Koç City
merkez

Köy Enstitüleri Destanı...

Duyuru İlan (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 17.04.2012 - 10:55, Güncelleme: 01.09.2022 - 17:05 3364+ kez okundu.
 

Köy Enstitüleri Destanı...

Yıl 1940, Genç Türkiye cumhuriyetinin kök saldığı yıllar. 1929 Dünya ekonomik buhranı ve ülkeler üzerindeki etkileri yetmezmiş gibi 1939’da 2.dünya savaşının patlak vermesi ile birlikte tüm dünya dengelerinin alt üst olması.   Bu zor koşullarda bile ülke çapında ciddi bir eğitim hamlesinin hayata geçirilme iddiası takdire şayan bir cesaret örneği.   Nüfusun ezici çoğunluğu kırsalda yaşayan ve okuma yazma oranı %5 ler’ de seyir halinde  iken böyle bir projenin hayata geçirilmesi doğrusu hem çok anlamlı hem de çok heyecan verici.   Gelin, ülkemizin kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğuna-olacağına inandığımız Köy Enstitüleri ile ilgili ansiklopedik bilgileri kısaca paylaşalım.   Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra Cumhurbaşkanı olan “İsmet İnönü’nün himayesi altında, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in yönetiminde ve İsmail Tonguç’un sınırsız çabaları” sonucu Köy Enstitüleri hayat buldu.   İnanmak başarmanın yarısı olduğu söylenir.Bu kadronun zaten inanç sorunu yoktu.Öyle ise sorun da yok demektir.   Köy enstitülerinin yerleri belirlenirken tarım arazilerinin yoğunlukta olduğu bölgeler belirleyici olmuş olup 21 bölgede okul açılmasına karar verilmiş.   Bu okullarda hem örgün eğitim hem de tarıma dayalı ve tarım teknikleri bilgilerinin uygulamalı olması öngörülmüştür. Çünkü köylerden toplanacak olan zeki çocuklar bu okullarda eğitilip öğretmen olarak yine köylere dönüşleri hedeflenmekte idi.   Kitaba ve deftere dayalı eğitimden ziyade “iş için,iş içinde eğitim” ilkesinin hakimiyeti gözle görülebilen somut bir gerçek olarak ortaya çıkmış idi.   Çünkü bu okulların her birinin kendilerine ait,tarlaları,bağları,besi hayvanları,arı kovanları, atölyeleri olması ve buralarda ve bunlar üzerinde ders verilmesi dünyada sadece ülkemize has bir eğitim programının uygulanması idi.   Ne oldu da Köy Enstitülerinin ömrü bu kadar kısa sürdü?   Başta söylemiştik,2. dünya savaşının dünya dengelerini yerle bir ettiğini. Savaşa girmemeyi başaran Genç Türkiye cumhuriyeti, savaş sonucunda oluşan manzara karşısında başarısını sürdürmesinin zorluğu aleni bir şekilde görülmekte idi.     Böyle bir ortamda savaşın galibi olan Sovyetler Birliği, Türkiye’den Ardahan, Artvin ve Kars’ın yanı sıra Boğazlarda askeri üs talebinde bulunuyordu.   Kabul edilmesi mümkün olmayan bu taleplere karşı bir duruş sergileyebilmek tek başına mümkün olmadığı gerçeği ile yüz yüze kalan bir yönetimin içine düştüğü çıkmaz doğrusu çok can yakıcı.   Karşı hamle olarak Türkiye ABD’den yardım talebinde bulunmakta ve Truman yardımı karşılığında, demokrasiye geçiş için serbest seçimlerin yapılması,Milli şefliğin ve Beş yıllık kalkınma planlarının rafa kaldırılması ve Sovyet sistemine benzerliklerinden dolayı Köy Enstitülerinin kapatılması talebi ile karşı karşıya kalındı.    Tüm bu gelişmelerin dışında Köy Enstitülerinin Komünist örgütlenmesi olarak görülmesi, kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim görmelerinden dolayı bel altı vurmaya yönelik kampanyalarının yürütülmesi ve baskıların her alanda artması okulların özünü yitirmesine sebep olmuştur.   Son tahlilde Köy Enstitüleri’nin müfredatında parti içi bazı milletvekillerinin girişimleri ile yapılan değişiklikler okulların amacı dışına çıkmasına  sebep olduğundan 1945 yılında bir daha açılmamak üzere kapatılmalarına karar verilmiştir.    Gençlik yıllarında zaman zaman düşünmüşümdür, bu köy enstitüleri gerçekten anlatıldığı gibi önemli mi idi, yoksa biz mi ona böyle bir anlam katıyorduk? Bu soruya cevap olması açısından yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşarak yazıma son vermek istiyorum.   90’lı yılların ilk yarısı olduğunu tahmin ediyorum. Yaz veya bahar günleriydi.Ankara’dan – Gönen’e bir kurultay dönüşü otobüsteki yol arkadaşım Köy enstitüleri mezunu emekli bir öğretmen idi. Sekiz saatlik yolculukta birkaç saatimizi Köy Enstitüleri üzerine konuşmakla geçirdik.    Tüm kuşkularımı, endişelerimi gidermiş olduğumu söyleyebilirim. Anlatırken  gözlerindeki parıltıyı görmeliydiniz.Eğitim sisteminin yaşadığı sorunlar yumağına karşı ürettikleri değerlerin  heba olduğu gerçeği ile yüzleşmelerinin yarattığı travma yüzünde okunuyordu.   Sevgili hocamın,gözlerinden dökülen gözyaşlarının beni de duygulandırdığı ve ağlamamak için kendimi zor tuttuğumu hatırlıyorum.    Şahsen ben çevremde çok kez duyduğum olmuştur, matbaanın Osmanlı’ya 200 yıl geç geldiğini. Geç gelişinin, Batı Avrupa ülkeleri ile olan gelişmişlik farkının sebebi olarak gösterilirken bende hep etkisinin olduğuna inanmışımdır.   Ama inandığım bir şey daha var ki, sevgili hocamı dinledikten sonra  köy enstitülerinin kapanmasına sebep olanların asla affedilmemeleri gerektiği. Çünkü gelişmekte olan bir ülkeye bundan daha büyük bir kötülük yapılamazdı.         Ya kapatılmasaydı?   İnancım odur ki,her alanda bu günkü Batı Avrupa ülkeleri ile aynı kulvarda yarışan bir ülke olurduk, başka ne olabilirdi ki.Saygılarımla.   Hasan TEMEL               hasan@temel.us

