SİYASET SAHNESİ.
SİYASET SAHNESİ.
Nerede olursak olalım.
Hangi konumda olursak olalım, siyasetin içindeyizdir.
Siyaset ve siyasetçi hakkında fikrimiz vardır.
Nasıl ediniriz bu fikirleri gördüklerimizden duyduklarımızdan.
Peki!
Görmemiz ve duymamız için belli bir mesafede olmamız gerekiyor.
Bu mesefenin uzunluğu ve yakınlığı bilgilerimizin doğruluğunu etkiliyor.
Dolayısıyla fikirlerimizi de.
Örnek mi?
Tiyatrodayız, koltukta oturmuş oyunu izliyoruz.
Her yer karanlık sadece sahne aydınlık.
Dikkatimiz sadece sahnede.
Oyunun karakterleri var sahnede .Hacıvat, Karagöz, Kral Uşak iyi, kötü, v.s. bunları görüyoruz.
İyiyi seviyor, kötüye, üç kağıtçıya kızıyoruz.
Peki ne görmüyoruz?
Salonda olan binlerce katılımcıyı. O insan yola cıkmış, evinden ayrılmış, bir vasıtaya binmiş rısk almış, yağmur çamur demeden oraya gelmiş.
Zamanını vermiş, onunla orası canlı bir yer olmuş.
Bütün bunları görmeyiz çünkü onlar sessizce maddi, manevi desteklerini verirler.
Onları fark etmeyiz. Onlar hakkında bir fikrimiz yoktur. Takdir etmeyiz onları.
Dedik ya fark etmeyiz bile bu insanları.
Siyasetteki algımızda böyle işte.
Sahnede olanı görürüz. Bize gösterileni…
Gördüklerimiz kadardır fikirlerimiz.
Siyaset hakkındaki fikirlerimizde böyle oluşur işte.
Neyi görürüz: sahnede olanı üzerine ışık tutulanı.
Siyasetinde binlerce fark edilmeyeni vardır. Onlar bir şey istemezler kendileri için.
Toplum içinde faydalı birey olmak için teşkilat disiplini içinde çalışırlar.
Takdir edilmezler hatta çok istekte bulunuyorsun diye azar bile işitirler.
Bulunduğunuz yerden sağınıza ve solunuz bakın pozisyon değiştirin.
Siyasetçi hakkındaki düşüncelerinizde devrim olacak.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

