Siyaset ve spordan uzak durmak!
Siyaset ve spordan uzak durmak!
Yıllar önce bir dostumdan duyduğum tavsiyesi idi.
“Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorsan spordan ve siyasetten uzak duracaksın” demişti.
Gençliğinde amatörce spor yapan ve siyasetle yakından ilgilenen birinin, bu tavsiyeye kulak vermesi ve ona göre davranış belirlemesi olası değil.
Bende bir espri olarak kabul edip nedenini sormamıştım.
Ama, aradan yıllar geçse de bu tavsiye hafızamda yer ettiğine göre, dikkatimi çeken bir söylem olduğunu zaman içinde daha iyi anlama fırsatını buldum.
Birtakım yaşanmışlıklar sonucunda bu kanaatin oluştuğunu düşündüğümden bunu irdeleme gereği duydum.
Çünkü, hayatımın önemli bir bölümünü kapsayan siyaset ve sporun, uzak durulacak uğraşlar olmasını gerektiren etkenlerin neler olabileceği sorusuna yanıt bulmalıyım.
Öncelikle bu kanaat’e ulaşan dostumun yaşamına, spor ve siyasetin girmiş olma olasılığının yüksek olduğuna inanıyorum.
Gördüğü çirkinliklerin, yaşamın olmazsa olmazları, olması gereken bu iki uğraşın olumsuzluklarını günümüz koşullarına göre ortaya koyabilirsek sanırım sonuca ulaşırız.
Öncelikle sporu ele alacak olursak,sporun yaşam içinde insan sağlığı için önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz.
Fakat bu düşünce söylemde kalıp amatör sporlar bile kıyasıya bir yarış içinde cereyan etmekte ve kabul edilemez çirkinliklerin yaşandığı ortamlar oluşmakta.
Her geçen gün amatör ruhun erozyona uğraması sonucu spor dallarının, özellikle futbol basketbol gibi kolların bir endüstri haline dönüşmesi, insan sağlığından ziyade ekonomik kazanımların öne çıkmasına sebep olmaktadır.
Zaman zaman gazetelerin spor sayfalarında okuruz.Herhangi bir takımın 14-15-16 yaş kategorilerinde şampiyon olduğu yazılır.
O ana kadar bu çocukların emeklerine yer vermeyen medyanın bu şampiyonluk haberi ile yetinmesi ülkemiz açısından spora verilen değerin bir karşılığı değil de nedir.
Oysa bu yaşlarda yarışmacı bir kimlik içinde bu çocukların spor yapmaları bana çok anlamsız gelmektedir.
Bir de bu çocukların hepsinin öğrenci olmaları , antrenman ve ders saatlerinin çakışması sonucu eğitimlerinden geri kaldıkları iyi bilinmekle birlikte yetkililerin bu sorunlara çare üretmemeleri düşündürücü.
Ayrıca spor hocalarının bir kısmının başarıyı ön planda tutmaları çocukların eğitimden geri kalmalarına ön ayak olmakla birlikte, spordan para kazanan bir kişi olabilmenin şansını yakalayanların, çok sınırlı olduğu gerçeği ile yüz yüze kalmaktadırlar.
Tüm bu olumsuz gelişmeler pırıl pırıl olan bu gençlerin meslek edinmekten yoksun gelecek kaygısı taşıyan bireylere dönüştüğünü görmek zor olmasa gerek.
Siyaseti irdeleyecek olursak,bu satırlarda ülkemizdeki işleyişin ne tür çirkinlikler içerdiğini sizlerle çok kez paylaştık.
Tekrar olmaması için değinmeye gerek yok diye düşünüyorum.
Yaşamımızın olmazları olması gereken bu iki etkinliğe karşı toplum olarak seyirci kalma görüntümüzün düşündürücü olduğuna inanıyorum.
Bu konuda yetkililerin acil çözümler üretmeleri her duyarlı yurttaşın dileği olsa da görünen o ki çözüm noktasında daha çok yol kat etmemiz gerekmektedir.
Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

