merkez

Hasan Temel ile CHP Gündemi...

Duyuru İlan (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 16.03.2013 - 12:55, Güncelleme: 01.09.2022 - 17:05 2411+ kez okundu.
 

Hasan Temel ile CHP Gündemi...

CHP Gaziosmanpaşa Belediye Meclis Üyesi Hasan Temel ile görüşen Editörümüz Ali Şükrü Kara'nın yaptığı röportaj şöyle:   Ali Şükrü KARA : Kısaca kendinizi tanıtıp, siyasi geçmişinizi özetler misiniz?   Hasan TEMEL : 1956 yılına Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdum. 1967’de ailemin İstanbul’a göç etmesi sonucu 46 yıldır Gaziosmanpaşa Hürriyet mahallesinde ikamet etmekteyim.İlk orta ve lise tahsilinden sonra 1980’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldum.Evli ve iki çocuk babasıyım. Siyasi yaşamıma gelirsek,her daim, siyasete ilgi duyan bir kişilik olduğumu söyleyebilirim.Aktif siyasi hayatım,1990 yılı ocak ayında Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ye üye olmakla başladı.Kısa bir süre sonra 12 Eylül faşizmi tarafından kapatılan ve 1992 de yeniden açılan Cumhuriyet Halk Partisi saflarına katıldım.CHP Gaziosmanpaşa 1.ilçe kongresinde yönetim kurulu üyeliğine seçildim.1995’teki SHP-CHP birleşmesinden itibaren CHP’de 2001 yılına kadar ilçe sekreterliği,ilçe başkan yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum.Sayın Erdal İnönü’nün CHP’den istifasıyla başlayan sürecin bir bileşeni olarak 24 mayıs 2002 de kurulan Sosyal Demokrat Halk Partisi Gaziosmanpaşa kurucu ilçe başkanlığı, 3 yıl ilçe başkanlığı, 2 yıl il yöneticiliği ve 1 yıl il saymanlığı görevlerinde bulundum.2009 yerel seçimleri öncesi SHP Genel başkanı Sn.Murat Karayalçın’ın CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasıyla 8 yıllık SHP deneyimini sonlandırarak CHP saflarına katıldım. 2009 da yapılan yerel seçimlerde  meclis üyeliğine seçildim.Halen bu görevimi sürdürüyorum.   Ali Şükrü KARA : Parti içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?   Hasan TEMEL : Bir siyasal partide farklı fikirlerin hayat bulması sosyal demokrat olmanın bir gereği.Zaman zaman bu düşüncelerin, parti içinde dile getirilmesi, aile içi kavga görüntüsü şeklinde algılansa da bunu doğru bulmuyorum.. Neden bulmadığımı söyleşimizin ilerleyen bölümlerinde açıklamak isterim. Şimdilik sadece sorunuza cevap vermeye çalışayım. Ben ne yenilikçi, ne ulusalcı, ne demokratik solcu, nede liberalim, ben Cumhuriyet Halk Parti’liyim gibi oportünist bir yaklaşım içinde asla olamam.Tabi ki hepimiz Cumhuriyet Halk Parti’liyiz.Bu bizim ortak paydamız,sevdamız.Bir cümle ile kendimi tanımlayacak olursam,Özgürlükçü soldan yana, Kopenhag kriterlerini kendine ilke edinen, Avrupa Birliğini bir çağdaşlık projesi olarak gören bir sosyal demokrat olduğumu söyleyebilirim.Kimi  siyasi çevreler tarafından bu tanımlamaya uygun partililer “Yenilikçi” olarak ifade ediliyorsa,evet ben “yenilikçi”yim.   Ali Şükrü KARA : Anakent ve Gaziosmanpaşa belediye başkanlığı hakkında düşünceleriniz nelerdir?   Hasan TEMEL : CHP, 2009’da olduğu gibi, yine bu seçimde de İstanbul’u almaya aday bir parti. Alacağına da inanıyorum. Adaylık noktasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, başkan adaylarının taban tarafından benimsenmesi.Herkesin gönlünde mutlaka bir aslan yatar.CHP’nin parti içi demokrasiyi içselleştirme yolunda büyük mesafe kaydettiğini düşünüyorum.Genel merkez tarafından adayınız şu şeklinde bir dayatma, örgütsel kırgınlıklara sebep olabilir.Aday belirleme yönteminin şu an ne olacağını bilmesem de bildiğim ve inandığım tek şey, adayların, genel merkez,il ve ilçe örgütleri tarafından benimsenmesi olmalıdır.Herkesin gönlünde bir aslan yattığını söylemiştim.Ben duygusal bir insan olmama rağmen siyasetin duygularla değil mantıkla yapılması taraftarıyım.Sonuç itibarı ile partimizi temsile haiz olan ve partiye en fazla ivme kazandıran aday kim olacaksa Anakent ve ilçe belediye başkan adayları onlar olsun.   Ali Şükrü Kara : CHP’de aday belirleme yöntemi ne olmalı?   Hasan TEMEL : Aslında bu sorunun sorulması bile canımı acıtmakta. Bu ülke demokrasimizin hangi aşamada olduğunun somut bir göstergesi. Bildiğiniz gibi partiler adaylarını, Merkez yoklaması, Eğilim yoklaması, Ön seçim gibi yöntemlerle belirlerler. Merkez yoklamasını asla tasvip etmiyorum ve tüzükten mutlaka çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Sadece bazı olağanüstü durumlarda yürürlüğe konabilecek bir yöntem olmalı. Eğilim veya bir diğer adıyla Temayül yoklaması, iki ucu açık,ne gibi sonuçlar vereceği belli olmayan bir tercih ve merkez yoklamasının bir kılıfa tabi tutulmasından ibaret olduğunu düşünüyorum. Yapılacaksa eğer eğilim yoklaması bir çatı altında yapılmalı ve sonuçları orada tutanağa geçmelidir.Üyeliklerin sağlıklı olmadığı,feodal bağların güçlü olduğu bölgelerde sağlıksız sonuçların çıkabileceği söylenebilir.Fakat bunu düzeltmek ve sağlıklı hale getirmek, yöneticilerin işi olduğuna göre, bir üye olarak, adayların ön seçim yöntemi ile belirlenmesini istemeyi, demokratik bir hak olarak gördüğümü söyleyebilirim. Ali Şükrü Kara : Yerele dönecek olursak, CHP Gaziosmanpaşa’da son 4 yıldır neler oluyor?   2009 yerel seçimlerine giderken ilçe başkanı Sn.Yılmaz Yıldırım’ın istifası, bu güne kadar süregelen sürecin tetikleyicisi olduğu söylenebilir.Siyasal anlamda eldeki mevzileri insanlar, kendi iradeleri ile terk edecekler, sonrada ellerinde tutmak için birtakım varyasyonlar içine girecekler.Bunun parti örgütü tarafından kabul görmesi mümkün değildi.Süreç içinde yaşanan kaos’un, partiye zarar vermekten öteye geçmediğini gördük.Bu kaos ortamında, ilçe kongresinde ilçe başkanlığına seçilen Sn. Ümit Kaplanseren ve yönetim kurulu en azından yönetim istikrarının sağlanmasına sebep oldu.Ta ki istifasına kadar.   Ali Şükrü KARA : Siz yaşanan bu süreçlerin neresindesiniz?   