Türkiye'nin yüzde 20'si çok zengin, yüzde % 80'i çok fakir...
Duyuru İlan
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
18.09.2012 - 10:02, Güncelleme:
01.09.2022 - 17:05 2844+ kez okundu.
Türkiye'nin yüzde 20'si çok zengin, yüzde % 80'i çok fakir...
Türkiye'de zengin fakir arasında uçurum var... Nüfusun % 20'si milli gelirin % 46'sını alıyor.
Yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 46,7 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 5,8’dir.
TÜİK verilerine göre 62.6 milyon kişi tatil yapamıyor, 30.2 milyon kişi çatısı akan rutubetli evlerde oturuyor. 30 milyon insan yeterince ısınamıyor. 44.7 milyon kişi taksitle ve borçla yaşarken 19 milyonu borçlarını ödemekte zorlanıyor. 58 milyon kişi geliri izin vermediği için yıpranmış mobilyasını değiştiremiyor.
Ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri 24 343 TL’dir.Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 24 343 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 10 774 TL’dir. İstanbul Bölgesi 14 873 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 12 924 TL ortalama gelir ile Ege Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 418 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir. Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir. Maaş-ücret gelirleri % 44,8’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu % 21,4 ile müteşebbis gelirleri ve % 19,4 ile sosyal transferler izlemektedir. Sosyal transferlerin % 92’sini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturmaktadır. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde % 17,8’lik paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı % 1,5’dir. Müteşebbis gelirlerinin ise % 68,2’si tarım-dışı gelirlerden oluşmaktadır. Nüfusun % 16,1’i yoksulluk sınırının altındadır.Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları (eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 40, % 50, % 60 veya % 70’ine göre) hesaplanmaktadır. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun % 16,1’i yoksulluk riski altındadır. Kentsel ve kırsal yerler için hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran % 13,9 iken, kırsal yerlerde % 15,7’dir. Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı % 18,5’dir. Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, son yılda ve önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksulluk riski altında olanlar olarak tanımlanmaktadır. Sürekli yoksulluğun hesaplanmasında eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 60’ı dikkate alınmaktadır. Buna göre, 2009 yılında sürekli yoksulluk riski altında olanların oranı % 17,3 iken 2010 yılında bu oran % 18,5’dir. Nüfusun yaşam koşulları göstergeleriKurumsal olmayan nüfusun;• % 59,6’sı kendilerine ait konutta oturmaktadır. • % 41,6’sının konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.” sorunlar söz konusudur.• % 41,7’sinin oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanmaktadır.• % 61,8’inin hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, % 26,2’sinin hanesine çok yük getirmektedir.• % 86,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, % 67,6’sı “beklenmedik harcamalarını” ve % 80,3’ü “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır. Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk” oranı 2009 yılında % 63, 2010 yılında % 66,6 iken 2011 yılında % 60,4 olarak hesaplanmıştır.
Türkiye'de zengin fakir arasında uçurum var... Nüfusun % 20'si milli gelirin % 46'sını alıyor.
Yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 46,7 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 5,8’dir.
TÜİK verilerine göre 62.6 milyon kişi tatil yapamıyor, 30.2 milyon kişi çatısı akan rutubetli evlerde oturuyor. 30 milyon insan yeterince ısınamıyor. 44.7 milyon kişi taksitle ve borçla yaşarken 19 milyonu borçlarını ödemekte zorlanıyor. 58 milyon kişi geliri izin vermediği için yıpranmış mobilyasını değiştiremiyor.
Ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri 24 343 TL’dir.
Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 24 343 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 10 774 TL’dir.
İstanbul Bölgesi 14 873 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 12 924 TL ortalama gelir ile Ege Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 418 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir.
Maaş-ücret gelirleri % 44,8’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu % 21,4 ile müteşebbis gelirleri ve % 19,4 ile sosyal transferler izlemektedir.
Sosyal transferlerin % 92’sini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturmaktadır. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde % 17,8’lik paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı % 1,5’dir. Müteşebbis gelirlerinin ise % 68,2’si tarım-dışı gelirlerden oluşmaktadır.
Nüfusun % 16,1’i yoksulluk sınırının altındadır.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları (eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 40, % 50, % 60 veya % 70’ine göre) hesaplanmaktadır.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun % 16,1’i yoksulluk riski altındadır. Kentsel ve kırsal yerler için hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran % 13,9 iken, kırsal yerlerde % 15,7’dir.
Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı % 18,5’dir.
Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, son yılda ve önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksulluk riski altında olanlar olarak tanımlanmaktadır. Sürekli yoksulluğun hesaplanmasında eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 60’ı dikkate alınmaktadır.
Buna göre, 2009 yılında sürekli yoksulluk riski altında olanların oranı % 17,3 iken 2010 yılında bu oran % 18,5’dir.
Nüfusun yaşam koşulları göstergeleri
Kurumsal olmayan nüfusun;
• % 59,6’sı kendilerine ait konutta oturmaktadır.
• % 41,6’sının konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.” sorunlar söz konusudur.
• % 41,7’sinin oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanmaktadır.
• % 61,8’inin hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, % 26,2’sinin hanesine çok yük getirmektedir.
• % 86,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, % 67,6’sı “beklenmedik harcamalarını” ve % 80,3’ü “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır.
Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk” oranı 2009 yılında % 63, 2010 yılında % 66,6 iken 2011 yılında % 60,4 olarak hesaplanmıştır.
Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 24 343 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 10 774 TL’dir.
İstanbul Bölgesi 14 873 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 12 924 TL ortalama gelir ile Ege Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 418 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir.
Maaş-ücret gelirleri % 44,8’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu % 21,4 ile müteşebbis gelirleri ve % 19,4 ile sosyal transferler izlemektedir.
Sosyal transferlerin % 92’sini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturmaktadır. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde % 17,8’lik paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı % 1,5’dir. Müteşebbis gelirlerinin ise % 68,2’si tarım-dışı gelirlerden oluşmaktadır.
Nüfusun % 16,1’i yoksulluk sınırının altındadır.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları (eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 40, % 50, % 60 veya % 70’ine göre) hesaplanmaktadır.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun % 16,1’i yoksulluk riski altındadır. Kentsel ve kırsal yerler için hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran % 13,9 iken, kırsal yerlerde % 15,7’dir.
Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı % 18,5’dir.
Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, son yılda ve önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksulluk riski altında olanlar olarak tanımlanmaktadır. Sürekli yoksulluğun hesaplanmasında eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 60’ı dikkate alınmaktadır.
Buna göre, 2009 yılında sürekli yoksulluk riski altında olanların oranı % 17,3 iken 2010 yılında bu oran % 18,5’dir.
Nüfusun yaşam koşulları göstergeleri
Kurumsal olmayan nüfusun;
• % 59,6’sı kendilerine ait konutta oturmaktadır.
• % 41,6’sının konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.” sorunlar söz konusudur.
• % 41,7’sinin oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanmaktadır.
• % 61,8’inin hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, % 26,2’sinin hanesine çok yük getirmektedir.
• % 86,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, % 67,6’sı “beklenmedik harcamalarını” ve % 80,3’ü “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır.
Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk” oranı 2009 yılında % 63, 2010 yılında % 66,6 iken 2011 yılında % 60,4 olarak hesaplanmıştır.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

