CHP'den Kentsel Dönüşüm Paneli
CHP'den Kentsel Dönüşüm Paneli
CHP Gaziosmanpaşa İlçe Örgütü Yıldıztabya Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm konulu panel düzenledi.
Panele Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Bihlun TAMAYLIGİL, İstanbul Milletvekili Prof.Dr. Haluk EYİDOĞAN, Doç.Dr. Hüseyin TUR, Partililer ve vatandaşlar katıldılar.
CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Sayın Mehmet Polat yaptığı açılış konuşmasında; “Gaziosmanpaşa İlçesi sınırları içinde bulunan ve Sarıgöl Mahallesinde başlayan dönüşüm çalışmaları, insanları sokakta bırakmanın süslü kalıbıdır ‘Kentsel Dönüşüm’ derken zaten Mega Kent olan İstanbul‘da neyin dönüşümünden bahsediyoruz, aslında olay ‘Kentsel Dönüşüm’ değil, Afet Riski Altındaki alanların dönüştürülmesidir. Dolayısıyla amaç insanları mağdur etmek olmamalı, amaç insanlarımızı olası mağduriyetlerden korumak olmalıdır” dedi.
Polat; CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı olarak vatandaşlarla sıkıntılarını ve sorunlarını dinleyerek çözüm noktasında “Kentsel Dönüşüm” yasasıyla ilgili yoğun çalışma yaptıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Bihlun TAMAYLIGİL ise; “Dara düştüm diye sakın yerinizi satmayınız ve bu yasanın sürgün yasası olmasına izin vermeyiniz. Bu özel proje alanlarını dönüşüme çevirebilirler çünkü buralar depreme dayanıklı bölgelerdir. O yüzden şimdilik özel proje alanı diyorlar. Eğer gerçekten özel projeleri varsa bunu ifade etmelidirler. Bunlara göre ‘Kentsel Dönüşüm’ depreme dayanıklı yüksek binalar yapmak. Bu değil ‘Kentsel Dönüşüm’. ‘Kentsel Dönüşüm’ bu ülke için gereklilik haline gelmiş midir? Evet… Yeşil alanlarını kaybettiğimiz bir betonlaşma yapılarımız var, dolayısıyla bunların yeniden düzenlenmesi lazım. Dönüşüm bazı alanlarda şarttır. Böyle bir ihtiyaç var mı evet, ama bu kanunla bu yaklaşımlarla dönüşüm olmaz, ancak birilerine büyük paralar kazandırılır. Bu rantı kim paylaşacak? İşte asıl sorun budur. Amacınız yoğunluk arttırıcı bir dönüşümse bu da yanlıştır. Yoğunluk artınca dönüşüm mü oldu? Kentsel dönüşüm yoksul kesimlere yaramalı, yoksul vatandaşlarımızın tasfiye edilmemesi lazım. Esnaf’ın, bakkal’ın, kasabın ve market’in de o yaşamın bir parçası olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Özel proje olacaksa mutlaka bir proje ortaklığı olmalıdır. Size ait bir yerde sizin olmadığınız bir proje olabilir mi? "Karışanı içeri atarım" anlayışı ile “Kentsel Dönüşüm” yapamazsınız. Bu proje yalnız zenginlerin faydalanabileceği bir şekilde yapılamaz. Bunun dengelenmesi lazım. Aksi takdirde yoksullar şehir dışına itilir ve “Kentsel Çatışmalar” başlar. Halk ister “Kentsel Dönüşüm” ister “Özel Projelerde” karar noktasında mutlaka söz sahibi olmalıdır. Bunu birliktelik sağlayacaktır. Tek tek durursanız sizi tek görürler. En büyük aktör sizsiniz. Alınacak kararları mutlaka toplumla birlikte geliştirmelisiniz. Bizler de bu konuda vatandaşlarımıza “Ücretsiz Danışma Olanakları” sunacağız. Önerilerimiz şudur; Öncelikle mahallede kalmayı iste, komşunu ve hemşehrini kaybetme. Bireysel hareket etme, söylentilere kulak asma kaynağını öğren. Barınma hakkın var ve kutsaldır. Yeşil alan iste, değer artışından pay iste. O senin hakkındır. Kadir Bey "Ananızın ak sütü gibi" diyor ya…!!! İşte onun gibi. Önerilen projeyi kesinlikle anlayın. Özel proje alanından haberiniz bilginiz var mı? Seni bir daireye sokacaklarsa aidatını öğren. Sosyal mi? Yoksa lüks mü? Nasıl konutlar yapılacağını öğren. Projenin yapı denetim belgelerini iste. Bilmediğin, anlamadığın yazıya imza atma. Her belgenin fotokopisini mutlaka al.”
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Prof.Dr. Haluk EYİDOĞAN ise yapmış olduğu konuşmasında; “ Bizim olası bazı manzaraları gösterme yükümlülüğümüz var. Gaziosmanpaşa halkının derdi çok, ciddi mülkiyet sorunları var. Özellikle özel proje alanı ve devamında 6306 gibi bir sorunu var. Hükümetin programında kent nüfusunu %85'e çıkarma hedefi var. İyi mi, kötü mü siz karar vereceksiniz. Kent nüfusu çıkarsa İstanbul 30 milyon olur. İnşaat Sektörü’nün 2012 yılındaki gelişim hızını devam ettirmesi için (Özel bir derneğin verilerine göre) 2B Yasası “Yabancılara Mülk Satışı” ve “Kentsel Dönüşüm” projeleri kritik öneme sahiptir. Bu kritik unsurların devreye girmesi durumunda, içeride İnşaat Sektörü’nün artması beklenmektedir. Aksi durumda, 2013 yılında İnşaat Sektörü’nün hızı kesilebilir. Bu yasaları 2012'de arka arkaya çıkardılar. Hatırlayın; Önce “Kentsel Dönüşüm” yasası geldi, ondan sonra dönüşüm yasası görüşülürken “Erteledik” dediler. Neden? 2B yasasındaki bazı maddelerle çelişkisi varmış. “Kentsel Dönüşüm” yasası görüşülürken durdular ve 2B yasası “Kentsel Dönüşüm” yasasına uygun hale gelinceye kadar (Kapalı kapılar ardında) beklediler. “Kentsel Dönüşüm” yasası içine gelirlerle ilgili olarak dediler ki; "Bu dönüşümü yapabilmek için, yani tulumba için su lazım. “Kentsel Dönüşüm” yasasının içine “Kentsel Dönüşüm Fonu’nu” oluşturup bunun %90'ını 2B'den beklediler, yani 25 milyar gibi bir gelir. Biz "Bu para ödenmez bunu böyle yapmayın" dedik. Peki ne oldu? Millet ödeyemedi ve halkımız sokağa döküldü. Yasayı köylümüz için değil, büyük kentlerde 2B arazilerinde büyük rant var, İnşaat Sektörünü rahatlatmak için yaptılar. 2B'den gelecek gelirin %60’ı İstanbul'dan. Bu yasanın tanımlar kısmında “Proje alanı” adı altında bir tanım var. Proje alanını kanun şöyle tarif ediyor; “2B alanlarını ve proje bütünlüğünü sağlamak amacı ile gerektiğinde bu alanların dışında kalan yerleri de kapsayan bir durumdur” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