Hasan TEMEL : Daha önceden de belirtmiştim.Birçok insanın anladığı halde anlamak istemediği,eksen kayması olarak gördüğü ama tarafımca, sol eksenden çıkmış bir yapının, sol, sosyal demokrat eksene çekme çabası olarak gördüğüm Y-CHP açılımını doğru bulan ve kamuoyunda “yenilikçiler” olarak adlandırılan siyasal çizginin bir unsuru olduğumu tekrarlamak istiyorum..Bu,benim gibi düşünmeyenlerin benden daha az solcu,sosyal demokrat olduğunu göstermez.Ben sadece sosyal demokrat bir partide renklilik olarak  gördüğüm bir düşüncenin tarafı olduğumu söylüyorum.Tam da bu düşünceden hareketle Sn. Ümit Kaplanseren ve ekibi tarafından ortaya konan ideolojik çıkış,bazı kişisel dostluklarımın zedelenmesi pahasına kendilerine açık desteğimi sunduğumu tüm partililerimiz iyi bilir.Hedef, Gaziosmanpaşa’nın dönüştürülmesi yani gençlik ateşinin, partinin tüm organlarına sirayet etmesi ve ideolojik netliği olan kalıcı bir gençlik frekansının kurulmasıydı.Ama olmadı.   Ali Şükrü KARA : Sizce neden olmadı?   Hasan TEMEL : Asıl nedeninin kadro eksikliği olduğunu düşünüyorum.Dışarıdan gözlemleyen biri olarak bu eksikliği gördüğümü söyleyebilirim.İlçe kongresinden hemen sonra mevcut kadronun güçlendirilmesi ve genç arkadaşlarla da takviye edilmesini özel sohbetlerde dile getirdim.Çünkü mevcut durumla üç yıl üst üste yapılacak olan bir seçim maratonunda var olan kadrolarla işin üstesinden gelinemeyeceğini görüyordum.Belki ısrarımdan olacak,bilemiyorum,mevcut yapının dışında kalan partili dostlarımızla bir dizi temaslarda bulunduk.Önceliğimizde ideolojik temelde söylem birliği içinde olduğumuz arkadaşlarımızla görüşmeler yaptık.Fakat karşılıklı güvensizliğin had safhada olduğunu görünce, temasların anlamsız kaldığını ve sonlandırılması gerektiğine karar verdik.İkinci sebep olarak ilçe yönetimi üzerinde oluşan maddi ve manevi ağırlığın taşınamamasını, istifa sürecini tetikleyen etken olarak gördüğümü söyleyebilirim.   Ali Şükrü KARA : Ümit Kaplanseren’in istifası hakkında ne düşünüyorsunuz?   Hasan TEMEL : İnsan unsurunun olmadığı bir ortamda siyaset olamayacağına göre siyasetin merkezinde insan olmalıdır.Siyaset, insana güven temelinde yapılması gereken toplumsal bir uğraş olarak algılanmalıdır.Bir insan, ben sosyal demokratım,ben liberalim,ben muhafazakarım vs. şeklinde kendini tanımlıyorsa o şekilde kabul etmek bizim görevimiz.Çünkü o kişi üzerinde yapacağımız övgü ve eleştiriler kendi tanımlaması üzerinden yapılacaktır.Sayın Kaplanseren’de özgürlükçü soldan yana yukarıda tanımladığım ve kimi çevreler tarafından ısrarla reddedilen Y-CHP’nin bakış açısını öne çıkaran ve bunu her alanda savunan bir arkadaşımızdı.Tam istikrarın yakalandığı düşünüldüğü bir ortamda Ümit Kaplanseren’in istifası yeni bir kaosun başlangıcı oldu.Sonuç olarak böyle bir istifanın kabul edilebilir bir yanının olmadığı ve parti tabanı tarafından sindirilemediğini düşünüyorum.   Ali Şükrü KARA : Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?    Hasan TEMEL : İstifa,tek taraflı bir irade beyanı.Mesele, Ümit Kaplanseren’in istifası değil.İstifa şekli ve yeni başkanının seçilme yöntemi.Partilerde seçilmiş olan her bireyin seçildiği gibi istifa etme hakkı da olmalıdır.Fakat bu hakkın kullanım şekli kendisine,arkadaşlarına ve partisine zarar vermemelidir.Bırakın beni,bu göreve soyunurken birlikte hareket ettiği en yakın arkadaşlarının bile bu istifa sürecinden haberdar olmaması, bu istifanın kabul edilebilir olmaktan çıkmasına yetip artmaktadır.Buna paralel olarak gerçekleşen bu devir teslimin taban tarafından kabul görmemesi, Gaziosmanpaşa da suların durulmayacağının en temel göstergesi olarak karşımızda duruyor.Dileğim yaklaşan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi olarak başarılı olmak.Ama görünen köy de kılavuz istemez.Bu şartlarda örgütsel birliği sağlamak oldukça zor.Dilerim örgüt bu zorluğu aşmanın yolunu bulur.Naçizane düşüncem mevcut ilçe yönetiminin en kısa sürede olağanüstü ilçe kongre kararı alması olduğunu düşünüyorum.   Ali Şükrü KARA : Peki istifa süreci nasıl işletilmeliydi?   Hasan TEMEL : Amerika’yı yeniden keşfedecek değiliz.İlk etapta yapılması gereken Ümit Kaplanseren tarafından yönetimin toplantıya çağrılması ve istifa gerekçesinin ortaya konarak yönetim tarafından uygulamaya sokulması olmalıydı.İkinci etap kongre sürecinde birlikte olduğu arkadaşları ile fikir teatisinde bulunarak çözüme yönelik düşünceler alınmalıydı.3.etapta ise danışma kurulunu andıran ve partinin kanaat önderlerinin yer alacağı bir toplantı ile süreç tamamlanmalı ve elde edilen veriler yönetim kurulunda değerlendirilerek karar sürecine geçilmeliydi.Olağanüstü ilçe yönetiminin toplantıya çağırılması ve ilçe başkanının istifasını sunması ve kabul edilmesini müteakiben yine ilçe başkanı tarafından aynı anda Sn.Mehmet Polat’ın önerilmesi ve seçilmesi örgütsel sorunların su yüzüne çıkmasına sebep olmuş ve inandırıcılık yanı hiç kalmamıştır.Çünkü ortaya çıkan tablo, bunun çok önceden düşünülüp hazırlandığı ve yürürlüğe konduğu algısını yaratmıştır.   Ali Şükrü KARA : Parti içinde yaşanan hareketliliği nasıl açıklıyorsunuz?   Hasan TEMEL : Teveccühte bulunduğunuzun farkındayım.Toplumda yaratılan algı sonucu, CHP’nin parti içi kavgaların eksik olmadığı siyasi bir yapı olduğunu ima ettiğinizi düşünüyorum. Başarısızlığa bu düşünceye eklemleyerek izah etmeye çalışmak gerçeklerin ortaya çıkmasına ve sorunların çözümüne mani olmaktadır.Ben parti içinde yaşanan bu hareketliliği kavga olarak görmüyorum.Her ne kadar ilçelerde feodal ilişkilerinde etkisiyle oluşan gruplar arasındaki mücadele ideolojik bir temele dayanmasa da yukarıda esen sert rüzgarların belli bir amaç uğruna estirildiğine inanıyorum.Asıl sorun ideolojik bir düşünce sistematiğinin partide yerleşik bir hal alamaması.Yörüngesizlik, taraflar arasında yaşanan mücadelenin daha da alevlenmesine sebep olmaktadır.   Ali Şükrü KARA: Sürece tepkiniz olduğu halde muhalif hareket içinde değilsiniz, neden?   