SP: İdo'da Sabah Oldu, Günaydın Sayın Topbaş!
Duyuru İlan
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
29.06.2012 - 21:49, Güncelleme:
01.09.2022 - 17:05 2510+ kez okundu.
SP: İdo'da Sabah Oldu, Günaydın Sayın Topbaş!
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer imzalı açıklama şöyle:
Yaz dönemi yurdumuzda tatil hareketliliğinin daha çok yaşandığı bir mevsimdir. Tatil yollarına düşen vatandaşlarımız her türlü ulaşım aracını kullanarak en sağlıklı bir şekilde gidecekleri yere ulaşmayı hedeflerler. Deniz yolu ulaşımı da bu noktada önemli bir yer tutar.
Kamuoyu günlerdir deniz ulaşımının önde gelen aktörlerinden biri olan İDO tarafından yapılan yanlış uygulamaları tartışıyor. Tartışmaların dozajı artınca, İBB Başkanı Kadir TOPBAŞ bir açıklama yaparak İDO’nun uyarılacağını belirtiyor, diğer taraftan ise Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin alternatif bir Deniz taşımacılık şirketi kurma yönünde girişimleri olduğunu duyuyoruz. Yani İDO özelleştirmesi ile yapılan yanlış fark ediliyor ve bir başka belediyeye bu durumun ortadan kaldırılması için bir görev yükleniyor.
Sayın Basın Mensupları
İBB’nin vatandaşımızı getirdiği bu can sıkıcı durum yapılan sağduyulu uyarılara kulak tıkayan bir yönetim tarzının sonucudur. Biz Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı olarak 9 Nisan 2011 tarihinde bu olacakları haber vermiş ve önlem alınması gerektiği yönünde uyarılarımızı yapmıştık. Hem Sayın Topbaş’ın ifadesiyle 3,3 milyar dolara satılması muhtemel İDO 861 milyon dolar gibi değerinin çok çok altında komik bir rakama satılmış, hem de bu acı tablo vatandaşın hak ettiği hizmeti tam anlamıyla alamadığı bir durumu ortaya çıkarmıştır.
Satış işleminden sonra alıcı firmanın uygulamaları sonucu, fiyat politikasındaki adaletsiz yaklaşımlar, hizmet kalitesindeki düşüş, üç kuruş fazla ödeme yapana sağlanan ayrıcalıklar, kamu hizmeti yapması gereken bu kurumu, kar maksimizasyonunu hedefleyen sadece kapitalist bir bakışı ortaya koyan bir yapıya kavuşturmuştur.
Şimdi biz buradan tekrar hatırlatmak istiyoruz.
Yazıktır Sayın Topbaş! Bu uygulamanın neresinde Adalet neresinde Kalkınma var? Sizin kalkınmadan anladığınız bu milletin alın teri ile büyütülen kurumları bir yerlere peşkeş çekmek midir? Elinde bulundurduğu mal varlığı bile, satıldığı fiyatın kat be kat üstünde olan bir kurumu, tüm sağduyulu uyarılara rağmen hangi akla hizmet ile bu kadar rahatlıkla satışa çıkarabildiniz?
Bir diğer konu da İDO işletmelerinde “Alkolsüz Bira” satışının yapılmasıdır. Bakınız Sayın Topbaş, size bir şey hatırlatalım. Belediyenin elinde bulunan sosyal tesisler, 1994 sonrası içki servisi yapılmadığı için halkın tamamı tarafından kabullenildi ve aile ile gidilebilecek yerler olarak görüldü. O tesislerin başarısında bu uygulamanın çok önemli katkıları oldu. Şimdi İDO’da "Alkolsüz bira" satışı yapılıyor. Yeşilay’ın yaptığı araştırmalara göre Alkolsüz olduğu iddia edilen biralarda yüzde 26 alkol var. Böyle bir uygulamaya nasıl onay veriliyor anlamakta güçlük çekiyoruz.
Ayrıca siz İDO özelleştirmesi ile birlikte 1994 öncesine geri dönmüş ve dolaylı da olsa 28 Şubat ruhunu tekrar hortlatmış oldunuz. 28 Şubat sürecinde BÇG gibi yapılanmaların raporlarındaki “Yeşil Sermaye” ayrımcılığını bizlere tekrar hatırlattınız. Nasıl mı? Şimdi gidiniz İDO büfelerine oralarda sadece bir markanın ürünlerini bulabilirsiniz. Biz ülkemiz sanayicisinin ürettiği her markaya saygı duyar ve başarılarını alkışlarız ama ayrımcılık söz konusu olur ve bu basit bir ideolojik değerlendirme izlenimi verirse, buna da bundan önce olduğu gibi karşı çıkarız.
