Proletarya Düğünleri !
Proletarya Düğünleri !
Biraz ilgili olan herkes 1 Mayıs’ın tarihçesini iyi kötü bilir. Bu köşede uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.
Yalnız bir noktaya değinmeden de geçmek istemiyorum.
1 Mayıs için işçinin emekçinin bayramı diyoruz. Gelişmiş batı toplumlarında bu bayram bir karnaval şeklinde kutlanırken ülkemizde neden bir şölen havasında kutlanamaz.
Bizde 1 Mayıs günleri adeta terör, kan, gözyaşının sel olduğu günler olarak anılmakta..
Daha doğrusu, toplumun bu şekilde algılanması arzu edilmekte.
Sanki 1 Mayıs sadece solcuların, komünistlerin kutladığı bir bayram. Fakat tarihçesi bu düşünceyi yalanlamakta. Özünde çalışanların yani üretenlerin bayramı olduğunu göstermekte.
Oysa emekçi sınıf sadece sol kesimden oluşmamakta. Nicelik olarak bizim gibi gelişmekte olan toplumlarda solcu emekçilerin azınlıkta oldukları da bir gerçek.
Emeğin dili tek olduğuna göre neden sağcı emekçiler bu dayanışmayı yol arkadaşlarından esirgerler?
Şahsen ana sebep olarak her toplumsal olayda olduğu gibi bunda da demokrasi kültürünün yeterince özümsenememesi yatmaktadır.
Buna paralel olarak demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasal partilerin de bundan nasibini fazlasıyla aldığını söyleyebiliriz.
Demokratik, çok partili siyasal sistemlerde partiler genelde kitle partileri olarak kurulmuş olup her siyasal partinin aslında ağırlıklı olarak toplumsal bir sınıfa dayandığını ve bu sınıfın hizmetinde olduğunu biliriz.
Ama gelişmemiş toplumlarda sağ partilerin, bırakın liberal olabilmelerini, sosyal demokrat olduğu iddiası içinde olan partiler bile çağdaş batı Avrupa ülkelerindeki liberaller kadar özgürlükçü olamamaktadırlar.
Bizde partiler, demokrasiden, gelişimden, özgürlükten ziyade gerilimden beslenme yolunu tercih etmektedirler.Bu da toplumsal barışın sağlanmasına engel teşkil etmektedir.
Fakat egemen çevreler, emeğin küreselleşmesini önlemek için yarattığı korku sayesinde emekçilerin dayanışma kavgasını etkisizleştirmeye çalışmaktadırlar.
Yıllardır uygulanan politikalar, 1 Mayısların kitlesel olarak kutlanmasına engel oluşturmuş ve katılımcıların devlete başkaldıran asiler olarak görülmesine sebep olmuştur.
Şüphesiz ki bundan fayda sağlamaya çalışan ve işçi-emekçi bayramını provake eden kesimler de olabilir.
Devletin görevi bu provakasyonlardan dolayı bayramın kutlanmasını yasaklamak değil kutlama ortamını sağlamak olmalıdır..
Son iki yıldır kutlanan 1 Mayıs emek bayramlarına olan katılım katlanarak artmaktadır.
Bu sevindirici olmakla birlikte ayrıca toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir etken olacaktır.
Kalabalıkların her yıl daha da artması umut verici olup 1 Mayıs’ların, ortak dil birliği içinde olan tüm emekçiler tarafından ortak dayanışma günü olarak kutlanmasını sağlamak gibi tarihsel bir görevle karşı karşıya oldukları asla unutulmamalıdır.
Ve olursa proletarya düğünleri böyle olur dedirtecek kadar tüm güzelliklerin sergilenmesi herkesi mutlu edecektir.
Başta çalışanlar olmak üzere tüm halkımızın 1 Mayıs emek ve dayanışma bayramını kutluyorum. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