Hasan TEMEL : Ümit Kaplanseren kardeşimize vermiş olduğumuz desteğin gerekçelerini ifade etmiştim.Burada tekrarlamanın bir manası yok.Verilen bu destek bir anda gelişen spontane bir davranış değil.Günler,haftalar süren bir sürecin sonucuydu.Beklenmeyen bir anda Kaplanseren’in istifası sonucu kendimizi var olan muhalif hareketler içinde bulmamız, kendi kişiliğimize de karşı işlemiş olduğumuz bir ayıptan öteye geçmez.Bundan dolayı günlerce arkadaşlarımızla durum değerlendirmelerinin yanı sıra muhalif hareketlerin çalışmalarını takip etmeye çalıştık ve kendileriyle dost sohbetlerinde düşüncelerimizi paylaştık.Ayrıca var olan muhalif hareket, son ilçe kongresinden itibaren çalışmalarını sürdürmekte idi.Bu güne kadar yapılan çalışmalar “ete kemiğe bürünememiş olsa da son zamanlarda gençlerin girişimiyle hayata geçirilmeye çalışılan imza kampanyasını dikkatle izlenmeye değer bir çalışma olarak gördüğümü söyleyebilirim.”Pireye kızıp yorgan yakmak” gibi derin anlam yüklü deyimlerimiz var.Kaplanseren’e olan tepkim,teori ve pratikte yaşadığı ve yaşattığı çelişkilere dayanmaktadır.Ben siyasi çizgimi aynen koruyorum ve korumaya da devam edeceğim.     Ali Şükrü KARA: Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceksiniz?   Hasan TEMEL : Bu konuda şu an itibarı ile köşeli konuşmak düşüncelerimin koordinatlarını vermem oldukça güç.Siyasetin insansız yapılmadığını söylemiştim.Geçmişte benim gibi ilçe kongresinde Ümit Kaplanseren’e destek veren ve istifası ile birlikte yolları yol ayrımına gelen arkadaşlarımızla yol haritası belirleme çalışmaları içinde olduğumuzu söyleyebilirim.CHP’nin sosyal demokrat bir parti olması hasebiyle farklı siyasal görüşlerin olması gerektiğine ve bunları renklilik olarak gören biriyim.Buna paralel olarak her görüşün ideolojik anlamda ekipleşmesi yoluyla siyaset üretiminde bulunmasını doğru buluyorum.Bu anlayışın geçmişte ortaya koyduğu başarılar sabit.Partide uzun yıllar bu tür siyaset üretimlerinden uzak kalınması birtakım iyi ve doğru olduğuna inandığım alışkanlıkların dumura uğradığını görmek bana acı verse de hayatın gerçeği.İlçe düzeyinde bu günkü koşullarda ekip siyasetinin yaşama geçirilmesi oldukça güç.Yapılması gereken ortak demokratik taleplerin belirlenmesi ve kimse kimseyi kendine benzetmeye çalışmadan partinin demokratikleşmesine katkı sunan çalışmaların ortaya konması hedeflenmelidir.Ve bu örgütlenme sonucunda demokratik talepler çerçevesinde görev talebinde bulunma hakkının kullanılması gerektiğine inanıyorum.   Ali Şükrü KARA : SHP kökenli olmanız, CHP içinde sıkıntı yaşamanıza neden oluyor mu?, Bu konuda kamuoyu ile paylaşmak istediğiniz bir konu var mı?   Hasan TEMEL : Öncelikle bu konu hakkında düşüncelerimi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.Ben hiçbir zaman SHP-CHP ayırımı yapmadım.Bir bütün olarak gördüm.Ben SHP sürecini ,12 Eylül faşizminin dayattığı koşullar sonucunda kapatılan CHP bayrağının, 1995 de CHP-SHP birleşmesiyle tekrar CHP’ye teslim edilmesi olarak görmüşümdür.Evet 2009  yerel seçimleri öncesi SHP’nin CHP’ye katılması ve CHP’den meclis üyeliğine seçilmemem bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını biliyorum.Amaç üzüm yemek olmayınca geriye bağcıyı dövmek kalıyor.Bu arkadaşlarımızda eğer bundan mutlu oluyorlarsa  varsın dövmeye devam etsinler.Pek önemsemiyorum doğrusu.Bu arkadaşlarımıza küçük bir detayı aktararak konuyu kapatmak istiyorum. 1992’de CHP’nin yeniden açılış kurultayında Ankara’daydım.1995’ deki CHP-SHP birleşme kurultayına kadar yine CHP saflarında ilçe yöneticisi olarak görev yaptım.Ama o arkadaşlarımızın bir çoğu yanımızda yoktu.Halkın talepleri doğrultusunda %15 oy oranına sahip SHP ve genel başkanı Sn.Murat Karayalçın , genel başkanlık,başbakan yardımcılığı,dişişleri bakanlığı gibi önemli olduğuna inandığım tüm apoletleri omzundan sökerek o günün koşullarında % 5 oy oranına sahip CHP ile CHP çatısı altında bir büyük buluşmaya katkı sunulması bir şey ifade etmiyorsa ne diyebilirim ki.Tüm bunlara rağmen gerçek CHP’li onlar, öylemi? İnsan ister istemez İsmet paşanın o meşhur lafını hatırlıyor.”Hadi canım sende”.   Ali Şükrü KARA : Yeniden meclis üyeliğine aday olmayı düşünüyormusunuz?   Hasan TEMEL : Aslına bakarsanız bu sorunun sorulmasını da ve bu soruya cevap verilmesini de doğru bulmuyorum.Ayrıca bir yıl öncesinden aday olmayacağım gibi sübjektif değerlendirmelerinde doğru olduğuna asla inanmıyorum.Meclis üyeliğine tekrar seçilme isteğimin ölçütünün parti içinde sergilemiş olduğum ve almış olduğum pozisyonun dışında Gaziosmanpaşa da gençlik ateşinin yakılmasına ve gençlik frekansının tesis edilmesine yönelik düşüncelerimden bir sonuç çıkartılabileceğine inanıyorum.Siyasette bir yıl çok uzun bir süre.Bugünden bu tür anlamsız şeylere angaje olmanın sol,sosyal demokrat bir tavır olmadığına inanıyorum. Ama bugün için satır aralarında bunun cevabını net bir şekilde verdiğimi de düşünüyorum.    Ali Şükrü KARA : Son sözünüz…   Hasan TEMEL : Siyaset matematik değil.Bazen iki kere iki dört etmiyor.Aldığınız kararlar tüzüksel açıdan sorun yaratmayan demokratik kararlar olsa da kamuoyu vicdanı denen bir olgu var.Vicdanların rahatlatılmasının önemine dikkat çekmek istiyorum.Aksi taktirde örgütsel kucaklaşmanın mümkün olamayacağını düşünüyorum.Yaşanan olumsuzluklara karşı verilen mücadele, ideolojik tavizlerden uzak,bireyselliği ön plana almayan, ilkeler çerçevesinde siyasi argümanların öne çıkarılmasıyla ortaya konacak bir kararlı duruş sergilenmesi gerektiğine inanıyorum.Bu benim siyasi rotam.Taviz vermem mümkün değil.Başarı şansımı soracak olursanınz “Karıncanın hacca gidişi” hikayesi ile cevap vermek isterim diyerek son sözüm, bana kendimi ifade edebilme imkanını sunduğunuz için size teşekkür etmek olsun.  
CHP Gaziosmanpaşa Belediye Meclis Üyesi Hasan Temel ile görüşen Editörümüz Ali Şükrü Kara'nın yaptığı röportaj şöyle:
 