Sayın Topbaş, yukarıda ifade ettiğimiz gibi geçtiğimiz günlerde İDO yöneticilerini çağırmış ve uyarmışsınız. Ne cevap verdiler size bilmiyoruz ama muhtemelen, emriniz olur nerede yanlışımız var düzeltelim, dememişlerdir. Siz ise kamuoyuna, bakınız ben başkan olarak konuya müdahil oldum, demek istiyorsunuz ama kusura bakmayın bu girişiminizden bir sonuç çıkmayacağını siz de biliyorsunuz.
Sayın Topbaş, bir an önce nasıl yapacaksanız yapınız ve bu özelleştirmeyi iptal ediniz. Halkımızı içinde bulunduğu bu durumdan kurtarınız. Hatadan dönmek de erdemdir. Böyle bir girişimde bulunduğunuz takdirde, söz veriyoruz sizi alkışlayacağız. Eğer bunu yapmaz iseniz, biliniz ki halkımızın hukukunu korumak adına üzerimize düşeni yapmaktan asla geri durmayacağız.
Saadet Partisi olarak düzeyli muhalefetin gereği, yapmış olduğunuz hatalı ve eksik işleri tespit ederek yılmadan usanmadan kamuoyunu bilgilendireceğiz. Zaman içerisinde bizim söylediklerimizin gerçekleştiğini görmenin üzüntüsü içerisinde olsak da, hayra motor şerre fren olmaya devam edeceğiz. Oysa siz uyarıları hiç dikkate almadan hareket etmektesiniz. Daha sonra da İDO’nun satışında olduğu gibi yaptığınız hatanın farkına vardığınızda iş işten geçmiş olmaktadır. Umarız İDO’daki bu yanlış özelleştirme tecrübesi İGDAŞ ve hizmet odaklı hareket etmesi gereken belediye teşekküllerinin özelleştirilmesi konusunda sizi uyarmış ve geri adım atmanızı sağlamıştır.
“Atı alan Üsküdar’ı geçti” “Geçti Bor’un pazarı sür merkebi Niğde’ye” gibi atasözlerimizin İDO özelleştirmesi için geçerli olmamasını temenni ediyoruz.
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer imzalı açıklama şöyle:
Yaz dönemi yurdumuzda tatil hareketliliğinin daha çok yaşandığı bir mevsimdir. Tatil yollarına düşen vatandaşlarımız her türlü ulaşım aracını kullanarak en sağlıklı bir şekilde gidecekleri yere ulaşmayı hedeflerler. Deniz yolu ulaşımı da bu noktada önemli bir yer tutar.
Kamuoyu günlerdir deniz ulaşımının önde gelen aktörlerinden biri olan İDO tarafından yapılan yanlış uygulamaları tartışıyor. Tartışmaların dozajı artınca, İBB Başkanı Kadir TOPBAŞ bir açıklama yaparak İDO’nun uyarılacağını belirtiyor, diğer taraftan ise Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin alternatif bir Deniz taşımacılık şirketi kurma yönünde girişimleri olduğunu duyuyoruz. Yani İDO özelleştirmesi ile yapılan yanlış fark ediliyor ve bir başka belediyeye bu durumun ortadan kaldırılması için bir görev yükleniyor.
Sayın Basın Mensupları
İBB’nin vatandaşımızı getirdiği bu can sıkıcı durum yapılan sağduyulu uyarılara kulak tıkayan bir yönetim tarzının sonucudur. Biz Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı olarak 9 Nisan 2011 tarihinde bu olacakları haber vermiş ve önlem alınması gerektiği yönünde uyarılarımızı yapmıştık. Hem Sayın Topbaş’ın ifadesiyle 3,3 milyar dolara satılması muhtemel İDO 861 milyon dolar gibi değerinin çok çok altında komik bir rakama satılmış, hem de bu acı tablo vatandaşın hak ettiği hizmeti tam anlamıyla alamadığı bir durumu ortaya çıkarmıştır.
Satış işleminden sonra alıcı firmanın uygulamaları sonucu, fiyat politikasındaki adaletsiz yaklaşımlar, hizmet kalitesindeki düşüş, üç kuruş fazla ödeme yapana sağlanan ayrıcalıklar, kamu hizmeti yapması gereken bu kurumu, kar maksimizasyonunu hedefleyen sadece kapitalist bir bakışı ortaya koyan bir yapıya kavuşturmuştur.
