İnançlara Saygısız Laiklik!
İnançlara Saygısız Laiklik!
Eski çağlardan itibaren dinlerin toplumsal düzende ve devlet yönetiminde etkili olduğu bilinmektedir.
16.yy’dan itibaren batıda ticari ilişkilerin gelişmesi ve mezheplere yönelişin nicel olarak artması Hıristiyanlığın gözden geçirilmesine ve reforma tabi tutulmasına yol açmıştır.
Rönesans’la birlikte din,yaşamın birçok alanında etkisini kaybetmiş,özgür düşünceden yana,inanç özgürlüğüne dayalı devlet kurumları kurulmuş ve 1789 Fransız ihtilali ile laiklik toplum ve devlet kurumlarında etkinlik kazanmıştır.
***
Laikliği tartışacak değilim,Gençlik yıllarımdan itibaren sola,sosyal demokrasiye gönül vermiş biri olarak laikliği tartışmayı yersiz bulurum.
Çünkü laiklik çağdaş bir yaşam sunmakla birlikte insana saygınlık da kazandırmaktadır.
Ülkemizde tartışılan laiklik, genel anlamda “Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” şeklinde tanımlanmaktadır.
Laikliğin var oluşu din ve devlet ilişkileri sonucuna dayandığına göre en anlamlı,içerik olarak dolu tanımlamalardan biri de “Azınlık haklarının teminat altına alınması” olması gerekmez mi?
***
Bir toplumda farklılık içeren inançların ve etnik kimliklerin varlığı kaçınılmazdır.
İktidar erkini elinde bulundurmayan bu azınlıkların varlıklarını sürdürebilmeleri iktidar kanadının insafına terk edilmiştir.
Azınlıkların asimilasyona maruz kalmaması,inançlarını ve etnik kimliklerini koruyabilmelerinin tek yolu din ve devlet işlerini ayıran laikliktir.
Yaşanan din savaşları tarih boyunca derin acılara ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olurken insanlık tarihi,laikliğin benimsenmesi ile birlikte din savaşlarından uzaklaşmaya başladığını görüyoruz.
***
Günümüzde laiklik,sosyal hukuk devletlerinde insanların inanç özgürlüğünün kısıtlanması düşünülmediği gibi inanmama veya tarafsız kalma haklarının da olduğu kabul edilse de bu olumlu gelişmelere paralel olarak birtakım sıkıntılarında beraberinde geldiğini kabul etmeliyiz.
Laikliğin gereği inançlara saygı olduğuna göre 1980 sonrası ülkemizde “inançlara saygılı laiklik” gibi kavram kargaşasına sebep olabilecek anlamlar yüklenen tanımlamalardan kendimizi nedense kurtaramıyoruz.
***
Acaba bu tür tanımlamalarla,kendilerini diğer laik çevrelerden farklı mı göstermek istiyorlar.
Eğer öyle ise işin vehametinin daha ileri boyutlarda olduğunu düşünüyorum.
Çünkü,laikliğe karşı dini temele dayalı devlet yapısından yana olan birtakım çevreler laikliğin kendilerine tanımış olduğu inanç özgürlüğünü sınırsız bir şekilde kullanmak isterler ve kullanıyorlar da.
Bu zihniyet diğer bireylerin özgürlüklerinin kısıtlanmasına sebep olur ki kabul edilmesi asla mümkün değildir.
Kamu yaşamımın gerekliliği noktasında ödün verilmemesi temel bir anlayış olarak benimsenmelidir.
***
Özellikle son çeyrek yüzyılda ülkemizde inanç özgürlükleri cemaat ilişkileri çerçevesinde yaşandığı ve laiklik anlayışının ve devlet kurumlarının tahribata uğradığı görülmektedir.
İnsanlar, inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için cemaat ilişkilerinden kendilerini uzak tutmalı,özgürce bireysel inançlarını yaşamalıdırlar.
Bireyler,inançları,cinsiyetleri,sınıfsal konumları ve etnik kimlikleri sebebiyle baskı altına alınamayacakları gibi bunların açıklanması kendi tercihlerine bırakılmalıdır.
***
Laikliğe bakış çerçevesinde laikliğin çeşitlendirilmesi ve laikliğe farklı kavramlar yüklenmesinin doğru bir tercih olmadığını düşünüyorum.
Toplumun laiklik konusundaki düşüncelerinin erozyona uğraması ile birlikte olmazsa olmazımız olan laikliğin siyasi ranta dönüştürme çabalarından uzak durulması doğru bir tercih olacaktır.
Sizlerle paylaşmaya çalıştığım bu laiklik anlayışı sadece bana has olmayıp belirli çevreler tarafından kabul gören,benimsenen,kendimce doğruluğuna inandığım ve laikliğe bakış açımı şekillendiren değerlendirmelerdir.
Bu ülkede kavram kargaşasına sebep olduğuna inandığım “inançlara saygılı laiklik” çıkışına istinaden anladığım tek şey inançlara saygısız bir laiklik gibi bir ucube anlayışın olduğu iddiasıdır.
Ben bu tür bir laiklik anlayışının nasıl olabileceğini bilmiyorum.
Birileri, bunu bana anlatırsa sevinirim! Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
