alıyorum.   Toplam 2500 konut ve 300 mağaza ve alışveriş merkezi (AVM) yapılacağı söyleniyor.   Projenin kat planlarına baktığımızda 4+1 dairede 40 metre kare salon çizilmesine karşın, diğer odalar on metre kare çizilmiş.   Yatak odası ise yirmi metre kare, istenilen rakam 600 000 lira.   Yani kat planında ki dengesizlik fiyata da yansımış.   83 dönüm alanda yaklaşık 12000 kişinin hareketli yaşam içinde olacağını kabul edersek, hektar başına 1440 kişi düşüyor ki; buna şehircilikte yoğun yerleşim alanı diyebiliyoruz.   Türkiye'de toplam ilçe sayısı 893. Bu ilçelerin yarısından daha fazlasının nüfusu 12000 kişiden az olduğunu söyleyebilirim.   İstanbul Şile'nin nüfusu 12 300 olduğunu göz önünde tutarsak 83 dönümlük bir alana yeni  bir Şile ilçesi kurmuş oluyoruz.   Projenin ne kadar yoğun olduğu ve gerçekçi olmadığını bu örnek bile göstermeye yetecektir.   Ayrıca blokların 58 kat olması ve katlarda dört asansör olması her blokta yaklaşık iki bin kişinin yaşayacak olması akılla izah edilir bir durum değil.   Batıda elli yıl önce şehircilik bu manada terk edilerek az katlı ve yoğunluğu düşük alanlar tercih edilirken bizim batının elli yıl önce terk ettiği bir anlayışa sarılmış olmamız anlaşılır bir durum değil.   Bu proje Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları içinde, Büyükşehir belediyesi tarafından uygulanıyor olması bu projenin ilçe Kent Konseyi gündemine gelmesini de gerektirir.   5393 sayılı belediye kanunun 76 maddesinde önemli projeler bu konseyde konuşulur ve belediye meclisine sunulur derken, buda yapılmış değil.   Bu projenin çevresine baktığımızda giriş çıkış yollarının ve trafik akışının şimdi bile sıkıştığını görebiliyoruz.   Oraya on iki bin kişinin yerleştiğini düşündüğümüzde, pis su kanallarının, elektriğin, okulun ve caminin de düşünülmediğini görüyoruz.   Yani buraya gelen ve yerleşen ailelerin çocukları tıpkı Anadolu'nun ücra köylerinde olduğu gibi, taşımalı eğitimle okul hayatlarını sürdürecektir.   Buraya kurulan yeni yerleşim alanlarının içinde okul ve ibadet alanı düşünülmemiş.   Yani AVM, iş merkezi ve ticaret ve para ibadet ve eğitimden daha önemli olduğu ortaya çıkıyor.   Sayın Kadir Topbaş'a bu anlamda bir soru sorulmuştu.   Soru yaklaşık şöyleydi: ''Sayın başkan Selçuklu ve Osmanlı şehir yerleşimlerinde kent meydanına çok önem verildiğini biliyoruz.Sizin yaptığınız yeni şehircilik anlayışında ise meydan kavramına hiç önem verilmediğini görüyoruz.   Bunun sebebi nedir?''diye sorulduğunda;    Sayın Topbaş: ''Günümüz şehircilik anlayışında meydanların işlevini AVM'ler karşılıyor. Bundan dolayı meydana ihtiyaç duyulmuyor'' şeklinde bir cevap verdiğini biliyoruz.   Yani bu yaklaşıma göre yakında Beyazıt meydanı ve Taksim meydanına da bir AVM dikilirse hiç şaşırmayalım.   Birazda meydanlardan korkulur oldu sanki.   İnsanlar meydanlara toplanıp sistemin yanlışlarını haykırmaları yerine AVM'lere girsin alım gücünün yetmediği ürünlere bakarak aptal olsun çıksın isteniyor.   Yani evinde televizyon ve dizilerle dizilerek, dışarıda AVM' lere bakarak uyutulsun isteniyor.   Halk oralara bakarken soygun düzeninin soygun işleri tıkır tıkır yürüsün isteniyor.   Ayrıca burada yapılan binalarda İtalya Venedik taklit edilmeye çalışılıyor.   