Yıl 1940,

Genç Türkiye cumhuriyetinin kök saldığı yıllar.

1929 Dünya ekonomik buhranı ve ülkeler üzerindeki etkileri yetmezmiş gibi 1939’da 2.dünya savaşının patlak vermesi ile birlikte tüm dünya dengelerinin alt üst olması.

 

Bu zor koşullarda bile ülke çapında ciddi bir eğitim hamlesinin hayata geçirilme iddiası takdire şayan bir cesaret örneği.

 

Nüfusun ezici çoğunluğu kırsalda yaşayan ve okuma yazma oranı %5 ler’ de seyir halinde  iken böyle bir projenin hayata geçirilmesi doğrusu hem çok anlamlı hem de çok heyecan verici.

 

Gelin, ülkemizin kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğuna-olacağına inandığımız Köy Enstitüleri ile ilgili ansiklopedik bilgileri kısaca paylaşalım.

 

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra Cumhurbaşkanı olan “İsmet İnönü’nün himayesi altında, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in yönetiminde ve İsmail Tonguç’un sınırsız çabaları” sonucu Köy Enstitüleri hayat buldu.

 

İnanmak başarmanın yarısı olduğu söylenir.Bu kadronun zaten inanç sorunu yoktu.Öyle ise sorun da yok demektir.

 

Köy enstitülerinin yerleri belirlenirken tarım arazilerinin yoğunlukta olduğu bölgeler belirleyici olmuş olup 21 bölgede okul açılmasına karar verilmiş.

 

Bu okullarda hem örgün eğitim hem de tarıma dayalı ve tarım teknikleri bilgilerinin uygulamalı olması öngörülmüştür.

Çünkü köylerden toplanacak olan zeki çocuklar bu okullarda eğitilip öğretmen olarak yine köylere dönüşleri hedeflenmekte idi.

 

Kitaba ve deftere dayalı eğitimden ziyade “iş için,iş içinde eğitim” ilkesinin hakimiyeti gözle görülebilen somut bir gerçek olarak ortaya çıkmış idi.

 

Çünkü bu okulların her birinin kendilerine ait,tarlaları,bağları,besi hayvanları,arı kovanları, atölyeleri olması ve buralarda ve bunlar üzerinde ders verilmesi dünyada sadece ülkemize has bir eğitim programının uygulanması idi.

 

Ne oldu da Köy Enstitülerinin ömrü bu kadar kısa sürdü?

 

Başta söylemiştik,2. dünya savaşının dünya dengelerini yerle bir ettiğini.