Ali Şükrü KARA : Kısaca kendinizi tanıtıp, siyasi geçmişinizi özetler misiniz?

 

Hasan TEMEL : 1956 yılına Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdum. 1967’de ailemin İstanbul’a göç etmesi sonucu 46 yıldır Gaziosmanpaşa Hürriyet mahallesinde ikamet etmekteyim.İlk orta ve lise tahsilinden sonra 1980’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldum.Evli ve iki çocuk babasıyım. Siyasi yaşamıma gelirsek,her daim, siyasete ilgi duyan bir kişilik olduğumu söyleyebilirim.Aktif siyasi hayatım,1990 yılı ocak ayında Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ye üye olmakla başladı.Kısa bir süre sonra 12 Eylül faşizmi tarafından kapatılan ve 1992 de yeniden açılan Cumhuriyet Halk Partisi saflarına katıldım.CHP Gaziosmanpaşa 1.ilçe kongresinde yönetim kurulu üyeliğine seçildim.1995’teki SHP-CHP birleşmesinden itibaren CHP’de 2001 yılına kadar ilçe sekreterliği,ilçe başkan yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum.Sayın Erdal İnönü’nün CHP’den istifasıyla başlayan sürecin bir bileşeni olarak 24 mayıs 2002 de kurulan Sosyal Demokrat Halk Partisi Gaziosmanpaşa kurucu ilçe başkanlığı, 3 yıl ilçe başkanlığı, 2 yıl il yöneticiliği ve 1 yıl il saymanlığı görevlerinde bulundum.2009 yerel seçimleri öncesi SHP Genel başkanı Sn.Murat Karayalçın’ın CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmasıyla 8 yıllık SHP deneyimini sonlandırarak CHP saflarına katıldım. 2009 da yapılan yerel seçimlerde  meclis üyeliğine seçildim.Halen bu görevimi sürdürüyorum.

 

Ali Şükrü KARA : Parti içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?