Mimaride ise Hristiyan dininin Katolik ve Ortodoks mezheplerinin mimari anlayışı olan Gotik ve Barok mimari anlayışının karması, Metris karşısına fakir fukaranın içine ikinci bir zengin gettosu olarak dikiliyor.   Oysa AKP belediyecilik anlayışının, İslam dininin bütün argümanlarına dört elle sarılması gerektiği yaklaşımı içinde neden Selçuklu ve Osmanlı konut mimari anlayışına sarılmaz veya taklit etmez bunu da anlamış değilim.   Yani o güzelim Amasya, Safranbolu, Mardin evleri mimari anlayışı olan Türk- İslam mimari anlayışına sırt çevirerek, Hristiyanlığın mimari anlayışı olan, daha doğrusu kilisenin mimari anlayışı olan Gotik ve Barok mimariyi dün köyden gelen Anadolu köylü mahallelerinin burnunun dibine sokmalarını da anlamış değilim.   İstanbul da 58 kat binayı dikeceksin ve on beşinci kattan sonra denizi göreceksin diye övüneceksin.   İstanbul'da denizin dibinde oturup sırtını denize dönen bir toplum anlayışına yüksek katlardan deniz göstermek ise tam bir komedi olsa gerek.   Aracınızla trafikten dolayı deniz kenarına giderek denizi göremeyen insanlar, yapılan yüksek binalardan on beş kilometre ötede duran denizi görmeleri de bir şans olsa gerek.   Bu binalarda yirminci kattan sonra oturanlara paraşütte hediye ediyorlar. Çünkü yangın çıktığında paraşütle atlayıp kurtulsunlar diye. (bunu ben uydurdum).   ''Via Port Venezia'' projesi gerçekten çok ilginç.   Bu projede Metris ceza evinde hapis yatan kişilerin yakınları daire almalıdır.   Onuncu kattan sonra ceza evinin olta atılan avlularını tepeden görme olanağını da görmek mümkün.   Bildiğim kadarıyla Metris ceza evinde  radikal İslamcı örgüt üyesi olmak suçlamasıyla yatan mahkumlar olduğunu biliyorum.   Satışların kolay olması için orada yatan mahkumların ailelerine birer mektup ve proje maketi gönderilmelidir.   Çünkü bu aileler buradan daire aldığında yakınlarını ayda bir kez görmek yerine her gün yükseklerden görme ve el sallama olanağına kavuşmuş olacaklardır.    Bilgi sahibi değilim ama bu mahkûmların ailelerinin tamamının  fakir olduğuna ve bu projenin aidatını bile ödeyebilecek güçleri olduğuna inanmıyorum.   Genede satış ofisine ve KİPTAŞ yöneticilerine duyurmuş olalım.   Başka  bir konuda TEM kenarında yapılan Avrupa konutları.   Bu proje başladığında daireler iki yüz bin liraya satıldı, şimdi dört yüz milyar deniliyor.   ''Bu da projenin doğru olduğunu gösterir'' diyenlerin şehirciliğe insan yaşamı açısından değil de, para açısından baktıklarını gösteren iyi bir örnektir.   Şu anda Avrupa TEM konutlarının dış duvarlarının otobandan gelen araçlardan çıkan kirli gazların kurumlarıyla kaplandığını tespit etmeleri bile, bu projenin doğru olmadığını gösteren iyi bir örnek olduğunu gösterir.   Yani dairenin değerlenmesi iyi bir şehircilik ve insan yerleşimine uygun olduğunu göstermez.   Dünya artık yüksek binalarda konut üretmenin peşini bıraktığı halde, bizim yeni bir şeymiş gibi yüksek binalara sarılmamız dünyayı iyi takip etmediğimizi göstermektedir.   Dünyadaki şehirleri karaların toplam alanında ki payının yüzde iki buçuk olduğunu düşünecek olursak, bütün Türkiye nüfusunu hala İstanbul'a çeken projelerden kaçınmamız gerektiğini hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.   Mehmet Yüceer          mehyuceer@hotmail.com    