Savaşa girmemeyi başaran Genç Türkiye cumhuriyeti, savaş sonucunda oluşan manzara karşısında başarısını sürdürmesinin zorluğu aleni bir şekilde görülmekte idi.  

 

Böyle bir ortamda savaşın galibi olan Sovyetler Birliği, Türkiye’den Ardahan, Artvin ve Kars’ın yanı sıra Boğazlarda askeri üs talebinde bulunuyordu.

 

Kabul edilmesi mümkün olmayan bu taleplere karşı bir duruş sergileyebilmek tek başına mümkün olmadığı gerçeği ile yüz yüze kalan bir yönetimin içine düştüğü çıkmaz doğrusu çok can yakıcı.

 

Karşı hamle olarak Türkiye ABD’den yardım talebinde bulunmakta ve Truman yardımı karşılığında, demokrasiye geçiş için serbest seçimlerin yapılması,Milli şefliğin ve Beş yıllık kalkınma planlarının rafa kaldırılması ve Sovyet sistemine benzerliklerinden dolayı Köy Enstitülerinin kapatılması talebi ile karşı karşıya kalındı. 

 

Tüm bu gelişmelerin dışında Köy Enstitülerinin Komünist örgütlenmesi olarak görülmesi, kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim görmelerinden dolayı bel altı vurmaya yönelik kampanyalarının yürütülmesi ve baskıların her alanda artması okulların özünü yitirmesine sebep olmuştur.

 

Son tahlilde Köy Enstitüleri’nin müfredatında parti içi bazı milletvekillerinin girişimleri ile yapılan değişiklikler okulların amacı dışına çıkmasına  sebep olduğundan 1945 yılında bir daha açılmamak üzere kapatılmalarına karar verilmiştir. 

 

Gençlik yıllarında zaman zaman düşünmüşümdür, bu köy enstitüleri gerçekten anlatıldığı gibi önemli mi idi, yoksa biz mi ona böyle bir anlam katıyorduk?

Bu soruya cevap olması açısından yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşarak yazıma son vermek istiyorum.

 

90’lı yılların ilk yarısı olduğunu tahmin ediyorum. Yaz veya bahar günleriydi.Ankara’dan – Gönen’e bir kurultay dönüşü otobüsteki yol arkadaşım Köy enstitüleri mezunu emekli bir öğretmen idi.

Sekiz saatlik yolculukta birkaç saatimizi Köy Enstitüleri üzerine konuşmakla geçirdik. 

 

Tüm kuşkularımı, endişelerimi gidermiş olduğumu söyleyebilirim. Anlatırken  gözlerindeki parıltıyı görmeliydiniz.Eğitim sisteminin yaşadığı sorunlar yumağına karşı ürettikleri değerlerin  heba olduğu gerçeği ile yüzleşmelerinin yarattığı travma yüzünde okunuyordu.

 

Sevgili hocamın,gözlerinden dökülen gözyaşlarının beni de duygulandırdığı ve ağlamamak için kendimi zor tuttuğumu hatırlıyorum. 

 

Şahsen ben çevremde çok kez duyduğum olmuştur, matbaanın Osmanlı’ya 200 yıl geç geldiğini.

Geç gelişinin, Batı Avrupa ülkeleri ile olan gelişmişlik farkının sebebi olarak gösterilirken bende hep etkisinin olduğuna inanmışımdır.

 

Ama inandığım bir şey daha var ki, sevgili hocamı dinledikten sonra  köy enstitülerinin kapanmasına sebep olanların asla affedilmemeleri gerektiği. Çünkü gelişmekte olan bir ülkeye bundan daha büyük bir kötülük yapılamazdı.      

 

Ya kapatılmasaydı?

 

İnancım odur ki,her alanda bu günkü Batı Avrupa ülkeleri ile aynı kulvarda yarışan bir ülke olurduk, başka ne olabilirdi ki.Saygılarımla.