 

Hasan TEMEL : Bir siyasal partide farklı fikirlerin hayat bulması sosyal demokrat olmanın bir gereği.Zaman zaman bu düşüncelerin, parti içinde dile getirilmesi, aile içi kavga görüntüsü şeklinde algılansa da bunu doğru bulmuyorum.. Neden bulmadığımı söyleşimizin ilerleyen bölümlerinde açıklamak isterim. Şimdilik sadece sorunuza cevap vermeye çalışayım. Ben ne yenilikçi, ne ulusalcı, ne demokratik solcu, nede liberalim, ben Cumhuriyet Halk Parti’liyim gibi oportünist bir yaklaşım içinde asla olamam.Tabi ki hepimiz Cumhuriyet Halk Parti’liyiz.Bu bizim ortak paydamız,sevdamız.Bir cümle ile kendimi tanımlayacak olursam,Özgürlükçü soldan yana, Kopenhag kriterlerini kendine ilke edinen, Avrupa Birliğini bir çağdaşlık projesi olarak gören bir sosyal demokrat olduğumu söyleyebilirim.Kimi  siyasi çevreler tarafından bu tanımlamaya uygun partililer “Yenilikçi” olarak ifade ediliyorsa,evet ben “yenilikçi”yim.

 

Ali Şükrü KARA : Anakent ve Gaziosmanpaşa belediye başkanlığı hakkında düşünceleriniz nelerdir?

 

Hasan TEMEL : CHP, 2009’da olduğu gibi, yine bu seçimde de İstanbul’u almaya aday bir parti. Alacağına da inanıyorum. Adaylık noktasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, başkan adaylarının taban tarafından benimsenmesi.Herkesin gönlünde mutlaka bir aslan yatar.CHP’nin parti içi demokrasiyi içselleştirme yolunda büyük mesafe kaydettiğini düşünüyorum.Genel merkez tarafından adayınız şu şeklinde bir dayatma, örgütsel kırgınlıklara sebep olabilir.Aday belirleme yönteminin şu an ne olacağını bilmesem de bildiğim ve inandığım tek şey, adayların, genel merkez,il ve ilçe örgütleri tarafından benimsenmesi olmalıdır.Herkesin gönlünde bir aslan yattığını söylemiştim.Ben duygusal bir insan olmama rağmen siyasetin duygularla değil mantıkla yapılması taraftarıyım.Sonuç itibarı ile partimizi temsile haiz olan ve partiye en fazla ivme kazandıran aday kim olacaksa Anakent ve ilçe belediye başkan adayları onlar olsun.

 

Ali Şükrü Kara : CHP’de aday belirleme yöntemi ne olmalı?

 

Hasan TEMEL : Aslında bu sorunun sorulması bile canımı acıtmakta. Bu ülke demokrasimizin hangi aşamada olduğunun somut bir göstergesi. Bildiğiniz gibi partiler adaylarını, Merkez yoklaması, Eğilim yoklaması, Ön seçim gibi yöntemlerle belirlerler. Merkez yoklamasını asla tasvip etmiyorum ve tüzükten mutlaka çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Sadece bazı olağanüstü durumlarda yürürlüğe konabilecek bir yöntem olmalı. Eğilim veya bir diğer adıyla Temayül yoklaması, iki ucu açık,ne gibi sonuçlar vereceği belli olmayan bir tercih ve merkez yoklamasının bir kılıfa tabi tutulmasından ibaret olduğunu düşünüyorum. Yapılacaksa eğer eğilim yoklaması bir çatı altında yapılmalı ve sonuçları orada tutanağa geçmelidir.Üyeliklerin sağlıklı olmadığı,feodal bağların güçlü olduğu bölgelerde sağlıksız sonuçların çıkabileceği söylenebilir.Fakat bunu düzeltmek ve sağlıklı hale getirmek, yöneticilerin işi olduğuna göre, bir üye olarak, adayların ön seçim yöntemi ile belirlenmesini istemeyi, demokratik bir hak olarak gördüğümü söyleyebilirim.

Ali Şükrü Kara : Yerele dönecek olursak, CHP Gaziosmanpaşa’da son 4 yıldır neler oluyor?

 

2009 yerel seçimlerine giderken ilçe başkanı Sn.Yılmaz Yıldırım’ın istifası, bu güne kadar süregelen sürecin tetikleyicisi olduğu söylenebilir.Siyasal anlamda eldeki mevzileri insanlar, kendi iradeleri ile terk edecekler, sonrada ellerinde tutmak için birtakım varyasyonlar içine girecekler.Bunun parti örgütü tarafından kabul görmesi mümkün değildi.Süreç içinde yaşanan kaos’un, partiye zarar vermekten öteye geçmediğini gördük.Bu kaos ortamında, ilçe kongresinde ilçe başkanlığına seçilen Sn. Ümit Kaplanseren ve yönetim kurulu en azından yönetim istikrarının sağlanmasına sebep oldu.Ta ki istifasına kadar.

 

Ali Şükrü KARA : Siz yaşanan bu süreçlerin neresindesiniz?

 

Hasan TEMEL : Daha önceden de belirtmiştim.Birçok insanın anladığı halde anlamak istemediği,eksen kayması olarak gördüğü ama tarafımca, sol eksenden çıkmış bir yapının, sol, sosyal demokrat eksene çekme çabası olarak gördüğüm Y-CHP açılımını doğru bulan ve kamuoyunda “yenilikçiler” olarak adlandırılan siyasal çizginin bir unsuru olduğumu tekrarlamak istiyorum..Bu,benim gibi düşünmeyenlerin benden daha az solcu,sosyal demokrat olduğunu göstermez.Ben sadece sosyal demokrat bir partide renklilik olarak  gördüğüm bir düşüncenin tarafı olduğumu söylüyorum.Tam da bu düşünceden hareketle Sn. Ümit Kaplanseren ve ekibi tarafından ortaya konan ideolojik çıkış,bazı kişisel dostluklarımın zedelenmesi pahasına kendilerine açık desteğimi sunduğumu tüm partililerimiz iyi bilir.Hedef, Gaziosmanpaşa’nın dönüştürülmesi yani gençlik ateşinin, partinin tüm organlarına sirayet etmesi ve ideolojik netliği olan kalıcı bir gençlik frekansının kurulmasıydı.Ama olmadı.

 

Ali Şükrü KARA : Sizce neden olmadı?