İnşaat Mühendisi Mehmet Yüceer, projeyi yerinde inceleyerek bir yazı kaleme aldı.

Binlerce kişinin yaşayacağı projede Okulda yok; Cami'de yok! Mimarisi Barok ve Gotik... Kilise mimarisi benzeri... Osmanlı veya Türk mimarisinden eser yok.
 
İşte Mehmet Yüceer'in o yazısı;
 

Metris ceza evi karşısında yıllardır boş duran 83 dönümlük araziye, KİPTAŞ'ın ukdesinde ''Via /Port Venezia'' adında bir projenin yapılacağı ve satış ofislerinin de TEM kenarına kurulduğunu ziyaret ederek gördüm.

 

Bir kere projenin adını bile bizim vatandaşın söyleme şansı yok.

 

Sanki Türkçe de kelime kalmamış ve bula bula bu ismi bulmuşlar gibi bir havaya kapılıyor insan.

 

83 dönüm alanın 40 dönümünde inşaat, 43 dönümü ise sosyal donatı alanı olarak kullanılacağı bilgisini alıyorum.

 

Toplam 2500 konut ve 300 mağaza ve alışveriş merkezi (AVM) yapılacağı söyleniyor.

 

Projenin kat planlarına baktığımızda 4+1 dairede 40 metre kare salon çizilmesine karşın, diğer odalar on metre kare çizilmiş.

 

Yatak odası ise yirmi metre kare, istenilen rakam 600 000 lira.

 

Yani kat planında ki dengesizlik fiyata da yansımış.

 

83 dönüm alanda yaklaşık 12000 kişinin hareketli yaşam içinde olacağını kabul edersek, hektar başına 1440 kişi düşüyor ki; buna şehircilikte yoğun yerleşim alanı diyebiliyoruz.

 

Türkiye'de toplam ilçe sayısı 893. Bu ilçelerin yarısından daha fazlasının nüfusu 12000 kişiden az olduğunu söyleyebilirim.

 

İstanbul Şile'nin nüfusu 12 300 olduğunu göz önünde tutarsak 83 dönümlük bir alana yeni  bir Şile ilçesi kurmuş oluyoruz.

 

Projenin ne kadar yoğun olduğu ve gerçekçi olmadığını bu örnek bile göstermeye yetecektir.

 

Ayrıca blokların 58 kat olması ve katlarda dört asansör olması her blokta yaklaşık iki bin kişinin yaşayacak olması akılla izah edilir bir durum değil.

 

Batıda elli yıl önce şehircilik bu manada terk edilerek az katlı ve yoğunluğu düşük alanlar tercih edilirken bizim batının elli yıl önce terk ettiği bir anlayışa sarılmış olmamız anlaşılır bir durum değil.

 

Bu proje Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları içinde, Büyükşehir belediyesi tarafından uygulanıyor olması bu projenin ilçe Kent Konseyi gündemine gelmesini de gerektirir.

 

5393 sayılı belediye kanunun 76 maddesinde önemli projeler bu konseyde konuşulur ve belediye meclisine sunulur derken, buda yapılmış değil.

 

Bu projenin çevresine baktığımızda giriş çıkış yollarının ve trafik akışının şimdi bile sıkıştığını görebiliyoruz.

 

Oraya on iki bin kişinin yerleştiğini düşündüğümüzde, pis su kanallarının, elektriğin, okulun ve caminin de düşünülmediğini görüyoruz.

 

Yani buraya gelen ve yerleşen ailelerin çocukları tıpkı Anadolu'nun ücra köylerinde olduğu gibi, taşımalı eğitimle okul hayatlarını sürdürecektir.

 

Buraya kurulan yeni yerleşim alanlarının içinde okul ve ibadet alanı düşünülmemiş.

 

Yani AVM, iş merkezi ve ticaret ve para ibadet ve eğitimden daha önemli olduğu ortaya çıkıyor.

 

Sayın Kadir Topbaş'a bu anlamda bir soru sorulmuştu.

 

Soru yaklaşık şöyleydi: ''Sayın başkan Selçuklu ve Osmanlı şehir yerleşimlerinde kent meydanına çok önem verildiğini biliyoruz.Sizin yaptığınız yeni şehircilik anlayışında ise meydan kavramına hiç önem verilmediğini görüyoruz.

 

Bunun sebebi nedir?''diye sorulduğunda;

 

 Sayın Topbaş: ''Günümüz şehircilik anlayışında meydanların işlevini AVM'ler karşılıyor. Bundan dolayı meydana ihtiyaç duyulmuyor'' şeklinde bir cevap verdiğini biliyoruz.

 

Yani bu yaklaşıma göre yakında Beyazıt meydanı ve Taksim meydanına da bir AVM dikilirse hiç şaşırmayalım.

 

Birazda meydanlardan korkulur oldu sanki.

 

İnsanlar meydanlara toplanıp sistemin yanlışlarını haykırmaları yerine AVM'lere girsin alım gücünün yetmediği ürünlere bakarak aptal olsun çıksın isteniyor.

 

Yani evinde televizyon ve dizilerle dizilerek, dışarıda AVM' lere bakarak uyutulsun isteniyor.

 

Halk oralara bakarken soygun düzeninin soygun işleri tıkır tıkır yürüsün isteniyor.

 

Ayrıca burada yapılan binalarda İtalya Venedik taklit edilmeye çalışılıyor.

