Kürt Sorunu Üzerine Birkaç Söz
Kürt Sorunu Üzerine Birkaç Söz
İlk görüldüğünde bir avuç eşkıya dendi,önemsenmedi.İnandık toplum olarak,belki bizde önemsemedik.
Koca devlet bir avuç eşkıya ile baş edemeyecek değildi ya!
Dile kolay otuz yılı aşkın süredir iktidara gelen her hükümet PKK uzatmaları oynuyor kandırmacaları ile karşımıza çıktı.
Sonuç malum.
Bırakın terörün bitmesini,can almaların yani katliamların kitlesel hale gelmesi, artık toplumda infial yaratmakta.
Yıllarca çözüm üretmek yerine var olan duruma isim koymakta bile zorlandığımız ve yaşadığımız polemikler, hala güncelliğini korumakta.
Kimi adına kürt sorunu,kimi terör,kimide pkk sorunu dedi.Bir kesimde Güneydoğu sorunu olarak adlandırdı.
Bir gurupta var ki Kürtlerin varlığını dahi kabul etmezken sadece terör penceresinden baktığı bilinmekte.
Artık bu anlamsız kayıkçı kavgasını bir kenara bırakalım ve bu terör belasından nasıl kurtuluruz noktasında ülke olarak top yekün çözüm önerilerinde mutabakat sağlayarak acıların dinmesini sağlayalım.
Kendimizi Avrupa’nın bir parçası olarak gördüğümüze göre geçmişte Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdikleri eylemlerle kendi varlıklarını fazlasıyla hissettiren terör örgütleri olmuştur.
Örneğin, Almanya’da Baader Meinhof, İtalyada Kızıl Tugaylar,İspanyada ETA ve İrlanda da IRA gibi.
Bunların her biri zaman zaman etkin eylemler yapmış olmalarına rağmen kararlı mücadele sonucunda güçlerinin minimum seviyelere indirgenebildiğini biliyoruz.
Bu örgütlerin hiçbirinin ülkemizde var olan PKK terörü kadar yoğunluklu bir kavga içine girdiklerini de söylememiz imkansız.
Nedeni de Batı Avrupa ülkelerinin, terörle mücadelede ortaya koydukları yöntemlerin başarılı olmasından başka ne olabilir ki.
Bizde ülkemize has doğru yöntemleri bularak acilen uygulamaya sokmalıyız.
Aslına bakarsanız çözüm noktasında söylenecek hiçbir şey kalmadı bu ülkede neredeyse.
Önemli olanın bu söylenenlerin derlenerek bir paket halinde uygulamaya konma ihtiyacı var.
Bu geniş kapsamlı çözüme yönelik çalışmalar maalesef mevcut AKP iktidarI tarafından yürürlüğe konamadı ve açılım safsatalarıyla bugünlere gelindi.
Eğer bu coğrafyada yaşayan bir kısım yurttaşlarımız kimlik sorunu yaşadıkları iddiası içinde iseler,
Eğer yoksulluğun ve demokratik olmayan yöntemlerin uygulanmasının terör örgütüne kaynak oluşturduğu algısı içinde iseler,
Ve her sabah, şehit haberlerini duyma endişesiyle uyanan yurttaşlarımız, akan kanın derhal durdurulması özlemi içinde iseler,
ki,bu isteklerin her biri sabit olup bu sorunun üç boyutlu olduğunu görememek için kör olmak gerekir.
(Kimlik sorunu+Ekonomik sorun+Terör sorunu ) = Kürt sorunu.
Bu üç temel sorun ciddi anlamda ele alınıp çözüme yönelik çalışmalar yapılabildiği ölçüde terörün minimize edilebileceğine inanıyorum.
CHP Genel Başkanı Sn.Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncelikli olarak AKP ile çözüm yöntemleri noktasında temas kurması ve sorumluluk alması devlet adamlığının bir gereği ve sosyal demokrat bir siyasal duruşun göstergesidir.
Bir tarafta 40.000 yurttaşımızın bir hiç uğruna teröre can vermiş olması ve diğer yanda bugün sorunun adı üzerinde bile uzlaşmaz tavır sergileyenler ve sorun üzerinden siyasi rant elde etme peşinde koşanların hezeyan içinde oldukları gerçeği ile yüz yüzeyiz.
Dileğim,adı üzerinde tartışmaların bir kenara bırakılması ve yukarıda başlık halinde açıkladığımız bu üç temel sorunun detaylı bir şekilde irdelenmesi ve bunların bileşkesi olan Kürt sorununun çözüme kavuşturulması ve anaların gözyaşlarının dindirilmesidir. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