 

Hasan TEMEL : Asıl nedeninin kadro eksikliği olduğunu düşünüyorum.Dışarıdan gözlemleyen biri olarak bu eksikliği gördüğümü söyleyebilirim.İlçe kongresinden hemen sonra mevcut kadronun güçlendirilmesi ve genç arkadaşlarla da takviye edilmesini özel sohbetlerde dile getirdim.Çünkü mevcut durumla üç yıl üst üste yapılacak olan bir seçim maratonunda var olan kadrolarla işin üstesinden gelinemeyeceğini görüyordum.Belki ısrarımdan olacak,bilemiyorum,mevcut yapının dışında kalan partili dostlarımızla bir dizi temaslarda bulunduk.Önceliğimizde ideolojik temelde söylem birliği içinde olduğumuz arkadaşlarımızla görüşmeler yaptık.Fakat karşılıklı güvensizliğin had safhada olduğunu görünce, temasların anlamsız kaldığını ve sonlandırılması gerektiğine karar verdik.İkinci sebep olarak ilçe yönetimi üzerinde oluşan maddi ve manevi ağırlığın taşınamamasını, istifa sürecini tetikleyen etken olarak gördüğümü söyleyebilirim.

 

Ali Şükrü KARA : Ümit Kaplanseren’in istifası hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Hasan TEMEL : İnsan unsurunun olmadığı bir ortamda siyaset olamayacağına göre siyasetin merkezinde insan olmalıdır.Siyaset, insana güven temelinde yapılması gereken toplumsal bir uğraş olarak algılanmalıdır.Bir insan, ben sosyal demokratım,ben liberalim,ben muhafazakarım vs. şeklinde kendini tanımlıyorsa o şekilde kabul etmek bizim görevimiz.Çünkü o kişi üzerinde yapacağımız övgü ve eleştiriler kendi tanımlaması üzerinden yapılacaktır.Sayın Kaplanseren’de özgürlükçü soldan yana yukarıda tanımladığım ve kimi çevreler tarafından ısrarla reddedilen Y-CHP’nin bakış açısını öne çıkaran ve bunu her alanda savunan bir arkadaşımızdı.Tam istikrarın yakalandığı düşünüldüğü bir ortamda Ümit Kaplanseren’in istifası yeni bir kaosun başlangıcı oldu.Sonuç olarak böyle bir istifanın kabul edilebilir bir yanının olmadığı ve parti tabanı tarafından sindirilemediğini düşünüyorum.

 

Ali Şükrü KARA : Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz? 

 

Hasan TEMEL : İstifa,tek taraflı bir irade beyanı.Mesele, Ümit Kaplanseren’in istifası değil.İstifa şekli ve yeni başkanının seçilme yöntemi.Partilerde seçilmiş olan her bireyin seçildiği gibi istifa etme hakkı da olmalıdır.Fakat bu hakkın kullanım şekli kendisine,arkadaşlarına ve partisine zarar vermemelidir.Bırakın beni,bu göreve soyunurken birlikte hareket ettiği en yakın arkadaşlarının bile bu istifa sürecinden haberdar olmaması, bu istifanın kabul edilebilir olmaktan çıkmasına yetip artmaktadır.Buna paralel olarak gerçekleşen bu devir teslimin taban tarafından kabul görmemesi, Gaziosmanpaşa da suların durulmayacağının en temel göstergesi olarak karşımızda duruyor.Dileğim yaklaşan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi olarak başarılı olmak.Ama görünen köy de kılavuz istemez.Bu şartlarda örgütsel birliği sağlamak oldukça zor.Dilerim örgüt bu zorluğu aşmanın yolunu bulur.Naçizane düşüncem mevcut ilçe yönetiminin en kısa sürede olağanüstü ilçe kongre kararı alması olduğunu düşünüyorum.

 

Ali Şükrü KARA : Peki istifa süreci nasıl işletilmeliydi?

 

Hasan TEMEL : Amerika’yı yeniden keşfedecek değiliz.İlk etapta yapılması gereken Ümit Kaplanseren tarafından yönetimin toplantıya çağrılması ve istifa gerekçesinin ortaya konarak yönetim tarafından uygulamaya sokulması olmalıydı.İkinci etap kongre sürecinde birlikte olduğu arkadaşları ile fikir teatisinde bulunarak çözüme yönelik düşünceler alınmalıydı.3.etapta ise danışma kurulunu andıran ve partinin kanaat önderlerinin yer alacağı bir toplantı ile süreç tamamlanmalı ve elde edilen veriler yönetim kurulunda değerlendirilerek karar sürecine geçilmeliydi.Olağanüstü ilçe yönetiminin toplantıya çağırılması ve ilçe başkanının istifasını sunması ve kabul edilmesini müteakiben yine ilçe başkanı tarafından aynı anda Sn.Mehmet Polat’ın önerilmesi ve seçilmesi örgütsel sorunların su yüzüne çıkmasına sebep olmuş ve inandırıcılık yanı hiç kalmamıştır.Çünkü ortaya çıkan tablo, bunun çok önceden düşünülüp hazırlandığı ve yürürlüğe konduğu algısını yaratmıştır.

 

Ali Şükrü KARA : Parti içinde yaşanan hareketliliği nasıl açıklıyorsunuz?

 

Hasan TEMEL : Teveccühte bulunduğunuzun farkındayım.Toplumda yaratılan algı sonucu, CHP’nin parti içi kavgaların eksik olmadığı siyasi bir yapı olduğunu ima ettiğinizi düşünüyorum. Başarısızlığa bu düşünceye eklemleyerek izah etmeye çalışmak gerçeklerin ortaya çıkmasına ve sorunların çözümüne mani olmaktadır.Ben parti içinde yaşanan bu hareketliliği kavga olarak görmüyorum.Her ne kadar ilçelerde feodal ilişkilerinde etkisiyle oluşan gruplar arasındaki mücadele ideolojik bir temele dayanmasa da yukarıda esen sert rüzgarların belli bir amaç uğruna estirildiğine inanıyorum.Asıl sorun ideolojik bir düşünce sistematiğinin partide yerleşik bir hal alamaması.Yörüngesizlik, taraflar arasında yaşanan mücadelenin daha da alevlenmesine sebep olmaktadır.

 

Ali Şükrü KARA: Sürece tepkiniz olduğu halde muhalif hareket içinde değilsiniz, neden?