 

Mimaride ise Hristiyan dininin Katolik ve Ortodoks mezheplerinin mimari anlayışı olan Gotik ve Barok mimari anlayışının karması, Metris karşısına fakir fukaranın içine ikinci bir zengin gettosu olarak dikiliyor.

 

Oysa AKP belediyecilik anlayışının, İslam dininin bütün argümanlarına dört elle sarılması gerektiği yaklaşımı içinde neden Selçuklu ve Osmanlı konut mimari anlayışına sarılmaz veya taklit etmez bunu da anlamış değilim.

 

Yani o güzelim Amasya, Safranbolu, Mardin evleri mimari anlayışı olan Türk- İslam mimari anlayışına sırt çevirerek, Hristiyanlığın mimari anlayışı olan, daha doğrusu kilisenin mimari anlayışı olan Gotik ve Barok mimariyi dün köyden gelen Anadolu köylü mahallelerinin burnunun dibine sokmalarını da anlamış değilim.

 

İstanbul da 58 kat binayı dikeceksin ve on beşinci kattan sonra denizi göreceksin diye övüneceksin.

 

İstanbul'da denizin dibinde oturup sırtını denize dönen bir toplum anlayışına yüksek katlardan deniz göstermek ise tam bir komedi olsa gerek.

 

Aracınızla trafikten dolayı deniz kenarına giderek denizi göremeyen insanlar, yapılan yüksek binalardan on beş kilometre ötede duran denizi görmeleri de bir şans olsa gerek.

 

Bu binalarda yirminci kattan sonra oturanlara paraşütte hediye ediyorlar. Çünkü yangın çıktığında paraşütle atlayıp kurtulsunlar diye. (bunu ben uydurdum).

 

''Via Port Venezia'' projesi gerçekten çok ilginç.

 

Bu projede Metris ceza evinde hapis yatan kişilerin yakınları daire almalıdır.

 

Onuncu kattan sonra ceza evinin olta atılan avlularını tepeden görme olanağını da görmek mümkün.

 

Bildiğim kadarıyla Metris ceza evinde  radikal İslamcı örgüt üyesi olmak suçlamasıyla yatan mahkumlar olduğunu biliyorum.

 

Satışların kolay olması için orada yatan mahkumların ailelerine birer mektup ve proje maketi gönderilmelidir.

 

Çünkü bu aileler buradan daire aldığında yakınlarını ayda bir kez görmek yerine her gün yükseklerden görme ve el sallama olanağına kavuşmuş olacaklardır. 

 

Bilgi sahibi değilim ama bu mahkûmların ailelerinin tamamının  fakir olduğuna ve bu projenin aidatını bile ödeyebilecek güçleri olduğuna inanmıyorum.

 

Genede satış ofisine ve KİPTAŞ yöneticilerine duyurmuş olalım.

 

Başka  bir konuda TEM kenarında yapılan Avrupa konutları.

 

Bu proje başladığında daireler iki yüz bin liraya satıldı, şimdi dört yüz milyar deniliyor.

 

''Bu da projenin doğru olduğunu gösterir'' diyenlerin şehirciliğe insan yaşamı açısından değil de, para açısından baktıklarını gösteren iyi bir örnektir.

 

Şu anda Avrupa TEM konutlarının dış duvarlarının otobandan gelen araçlardan çıkan kirli gazların kurumlarıyla kaplandığını tespit etmeleri bile, bu projenin doğru olmadığını gösteren iyi bir örnek olduğunu gösterir.

 

Yani dairenin değerlenmesi iyi bir şehircilik ve insan yerleşimine uygun olduğunu göstermez.

 

Dünya artık yüksek binalarda konut üretmenin peşini bıraktığı halde, bizim yeni bir şeymiş gibi yüksek binalara sarılmamız dünyayı iyi takip etmediğimizi göstermektedir.

 

Dünyadaki şehirleri karaların toplam alanında ki payının yüzde iki buçuk olduğunu düşünecek olursak, bütün Türkiye nüfusunu hala İstanbul'a çeken projelerden kaçınmamız gerektiğini hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

 

