Son günlerde toplum, kendilerine özgü yöntemlerle kamunun ortak kaynaklarından olağanüstü zengin olan üst ahlaksızlar kastını konuşuyor.
Doymak bilmeyen, kendileri dışındakilere kayıtsız kalmış, toplumsal sorumluluk taşımayan insanların oluşturduğu bu kast sistemi, Türkiye siyasi tarihinde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Bu besleme kesiminin; o partilisi, bu partilisi, o inançlısı, bu inançlısı var. Ancak menfaatleri söz konusu olduğunda partilerini de inançlarını da satmaktan çekinmediler.
Bu kesim, büyük çoğunluğu yoksulluk içinde sürekli geçim mücadelesi veren insanların geleceğe dönük umutlarını tüketiyor. Bu ümitsizlik, toplumun tarihsel gelişimi içinde oluşmuş ahlaki ve kültürel değerlerini de aşındırıyor.
Peki, biz ne yapacağız?
Ensemizi karartmadan, onların ahlaksız adacıklarına çıkmayacağız.
Toplum bize enayi diyecek, kıymetimizi bilmeyecek. Ama yine de o tarafa uğramayacağız.
Çünkü bu duruş, gelecek için yapılabilecek en büyük yatırımdır.
Onlar kendi cehennemlerinde yanıp tutuşsunlar.
Selam ve saygılarımla.