 

Hasan TEMEL : Ümit Kaplanseren kardeşimize vermiş olduğumuz desteğin gerekçelerini ifade etmiştim.Burada tekrarlamanın bir manası yok.Verilen bu destek bir anda gelişen spontane bir davranış değil.Günler,haftalar süren bir sürecin sonucuydu.Beklenmeyen bir anda Kaplanseren’in istifası sonucu kendimizi var olan muhalif hareketler içinde bulmamız, kendi kişiliğimize de karşı işlemiş olduğumuz bir ayıptan öteye geçmez.Bundan dolayı günlerce arkadaşlarımızla durum değerlendirmelerinin yanı sıra muhalif hareketlerin çalışmalarını takip etmeye çalıştık ve kendileriyle dost sohbetlerinde düşüncelerimizi paylaştık.Ayrıca var olan muhalif hareket, son ilçe kongresinden itibaren çalışmalarını sürdürmekte idi.Bu güne kadar yapılan çalışmalar “ete kemiğe bürünememiş olsa da son zamanlarda gençlerin girişimiyle hayata geçirilmeye çalışılan imza kampanyasını dikkatle izlenmeye değer bir çalışma olarak gördüğümü söyleyebilirim.”Pireye kızıp yorgan yakmak” gibi derin anlam yüklü deyimlerimiz var.Kaplanseren’e olan tepkim,teori ve pratikte yaşadığı ve yaşattığı çelişkilere dayanmaktadır.Ben siyasi çizgimi aynen koruyorum ve korumaya da devam edeceğim.  

 

Ali Şükrü KARA: Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceksiniz?

 

Hasan TEMEL : Bu konuda şu an itibarı ile köşeli konuşmak düşüncelerimin koordinatlarını vermem oldukça güç.Siyasetin insansız yapılmadığını söylemiştim.Geçmişte benim gibi ilçe kongresinde Ümit Kaplanseren’e destek veren ve istifası ile birlikte yolları yol ayrımına gelen arkadaşlarımızla yol haritası belirleme çalışmaları içinde olduğumuzu söyleyebilirim.CHP’nin sosyal demokrat bir parti olması hasebiyle farklı siyasal görüşlerin olması gerektiğine ve bunları renklilik olarak gören biriyim.Buna paralel olarak her görüşün ideolojik anlamda ekipleşmesi yoluyla siyaset üretiminde bulunmasını doğru buluyorum.Bu anlayışın geçmişte ortaya koyduğu başarılar sabit.Partide uzun yıllar bu tür siyaset üretimlerinden uzak kalınması birtakım iyi ve doğru olduğuna inandığım alışkanlıkların dumura uğradığını görmek bana acı verse de hayatın gerçeği.İlçe düzeyinde bu günkü koşullarda ekip siyasetinin yaşama geçirilmesi oldukça güç.Yapılması gereken ortak demokratik taleplerin belirlenmesi ve kimse kimseyi kendine benzetmeye çalışmadan partinin demokratikleşmesine katkı sunan çalışmaların ortaya konması hedeflenmelidir.Ve bu örgütlenme sonucunda demokratik talepler çerçevesinde görev talebinde bulunma hakkının kullanılması gerektiğine inanıyorum.

 

Ali Şükrü KARA : SHP kökenli olmanız, CHP içinde sıkıntı yaşamanıza neden oluyor mu?, Bu konuda kamuoyu ile paylaşmak istediğiniz bir konu var mı?

 

Hasan TEMEL : Öncelikle bu konu hakkında düşüncelerimi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.Ben hiçbir zaman SHP-CHP ayırımı yapmadım.Bir bütün olarak gördüm.Ben SHP sürecini ,12 Eylül faşizminin dayattığı koşullar sonucunda kapatılan CHP bayrağının, 1995 de CHP-SHP birleşmesiyle tekrar CHP’ye teslim edilmesi olarak görmüşümdür.Evet 2009  yerel seçimleri öncesi SHP’nin CHP’ye katılması ve CHP’den meclis üyeliğine seçilmemem bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını biliyorum.Amaç üzüm yemek olmayınca geriye bağcıyı dövmek kalıyor.Bu arkadaşlarımızda eğer bundan mutlu oluyorlarsa  varsın dövmeye devam etsinler.Pek önemsemiyorum doğrusu.Bu arkadaşlarımıza küçük bir detayı aktararak konuyu kapatmak istiyorum. 1992’de CHP’nin yeniden açılış kurultayında Ankara’daydım.1995’ deki CHP-SHP birleşme kurultayına kadar yine CHP saflarında ilçe yöneticisi olarak görev yaptım.Ama o arkadaşlarımızın bir çoğu yanımızda yoktu.Halkın talepleri doğrultusunda %15 oy oranına sahip SHP ve genel başkanı Sn.Murat Karayalçın , genel başkanlık,başbakan yardımcılığı,dişişleri bakanlığı gibi önemli olduğuna inandığım tüm apoletleri omzundan sökerek o günün koşullarında % 5 oy oranına sahip CHP ile CHP çatısı altında bir büyük buluşmaya katkı sunulması bir şey ifade etmiyorsa ne diyebilirim ki.Tüm bunlara rağmen gerçek CHP’li onlar, öylemi? İnsan ister istemez İsmet paşanın o meşhur lafını hatırlıyor.”Hadi canım sende”.

 

Ali Şükrü KARA : Yeniden meclis üyeliğine aday olmayı düşünüyormusunuz?

 

Hasan TEMEL : Aslına bakarsanız bu sorunun sorulmasını da ve bu soruya cevap verilmesini de doğru bulmuyorum.Ayrıca bir yıl öncesinden aday olmayacağım gibi sübjektif değerlendirmelerinde doğru olduğuna asla inanmıyorum.Meclis üyeliğine tekrar seçilme isteğimin ölçütünün parti içinde sergilemiş olduğum ve almış olduğum pozisyonun dışında Gaziosmanpaşa da gençlik ateşinin yakılmasına ve gençlik frekansının tesis edilmesine yönelik düşüncelerimden bir sonuç çıkartılabileceğine inanıyorum.Siyasette bir yıl çok uzun bir süre.Bugünden bu tür anlamsız şeylere angaje olmanın sol,sosyal demokrat bir tavır olmadığına inanıyorum. Ama bugün için satır aralarında bunun cevabını net bir şekilde verdiğimi de düşünüyorum. 