Mehmet Yüceer          mehyuceer@hotmail.com  

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gophaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana suriyeli escort Çukurova suriyeli escort Seyhan suriyeli escort Ankara suriyeli escort Mamak suriyeli escort Etimesgut suriyeli escort Polatlı suriyeli escort Pursaklar suriyeli escort Haymana suriyeli escort Çankaya suriyeli escort Keçiören suriyeli escort Sincan suriyeli escort Antalya suriyeli escort Kumluca suriyeli escort Konyaaltı suriyeli escort Manavgat suriyeli escort Muratpaşa suriyeli escort Kaş suriyeli escort Alanya suriyeli escort Kemer suriyeli escort Bursa suriyeli escort Eskişehir suriyeli escort Gaziantep suriyeli escort Şahinbey suriyeli escort Nizip suriyeli escort Şehitkamil suriyeli escort İstanbul suriyeli escort Merter suriyeli escort Nişantaşı suriyeli escort Şerifali suriyeli escort Maltepe suriyeli escort Sancaktepe suriyeli escort Eyüpsultan suriyeli escort Şişli suriyeli escort Kayaşehir suriyeli escort Büyükçekmece suriyeli escort Beşiktaş suriyeli escort Mecidiyeköy suriyeli escort Zeytinburnu suriyeli escort Sarıyer suriyeli escort Bayrampaşa suriyeli escort Fulya suriyeli escort Beyoğlu suriyeli escort Başakşehir suriyeli escort Tuzla suriyeli escort Beylikdüzü suriyeli escort Pendik suriyeli escort Bağcılar suriyeli escort Ümraniye suriyeli escort Üsküdar suriyeli escort Esenyurt suriyeli escort Küçükçekmece suriyeli escort Esenler suriyeli escort Güngören suriyeli escort Kurtköy suriyeli escort Bahçelievler suriyeli escort Sultanbeyli suriyeli escort Ataşehir suriyeli escort Kağıthane suriyeli escort Fatih suriyeli escort Çekmeköy suriyeli escort Çatalca suriyeli escort Bakırköy suriyeli escort Kadıköy suriyeli escort Avcılar suriyeli escort Beykoz suriyeli escort Kartal suriyeli escort İzmir suriyeli escort Balçova suriyeli escort Konak suriyeli escort Bayraklı suriyeli escort Buca suriyeli escort Çiğli suriyeli escort Gaziemir suriyeli escort Bergama suriyeli escort Karşıyaka suriyeli escort Urla suriyeli escort Bornova suriyeli escort Çeşme suriyeli escort Kayseri suriyeli escort Kocaeli suriyeli escort Gebze suriyeli escort İzmit suriyeli escort Malatya suriyeli escort Manisa suriyeli escort Mersin suriyeli escort Yenişehir suriyeli escort Mezitli suriyeli escort Erdemli suriyeli escort Silifke suriyeli escort Akdeniz suriyeli escort Anamur suriyeli escort Muğla suriyeli escort Bodrum suriyeli escort Milas suriyeli escort Dalaman suriyeli escort Marmaris suriyeli escort Fethiye suriyeli escort Datça suriyeli escort Samsun suriyeli escort Atakum suriyeli escort İlkadım suriyeli escort Adıyaman suriyeli escort Afyonkarahisar suriyeli escort Ağrı suriyeli escort Aksaray suriyeli escort Amasya suriyeli escort Ardahan suriyeli escort Artvin suriyeli escort Aydın suriyeli escort Balıkesir suriyeli escort Bartın suriyeli escort Batman suriyeli escort Bayburt suriyeli escort Bilecik suriyeli escort Bingöl suriyeli escort Bitlis suriyeli escort Bolu suriyeli escort Burdur suriyeli escort Çanakkale suriyeli escort Çankırı suriyeli escort Çorum suriyeli escort Denizli suriyeli escort Diyarbakır suriyeli escort Düzce suriyeli escort Edirne suriyeli escort Elazığ suriyeli escort Erzincan suriyeli escort Erzurum suriyeli escort Giresun suriyeli escort Gümüşhane suriyeli escort Hakkari suriyeli escort Hatay suriyeli escort Iğdır suriyeli escort Isparta suriyeli escort Kahramanmaraş suriyeli escort Karabük suriyeli escort Karaman suriyeli escort Kars suriyeli escort Kastamonu suriyeli escort Kırıkkale suriyeli escort Kırklareli suriyeli escort Kırşehir suriyeli escort Kilis suriyeli escort Konya suriyeli escort Kütahya suriyeli escort Mardin suriyeli escort Muş suriyeli escort Nevşehir suriyeli escort Niğde suriyeli escort Ordu suriyeli escort Osmaniye suriyeli escort Rize suriyeli escort Sakarya suriyeli escort Siirt suriyeli escort Sinop suriyeli escort Sivas suriyeli escort Şanlıurfa suriyeli escort Şırnak suriyeli escort Tekirdağ suriyeli escort Tokat suriyeli escort Trabzon suriyeli escort Tunceli suriyeli escort Uşak suriyeli escort Van suriyeli escort Yalova suriyeli escort Yozgat suriyeli escort Zonguldak suriyeli escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.