Dokunulmazlık Gömleği !
Dokunulmazlık Gömleği !
Yerel seçimlerin öne alınması kuvvetle muhtemel.
Yani seçim kapıda.
2013-14-15 seçim yılları olacak gibi görülüyor.
Öyleyse türbüne oynama zamanı geldi diyebiliriz.!
Yıllarca mecliste verilen önergelere destek vermeyenlerin bugün dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik girişim çabaları oldukça manidar.
Haksızlık yapmayalım, CHP her dönemde bu konuyu gündeme getirdi.
Ama dinleyeni olmadığını da iyi biliyoruz.
Daha dün gibi hatırlıyorum,
2002 yılında Uğur Dündar yönetiminde Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sn. Deniz Baykal arasında gerçekleşen açık oturumu.
Biraz balık hafızalıyız demek istemiyorum ama öyleyiz galiba,ne dersiniz?
O günleri hatırlamaya çalışalım.
Sn.Recep Tayyip Erdoğan meselenin üstüne basa basa dokunulmazlıkların mutlaka kalkması gerektiğini ifade etmişti.
Hem de ülkeyi yönetmeye talip siyasi partilerin ve ülkenin demokratikleşmesi adına.
Buraya kadar her şey güzel.
Aradan geçen koskoca bir on yıl ve ortada hiçbir gelişme yok.
Bırakın adım atmayı televizyonda liderlerin ülke sorunlarını tartışmasına hasret kaldık.
AKP sözcüleri MHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılması talebine verdikleri cevap insanın ister istemez tebessümüne sebep olmakta.
Dokunulmazlığın detaylı bir şekilde tartışılması gerekiyormuş.
Ne demeli, insanın aklı almıyor.
Ama yinede inancım odur ki samimiyetine inanmasam da demokratikleşme adına yapılan her girişim desteklenmelidir.
Gerçekleşme olasılığı hiç olmasa da.
Çünkü bu ülkenin en temel sorunlarından biri demokratikleşme alanında yaşanan sorunlardır.
Evet herkesin ortak mutabakata vardığı kürsü dokunulmazlığının dışında kalan konular dokunulmazlık zırhından çıkarılmalıdır.
Terör gibi ihalelere fesat karıştırmak gibi yada gayri ahlaki davranışlar gibi toplumu ve bağlı olduğu kurumları rencide eden eylemlerde bulunan milletvekilleri derhal yargı karşısına çıkartılmalıdır.
Adı üzerinde,
Milletvekili.
Senin benim oylarımla bizim adımıza ülke yönetiminde söz sahibi kıldığımız ve bizim adımıza görev yapanlar halka karşı korunuyor.
Anlamakta ben şahsen zorlanıyorum.
Milletvekilliğinin ağır bir işçilik olduğuna inananlardanım.
Ama gerçekten bu görevi layıkıyla yapanlar için.
Bir tarafta halkın beklentilerine cevap vermesi diğer yandan yasaların kendisine tevdi ettiği görevleri yerine getirmesi.
Ayrıca seçim dönemlerinde halk ile yaşanmakta olan fiziki temas, ki öyle olmalıdır,
fikri temasında en az fiziki temas kadar önemli, olduğu gerçeğini asla unutmamak gerekir.
Her dönemde olduğu gibi mutlaka görevlerini yerine getirmeyenler olacaktır.
Unutacaklardır verdikleri sözleri,
Sigara paketlerine alınan notları yani vatandaş taleplerini.
Amiyane tabirle etliye sütlüye karışmayıp dolduracaklar dört yıllık süreyi.
Büyük şair Orhan Veli’nin bir şiirinde dediği gibi,
“Suya sabuna dokunmazmış
Hele şu pise bak “dizelerinin halk tarafından kendilerine uyarlanmamasını başarmak olmalı, aslolanın.
İşte tüm bu olumsuzluklardan arınmış halkın özlem duyduğu milletvekili portresi bu olmalı.
Yoksa dokunulmazlık zırhına bürünerek korunan değil.
Dokunulmazlıklar kalkar mı?
AKP saltanatı sürdüğü sürece umudum yok doğrusu.
Milli görüş gömleğinin yerini, insanı daha sıcak tutan, koruyan, dokunulmazlık gömleğinin aldığını biliyoruz. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