 

Ali Şükrü KARA : Son sözünüz…

 

Hasan TEMEL : Siyaset matematik değil.Bazen iki kere iki dört etmiyor.Aldığınız kararlar tüzüksel açıdan sorun yaratmayan demokratik kararlar olsa da kamuoyu vicdanı denen bir olgu var.Vicdanların rahatlatılmasının önemine dikkat çekmek istiyorum.Aksi taktirde örgütsel kucaklaşmanın mümkün olamayacağını düşünüyorum.Yaşanan olumsuzluklara karşı verilen mücadele, ideolojik tavizlerden uzak,bireyselliği ön plana almayan, ilkeler çerçevesinde siyasi argümanların öne çıkarılmasıyla ortaya konacak bir kararlı duruş sergilenmesi gerektiğine inanıyorum.Bu benim siyasi rotam.Taviz vermem mümkün değil.Başarı şansımı soracak olursanınz “Karıncanın hacca gidişi” hikayesi ile cevap vermek isterim diyerek son sözüm, bana kendimi ifade edebilme imkanını sunduğunuz için size teşekkür etmek olsun.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gophaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana suriyeli escort Çukurova suriyeli escort Seyhan suriyeli escort Ankara suriyeli escort Mamak suriyeli escort Etimesgut suriyeli escort Polatlı suriyeli escort Pursaklar suriyeli escort Haymana suriyeli escort Çankaya suriyeli escort Keçiören suriyeli escort Sincan suriyeli escort Antalya suriyeli escort Kumluca suriyeli escort Konyaaltı suriyeli escort Manavgat suriyeli escort Muratpaşa suriyeli escort Kaş suriyeli escort Alanya suriyeli escort Kemer suriyeli escort Bursa suriyeli escort Eskişehir suriyeli escort Gaziantep suriyeli escort Şahinbey suriyeli escort Nizip suriyeli escort Şehitkamil suriyeli escort İstanbul suriyeli escort Merter suriyeli escort Nişantaşı suriyeli escort Şerifali suriyeli escort Maltepe suriyeli escort Sancaktepe suriyeli escort Eyüpsultan suriyeli escort Şişli suriyeli escort Kayaşehir suriyeli escort Büyükçekmece suriyeli escort Beşiktaş suriyeli escort Mecidiyeköy suriyeli escort Zeytinburnu suriyeli escort Sarıyer suriyeli escort Bayrampaşa suriyeli escort Fulya suriyeli escort Beyoğlu suriyeli escort Başakşehir suriyeli escort Tuzla suriyeli escort Beylikdüzü suriyeli escort Pendik suriyeli escort Bağcılar suriyeli escort Ümraniye suriyeli escort Üsküdar suriyeli escort Esenyurt suriyeli escort Küçükçekmece suriyeli escort Esenler suriyeli escort Güngören suriyeli escort Kurtköy suriyeli escort Bahçelievler suriyeli escort Sultanbeyli suriyeli escort Ataşehir suriyeli escort Kağıthane suriyeli escort Fatih suriyeli escort Çekmeköy suriyeli escort Çatalca suriyeli escort Bakırköy suriyeli escort Kadıköy suriyeli escort Avcılar suriyeli escort Beykoz suriyeli escort Kartal suriyeli escort İzmir suriyeli escort Balçova suriyeli escort Konak suriyeli escort Bayraklı suriyeli escort Buca suriyeli escort Çiğli suriyeli escort Gaziemir suriyeli escort Bergama suriyeli escort Karşıyaka suriyeli escort Urla suriyeli escort Bornova suriyeli escort Çeşme suriyeli escort Kayseri suriyeli escort Kocaeli suriyeli escort Gebze suriyeli escort İzmit suriyeli escort Malatya suriyeli escort Manisa suriyeli escort Mersin suriyeli escort Yenişehir suriyeli escort Mezitli suriyeli escort Erdemli suriyeli escort Silifke suriyeli escort Akdeniz suriyeli escort Anamur suriyeli escort Muğla suriyeli escort Bodrum suriyeli escort Milas suriyeli escort Dalaman suriyeli escort Marmaris suriyeli escort Fethiye suriyeli escort Datça suriyeli escort Samsun suriyeli escort Atakum suriyeli escort İlkadım suriyeli escort Adıyaman suriyeli escort Afyonkarahisar suriyeli escort Ağrı suriyeli escort Aksaray suriyeli escort Amasya suriyeli escort Ardahan suriyeli escort Artvin suriyeli escort Aydın suriyeli escort Balıkesir suriyeli escort Bartın suriyeli escort Batman suriyeli escort Bayburt suriyeli escort Bilecik suriyeli escort Bingöl suriyeli escort Bitlis suriyeli escort Bolu suriyeli escort Burdur suriyeli escort Çanakkale suriyeli escort Çankırı suriyeli escort Çorum suriyeli escort Denizli suriyeli escort Diyarbakır suriyeli escort Düzce suriyeli escort Edirne suriyeli escort Elazığ suriyeli escort Erzincan suriyeli escort Erzurum suriyeli escort Giresun suriyeli escort Gümüşhane suriyeli escort Hakkari suriyeli escort Hatay suriyeli escort Iğdır suriyeli escort Isparta suriyeli escort Kahramanmaraş suriyeli escort Karabük suriyeli escort Karaman suriyeli escort Kars suriyeli escort Kastamonu suriyeli escort Kırıkkale suriyeli escort Kırklareli suriyeli escort Kırşehir suriyeli escort Kilis suriyeli escort Konya suriyeli escort Kütahya suriyeli escort Mardin suriyeli escort Muş suriyeli escort Nevşehir suriyeli escort Niğde suriyeli escort Ordu suriyeli escort Osmaniye suriyeli escort Rize suriyeli escort Sakarya suriyeli escort Siirt suriyeli escort Sinop suriyeli escort Sivas suriyeli escort Şanlıurfa suriyeli escort Şırnak suriyeli escort Tekirdağ suriyeli escort Tokat suriyeli escort Trabzon suriyeli escort Tunceli suriyeli escort Uşak suriyeli escort Van suriyeli escort Yalova suriyeli escort Yozgat suriyeli escort Zonguldak suriyeli escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.