 

Hasan TEMEL               hasan@temel.us

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gophaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana suriyeli escort Çukurova suriyeli escort Seyhan suriyeli escort Ankara suriyeli escort Mamak suriyeli escort Etimesgut suriyeli escort Polatlı suriyeli escort Pursaklar suriyeli escort Haymana suriyeli escort Çankaya suriyeli escort Keçiören suriyeli escort Sincan suriyeli escort Antalya suriyeli escort Kumluca suriyeli escort Konyaaltı suriyeli escort Manavgat suriyeli escort Muratpaşa suriyeli escort Kaş suriyeli escort Alanya suriyeli escort Kemer suriyeli escort Bursa suriyeli escort Eskişehir suriyeli escort Gaziantep suriyeli escort Şahinbey suriyeli escort Nizip suriyeli escort Şehitkamil suriyeli escort İstanbul suriyeli escort Merter suriyeli escort Nişantaşı suriyeli escort Şerifali suriyeli escort Maltepe suriyeli escort Sancaktepe suriyeli escort Eyüpsultan suriyeli escort Şişli suriyeli escort Kayaşehir suriyeli escort Büyükçekmece suriyeli escort Beşiktaş suriyeli escort Mecidiyeköy suriyeli escort Zeytinburnu suriyeli escort Sarıyer suriyeli escort Bayrampaşa suriyeli escort Fulya suriyeli escort Beyoğlu suriyeli escort Başakşehir suriyeli escort Tuzla suriyeli escort Beylikdüzü suriyeli escort Pendik suriyeli escort Bağcılar suriyeli escort Ümraniye suriyeli escort Üsküdar suriyeli escort Esenyurt suriyeli escort Küçükçekmece suriyeli escort Esenler suriyeli escort Güngören suriyeli escort Kurtköy suriyeli escort Bahçelievler suriyeli escort Sultanbeyli suriyeli escort Ataşehir suriyeli escort Kağıthane suriyeli escort Fatih suriyeli escort Çekmeköy suriyeli escort Çatalca suriyeli escort Bakırköy suriyeli escort Kadıköy suriyeli escort Avcılar suriyeli escort Beykoz suriyeli escort Kartal suriyeli escort İzmir suriyeli escort Balçova suriyeli escort Konak suriyeli escort Bayraklı suriyeli escort Buca suriyeli escort Çiğli suriyeli escort Gaziemir suriyeli escort Bergama suriyeli escort Karşıyaka suriyeli escort Urla suriyeli escort Bornova suriyeli escort Çeşme suriyeli escort Kayseri suriyeli escort Kocaeli suriyeli escort Gebze suriyeli escort İzmit suriyeli escort Malatya suriyeli escort Manisa suriyeli escort Mersin suriyeli escort Yenişehir suriyeli escort Mezitli suriyeli escort Erdemli suriyeli escort Silifke suriyeli escort Akdeniz suriyeli escort Anamur suriyeli escort Muğla suriyeli escort Bodrum suriyeli escort Milas suriyeli escort Dalaman suriyeli escort Marmaris suriyeli escort Fethiye suriyeli escort Datça suriyeli escort Samsun suriyeli escort Atakum suriyeli escort İlkadım suriyeli escort Adıyaman suriyeli escort Afyonkarahisar suriyeli escort Ağrı suriyeli escort Aksaray suriyeli escort Amasya suriyeli escort Ardahan suriyeli escort Artvin suriyeli escort Aydın suriyeli escort Balıkesir suriyeli escort Bartın suriyeli escort Batman suriyeli escort Bayburt suriyeli escort Bilecik suriyeli escort Bingöl suriyeli escort Bitlis suriyeli escort Bolu suriyeli escort Burdur suriyeli escort Çanakkale suriyeli escort Çankırı suriyeli escort Çorum suriyeli escort Denizli suriyeli escort Diyarbakır suriyeli escort Düzce suriyeli escort Edirne suriyeli escort Elazığ suriyeli escort Erzincan suriyeli escort Erzurum suriyeli escort Giresun suriyeli escort Gümüşhane suriyeli escort Hakkari suriyeli escort Hatay suriyeli escort Iğdır suriyeli escort Isparta suriyeli escort Kahramanmaraş suriyeli escort Karabük suriyeli escort Karaman suriyeli escort Kars suriyeli escort Kastamonu suriyeli escort Kırıkkale suriyeli escort Kırklareli suriyeli escort Kırşehir suriyeli escort Kilis suriyeli escort Konya suriyeli escort Kütahya suriyeli escort Mardin suriyeli escort Muş suriyeli escort Nevşehir suriyeli escort Niğde suriyeli escort Ordu suriyeli escort Osmaniye suriyeli escort Rize suriyeli escort Sakarya suriyeli escort Siirt suriyeli escort Sinop suriyeli escort Sivas suriyeli escort Şanlıurfa suriyeli escort Şırnak suriyeli escort Tekirdağ suriyeli escort Tokat suriyeli escort Trabzon suriyeli escort Tunceli suriyeli escort Uşak suriyeli escort Van suriyeli escort Yalova suriyeli escort Yozgat suriyeli escort Zonguldak suriyeli escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.