''AKP İçinde Eriyen Parti''
''AKP İçinde Eriyen Parti''
Geçtiğimiz Ağustos ayı içine CHP, PKK terörü ve Suriye’de yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi ve çözüm arayışı amacı ile iktidar partisi AKP başta olmak üzere MHP ve BDP’ ye meclisin olağanüstü toplanması için çağrıda bulundu.
AKP ve MHP, terör olaylarından dolayı CHP’nin meclisi olağanüstü toplantıya çağırma girişimini PKK’ya teslimiyet olarak gördüklerini ve davete icabet etmeyeceklerini kesin bir dille ifade ettiler.
Demokratik bir ülkede ülke sorunlarının çözümü için mecliste arayış içinde olmanın teröre teslimiyet olarak algılanması ülkemiz demokrasisi için hazin bir durum.
Polemik siyasetini kendine ilke edinmiş iktidar partisi AKP’yi ve BDP’ yi anlamak zor olmasa da, MHP’ nin bu konuda izlediği cizgi ile makyajının döküldüğü ve asıl yüzünün ortaya çıktığı görülmüştür.
Hatırlarsanız o günlerde CHP Genel başkan yardımcısı Sn. Faruk Loğoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi için
“AKP içinde eriyen parti” deyimini kullanmıştı.
Doğrusunu isterseniz MHP’nin mevcut durumu ancak bu kadar kısa ve öz bir şekilde açıklanabilirdi.
Demokratik sistemlerde siyasal partiler, özellikle mecliste temsil kabiliyetini elde eden kitle partileri olsa da ağırlıklı olarak belirli bir sınıfa dayandıklarına inanan biriyim.
MHP, cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkan ve milliyetçi muhafazakar bir parti olduğu iddiası içinde olsa da hedeflenen tabanın güvenini kazandığını söylemek oldukça zor.
Aslında ülke demokrasimiz için gerekli ve mutlaka siyasal yaşamımızda olması gereken bir parti.
Fakat siyaset üretiminde AKP ve CHP’nin çok gerilerinde kalan, iktidar ve ana muhalefet partisinin artıları ve eksileri üzerinden zaman zaman güçlenen zaman zamanda ivme kaybeden bir parti konumundan kendini kurtaramamaktadır.
Toplum tarafından, iktidar olması asla düşünülemeyen bir parti olarak algılanması sabit olup olağanüstü koşullarda bile % 18 oy oranına ancak ulaşabilmesi ve birinci parti olamaması uyguladığı politikaların yetersizliğinin göstergesi olduğuna inanıyorum.
Peki MHP’nin temel sorunu ne? Yıllardır % 10-15 badına sıkışan ve buradan çıkmasına engel olan faktörler nedir? Bu konudaki naçizane düşüncelerimi çok kısa sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki AKP’de, politikalarında sürekliliği olmayan ve mevcut duruma göre vaziyet alan bir parti konumunda. Fakat elinde bulundurduğu iktidar avantajı ile yazılı ve görsel basını kendi çıkarlarına uygun hareket etmesini sağlamasıyla kendi olumsuzluklarını bertaraf etmektedir.
AB kriterlerinin ve cumhuriyetin temel değerlerinin dibe vurduğu bu günlerde MHP’nin erimesi kaçınılmazdır. Çünkü AKP her seçim döneminde politika değişikline gitmekte ve halkı inandırmakta oldukça tecrübe kazandığını görmekteyiz.
Terör tırmandıkça ve seçimler yaklaştıkça milliyetçi söylemlerin dozu AKP tarafından yükseltilmekte ve MHP’nin yaşam alanını daraltmaktadır. MHP tabanının milliyetçi-mukaddesatçı ağırlıklı olması tabanın kontrolünü zorlaştırmaktadır.Örnek vermek gerekirse son referandumunda MHP’nin partinin tabanına sahip çıkamadığına ve yönlendiremediğine şahit olduk.
Bu korku ve endişe içinde Cumhuriyet Halk Partisinin meclisin toplanması çağrısına olumsuz yanıt vermesi ve AKP yandaşlığına soyunması kendi tabanına sahip çıkma,AKP’ye kaymasını engelleme refleksinden başka bir şey olmayıp anlık geçici politikalarla MHP’nin Türkiye siyasal yaşamında söz sahibi olmasının zor olacağı görülmektedir. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