Şimdi biz buradan tekrar hatırlatmak istiyoruz.
Yazıktır Sayın Topbaş! Bu uygulamanın neresinde Adalet neresinde Kalkınma var? Sizin kalkınmadan anladığınız bu milletin alın teri ile büyütülen kurumları bir yerlere peşkeş çekmek midir? Elinde bulundurduğu mal varlığı bile, satıldığı fiyatın kat be kat üstünde olan bir kurumu, tüm sağduyulu uyarılara rağmen hangi akla hizmet ile bu kadar rahatlıkla satışa çıkarabildiniz?
Bir diğer konu da İDO işletmelerinde “Alkolsüz Bira” satışının yapılmasıdır. Bakınız Sayın Topbaş, size bir şey hatırlatalım. Belediyenin elinde bulunan sosyal tesisler, 1994 sonrası içki servisi yapılmadığı için halkın tamamı tarafından kabullenildi ve aile ile gidilebilecek yerler olarak görüldü. O tesislerin başarısında bu uygulamanın çok önemli katkıları oldu. Şimdi İDO’da "Alkolsüz bira" satışı yapılıyor. Yeşilay’ın yaptığı araştırmalara göre Alkolsüz olduğu iddia edilen biralarda yüzde 26 alkol var. Böyle bir uygulamaya nasıl onay veriliyor anlamakta güçlük çekiyoruz.
Ayrıca siz İDO özelleştirmesi ile birlikte 1994 öncesine geri dönmüş ve dolaylı da olsa 28 Şubat ruhunu tekrar hortlatmış oldunuz. 28 Şubat sürecinde BÇG gibi yapılanmaların raporlarındaki “Yeşil Sermaye” ayrımcılığını bizlere tekrar hatırlattınız. Nasıl mı? Şimdi gidiniz İDO büfelerine oralarda sadece bir markanın ürünlerini bulabilirsiniz. Biz ülkemiz sanayicisinin ürettiği her markaya saygı duyar ve başarılarını alkışlarız ama ayrımcılık söz konusu olur ve bu basit bir ideolojik değerlendirme izlenimi verirse, buna da bundan önce olduğu gibi karşı çıkarız.
Sayın Topbaş, yukarıda ifade ettiğimiz gibi geçtiğimiz günlerde İDO yöneticilerini çağırmış ve uyarmışsınız. Ne cevap verdiler size bilmiyoruz ama muhtemelen, emriniz olur nerede yanlışımız var düzeltelim, dememişlerdir. Siz ise kamuoyuna, bakınız ben başkan olarak konuya müdahil oldum, demek istiyorsunuz ama kusura bakmayın bu girişiminizden bir sonuç çıkmayacağını siz de biliyorsunuz.
Sayın Topbaş, bir an önce nasıl yapacaksanız yapınız ve bu özelleştirmeyi iptal ediniz. Halkımızı içinde bulunduğu bu durumdan kurtarınız. Hatadan dönmek de erdemdir. Böyle bir girişimde bulunduğunuz takdirde, söz veriyoruz sizi alkışlayacağız. Eğer bunu yapmaz iseniz, biliniz ki halkımızın hukukunu korumak adına üzerimize düşeni yapmaktan asla geri durmayacağız.
Saadet Partisi olarak düzeyli muhalefetin gereği, yapmış olduğunuz hatalı ve eksik işleri tespit ederek yılmadan usanmadan kamuoyunu bilgilendireceğiz. Zaman içerisinde bizim söylediklerimizin gerçekleştiğini görmenin üzüntüsü içerisinde olsak da, hayra motor şerre fren olmaya devam edeceğiz. Oysa siz uyarıları hiç dikkate almadan hareket etmektesiniz. Daha sonra da İDO’nun satışında olduğu gibi yaptığınız hatanın farkına vardığınızda iş işten geçmiş olmaktadır. Umarız İDO’daki bu yanlış özelleştirme tecrübesi İGDAŞ ve hizmet odaklı hareket etmesi gereken belediye teşekküllerinin özelleştirilmesi konusunda sizi uyarmış ve geri adım atmanızı sağlamıştır.
“Atı alan Üsküdar’ı geçti” “Geçti Bor’un pazarı sür merkebi Niğde’ye” gibi atasözlerimizin İDO özelleştirmesi için geçerli olmamasını temenni ediyoruz.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

