Eğitim can çekişiyor!
Eğitim can çekişiyor!
5 yetmez 8 olsun dediler, sevindirmişlerdi bizi.
Artık bizde imkanlar ölçüsünde çağdaş eğitim sürecine doğru yol almaya başlayacaktık.
Diğer yanda 8 yetmez 12 olsun diyenlerde az değildi hani.
Bunu hedef olarak görenlerin içinde, iktidarında olması, fazlasıyla sevindirmişti herkesi.
Ama oda ne?
12 yıl kesintisiz zorunlu eğitimi beklerken bir de ne görelim.
4+4+4, iktidara göre kesintisiz, muhalefete göre kesintili eğitim.
Mucitlerine göre kesintisiz zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarma aldatmacası.
Hem kesintili hem de zorunlu, anlayabiliyorsan ne mutlu.
Peki bu yasa ile hedeflenen ne?
Öncelikle kanayan yara haline dönüşen meslek liseleri ile düz liseler arasındaki katsayı adaletsizliği yasayla giderilmiş olacak!
Eğitimde fırsat eşitliğini savunan biz değimliydik?
Nasıl karşı çıkabiliriz buna!
Hedef mesleki eğitimi arttırmak ise ki öyle söyleniyor, itirazımızda olmasın!
Her şeye muhalefet etmekten de vazgeçelim artık!
Başka neler getiriyor bu 12 yıllık temel eğitim.
28 Şubat ürünü olan 8 yıllık kesintisiz temel eğitim tarihe karışacak!
Bunun yerine, 4+4+4 ile halkın beklentilerine yanıt verilecek!
İmam hatip liselerin orta kısmı yeniden açılacak.
Çocuk 4’üncü yıldan itibaren mesleki yönlendirmeye tabi tutulacak.
8 yıllık zorunlu temel eğitim meslek liselerine olan %70 lik talebin %30 lara düşmesinin
müsebbibidir.
Öyleyse derhal bu yanlış yoldan dönülmelidir!
Ve dönüldü de.
Ne diyor sayın başbakanımız.
Bu çıkaracağımız yasayı “en-gel-le-ye-me-ye-cek-si-niz.”
Daha ne söylesin, anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az!
Ama anlamayanlarda yok değil hani!
Bildiğimiz bu tür önemli değişikliklerde iktidar tarafından toplumsal uzlaşma aranmalı.
Ama burası Türkiye!
Uzlaşma arayan iktidar değil muhalefet.
Demek ki ileri demokrasilerde uygulamalar böyle oluyor.
Birde şu anlamayanların yasaya bakışına şöyle bir göz atalım.
İktidar, 8 yıllık zorunlu temel eğitimin toplumun bünyesine uymadığı iddiası içinde olsa da
böyle bir şikayetin toplumda karşılığı görülmemektedir.
8 yıllık temel eğitimin 28 Şubat ürünü olduğu söylense de tarihi gerçekler bunu açık bir
şekilde yalanlamaktadır.
Eğitim, sağlık, güvenlik gibi konuların uzmanlık işi olduğu, siyasilerin işi olmadığı,
Uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği ve rapora dönüştürülerek siyasiler tarafından mecliste yasalaştırılması gerektiği savunulmaktadır.
Dünyada 8 yıllık zorunlu kesintisiz temel eğitimden kesintiye maruz kalıp gerileyen tek ülkenin biz olduğu,
4 yıldan itibaren o yaşta bir çocuğun geleceğini belirlemek için kendisinden başka herkesin (öğretmen, veli vs.) müdahil olduğu anlaşılmaz bir durumla karşı karşıya olunduğu,
8 yıllık zorunlu temel eğitimle elde edilen çocuk işçiliğinde ve çocuk evliliklerinde, nicelik düşüşlerin tekrar yükselecek olması hiç de göz ardı edilecek bir durum olmadığı ifade edilmektedir.
Şeytanın avukatlığını yapmak istemiyorum ama bu yasanın, dindar, inançlı bir gençlik yetiştireceğiz derken ”arka bahçe” nin kurumaya yüz tutmasının getirdiği bir refleksin sonucumu olduğu insanı ister istemez düşündürmektedir.
Ne dersiniz?
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

