CHP ve Gaziosmanpaşa İlçe Kongresi...
CHP ve Gaziosmanpaşa İlçe Kongresi...
Cumhuriyet Halk Partisi artık kemikleşmiş, kırılması mümkün görülmeyen kabuğunu kırmaya başladı..
Anadolu’nun her köşesinden ikili üçlü adaylarla ilçe kongrelerini yapmakta olduğu haberleri yazılı ve görsel basında sıkça yer buldu.
Yıllardır parti örgütlerinin hayal ettiği parti içi demokrasi özlemi, yavaş yavaş karşılığını bulmaya başladı diyebiliriz.
Tartışılmasına dahi gerek duyulmayan ve unutulmaya yüz tutmuş olan demokratikleşme hamlelerinin yeniden hayat bulmaya başlaması partide yaşanan bir devrim değil de nedir?
Artık ok yaydan çıktı ve geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkıldı.
Bu geçiş sürecine tüm parti üyelerinin katkı sunması, partinin demokratik bir yapı kazanması açısından önemli olup bu yürüyüş devam ettirilmelidir.
Bundan sonra yapılacak olan ilçe mahalle delegelerini belirleme yönteminin tartışılması artık anlamsız bir uğraş olarak tarihteki yerini almalıdır.
Fakat gözle görülen bir şey var ki Anadolu’da yaşanan demokrasi şölenleri, büyük şehirlere doğru kaydıkça sorunları da beraberinde getirmekte ve parti örgütlerinde memnuniyetsizliğin dozu oldukça artmıştır.
Şahsen bunun sebebi olarak naçizane düşüncem, partinin kendine has bir sol kimlik arayışı içinde olmasına karşı yürütülen direnişin ve parti içinde oluşan birlikteliklerin henüz düşünce temelinde değil kişisel ilişkiler ağının ağır basmasında yattığına inanıyorum.
Ayrıca anti demokratik uygulamalar sonucu parti üyeleri arasında oluşan sevgi ve saygı bağlarının zayıflığı da önemli bir etken olarak kendini göstermektedir.
Zaman içinde partideki demokratikleşme hamleleri ve kazanılacak olan ideolojik netlik, parti de sağlıklı kanatların oluşmasına ve parti içi ittifaklarla siyaset düzeyinin yükseleceği görülüyor.
Partide yaşanan demokratikleşme hamlelerine karşı geliştirilen şiddetli direnişinde yavaş yavaş kırılmaya başladığı ve direniş gücünün il kongrelerinden sonra yapılacak olan kurultayla sonlanacağı artık su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır.
Bu kısa genel değerlendirmelerden sonra;
Gelelim 22 Nisan’da yapılan CHP Gaziosmanpaşa ilçe kongre öncesi ve sonrasına;
Yukarıdaki satırlarda da belirtmiştik, dümenin büyük şehirlere doğru kırılması ile sorunların da daha çok arttığını gözlemlemekteyiz..
Bu sorunların mimarları şüphesiz ki sadece ilçe başkanları ve yöneticiler olmayıp aynı zamanda partinin üst organlarının da büyük payı var.
Herkesin böyle bir ortamda bir günah keçisi arayışı içinde olması özellikle ilçe başkanlarının sıkıntılı bir süreç yaşamalarına sebep olmuştur.
İlçe düzeyinde yaşanan bilgi kirliliği ve tüzükten kaynaklanan kaotik ortamın Sn.Dr.Ahmet Gürbüz’ ün Geçiçi Kurul Başkanlığına atanmasıyla birlikte Gaziosmanpaşa CHP’nin aydınlık günlere doğru yelken açtığını hep birlikte gördük.
Sn. Gürbüz’ün yaptığı görev, dümeni kilitlenen bir geminin sağ salim limana yanaştırılması görevidir.
Parti adına bu onurlu görevi yerine getirirken kendisini kutlamak her partilinin yapacağı asli görev olarak görülmesini diliyorum.
Sn.Gürbüz ve arkadaşlarının atanması ile birlikte Sn.Ümit Kaplanseren döneminde oluşan ilçe delege listesinin meşruiyetinin tartışmaya açılması doğrusu bana çok manidar geldi.
İlçe seçim kurulu ve il başkanlığı tarafından onaylanan listelerin değiştirilemeyeceği gerçeği görülmek istenmese de sonuç beklendiği gibi tecelli etti ve hiçbir değişime uğramadan aynı liste üzerinden kongre kararı alındı.
Bir tarafta listelerin meşruiyeti tartışılırken diğer yanda tartışmaya taraf olanların ilçe başkanlığına adaylıklarını kamuoyu ile paylaşmaları anlaşılır gibi değildi.
Birde dört adayın ortaya çıkması ve partilerine hizmet etme noktasında iddialı çıkış yapmaları ve örgüt desteğini arkalarına aldıkları beyanatları ile ilçe delege listelerinin tüm olumsuzluklara karşın örgüt iradesini yansıttığını bir şekilde kabul etmişlerdir.
Akabinde adayların hummalı bir çalışma içine girmeleri ve delegelerle birebir temas kurma çalışmaları kongre sürecini aktif hale dönüştürmüştür.
Artık delegelerin meşruiyet tartışması ile birlikte Sn.Ali Yıldırım’ın adaylıktan çekilmesi ve Sn.Fuat Varol’un Sn. Gürbüz lehine çekilmesi kongre sürecinin asıl mecrasına oturmasına katkı sunmuştur.
22 Nisan’da yapılan iki adaylı ilçe kongresi örgüt emekçilerinin yıllardır özlemini çektiği bir ortamdı.
Doyasıya yaşadıkları coşku dolu demokrasi şöleni sonucunda Sn.Ümit Kaplanseren kongreden galip çıkmayı başardı.
Sn. Kaplanseren ve Sn.Gürbüz’e,örgüte yaşattıkları bu coşkudan dolayı kendilerine teşekkürü bir borç olarak görmeliyiz..
Bu parti içi bir yarış olup adaylardan birinin kazanması kaçınılmazdı. Artık önemli olanın kişisel suçlamalar değil ilçe kongre sonuçlarının itidalli bir anlayış içinde değerlendirilmesi bir parti sorumluluğu olarak görülmelidir.
Her seçim sonucunda yaşanan sevincin, mutluluğun yanı sıra hüznünde yaşanması kadar doğal bir şey olamaz.Gerçek parti bilincine vakıf olmuş olanlar gelecekte parti çalışmalarında seçilen başkanın direktifleri doğrultusunda partisine daha fazla sahip çıkacaklarından asla şüphe duyulmamalıdır.
Sn.Dr.Ahmet Gürbüz olsun, kendisine omuz veren diğer arkadaşları olsun kamuoyu ile paylaştıkları görüşlerinden anlaşılıyor ki partililik bilincinin en üst seviyede seyretmesi örgüt tabanını mutlu kılmaktadır.
Her partili kendini sınamalı, başarı ve başarısızlığını rakiplerini suçlamadan kendisi ile yüzleşmeli ve 2014 seçimlerine hazırlık anlamında kollarını sıvamalıdır.
Kongre sonucundan çıkarılacak olan derslerle gelecek dönemlerde başarının yakalanmasının asla zor olmayacağı gerçeği görülmelidir..Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

