Tarafsızlık olmak
Tarafsızlık olmak
Zor yıllardı.
Kimilerine göre bir hiç, kimilerine göre de idealleri uğruna, her gün onlarca yurttaşımızın hayatını kaybettiği karanlık bir dönemdi.
Toplumsal muhalefetin başkaldırışına karşı, sistem, kendi çıkarlarını korumak uğruna, şiddetle mukavemette bulunmayı kendinde hak görmüş ve bunun sonucunda ülkemiz adım adım ‘80 darbesine doğru hızla sürüklenmişti.
Bu hızlı tırmanışın sonuçlarının neler olabileceğini iyi bilen aydınlarımızın, kan dökülmesinin durdurulması yönündeki çabaları sonuç vermemekle birlikte, her türlü baskı ve zulme maruz kaldıkları yıllardı.
Ayrıca, demokratik ve bağımsız bir Türkiye için çırpınan üniversiteler, yaşanan kaos ortamından nasibini fazlasıyla almakta, öğrencilerle birlikte öğretim üyeleri de kendilerini yanan ateşin tam ortasında bulmuşlardı.
Bu ortamda lise veya üniversitede okuyan bir öğrencinin tarafsız kalabilmesinin mümkün olması asla düşünülemezdi.
Ama her sabah okula gitmek için evden çıkışta annelerimizin, hiçbir şeye karışma, tarafsız ol gibi nasihatlerinin, suya sabuna dokunmayan, kendisinden başkasını düşünmeyen bir insan profili olarak toplumda yer aldıklarını ve çocuklarının da toplumsal duyarlılıktan uzak, üretimden yoksun, bencil evlatlar olmasını istediklerini kim iddia edebilir.
Lakin, ana yüreği, yaşanan trajik olayların sonuçlarına dayanamadığı içindir ki her zaman olduğu gibi koruyucu kimliğini yansıtmaktan geri kalmamıştır.
Bu iyi bilindiği için de annelerimize bu konuda söz söyleme hakkını kendimizde asla görmemeliyiz.
Asıl sorun bu ülkede eğitimli veya eğitimsiz büyük bir kesimin tarafsız görünme gibi bir çaba içinde olması.
Aslında bu görüntüyü verme becerisi dahi gösterilememesi, samimiyetsizliğin
öne çıkmasına ve insanlar arasında güven duygusunun zedelenmesine sebep olmaktadır.
Oysa, her türlü kötülüğün anasıdır tarafsızlık.
Alman edebiyatçı, Goethe’ nin güzel bir sözü ile yazımı bitirmek istiyorum.
“Samimi olmayı vaat edebilirim ama tarafsız olmayı asla” derken verilmek istenen mesaj, insani yönümüzü ön plana çıkartmakta ve bu anlayışa uygun hareket etme zorunluluğunun insanlığa bir hizmet olarak görülmesine işaret etmekte olduğu inancını taşıyorum.. Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

