CHP'de KIRILMA ANLARI
CHP'de KIRILMA ANLARI
Hayat sürprizlerle dolu.
Zaman zaman karşılaştığımız ve kendi açımızdan dönüm noktası olarak gördüğümüz kırılma anları vardır.
Bu kırılma anları, genelde her şeyi altüst eder. O an,bir daha geri dönüşü mümkün olmayan ve insanı derinden etkileyen önemli gelişmelerdir.
Örnek mi?
Hayatı yoksulluk içinde geçen birinin büyük bir ikramiye kazanması, bir partinin beklenmedik anda seçimlerde ciddi oy artışı sağlaması ve iktidar olması (DSP gibi).
Veya, daha ileriye gidecek olursak bir devletin toplumsal uyanış sonucunda rejim değişikliğine uğraması gibi.
Bu tür kırılma anları sadece müspet değişimlere değil, menfi değişimlere de sebep olabilir.Bunun, göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğuna inanıyorum.
Bugün, sizlerle geçmişte CHP’de yaşanan değişimlere işaret ederek, gelecek hakkında tahminlerimi paylaşacağım.
Bildiğiniz gibi seçimler kapımızda.
Seçmenlerin ve parti yöneticilerinin seçim heyacanı içinde olması kadar doğal olan bir şey yok.
Her seçim bir umuttur,umutların yeşermesinin beklendiği bir gelecektir seçimler.
Ama,birde var olan siyasi partilerin, ekonomik özgürlükleri ellerinden alınmasa, çok daha iyi olacağı kanısındayım.
Çünkü, adil olmayan bir siyasi partiler yasası ve seçim kanunu yüzünden, büyük partiler tarafından hak gaspı yapıldığını, hepimiz biliyoruz.
Siyasal tarihimize bakınca, geçmiş seçimlerde, zaman zaman beklenmeyen sonuçların alındığına işaret etmiştik.
Genel anlamda Türk halkının düşünce yapısı merkez sağ’a yakın olmakla birlikte, 1977 yılında ki genel seçimlerde Sn. Bülent Ecevit liderliğindeki CHP nin başarısının altında, insan odaklı, toplumun tüm katmanlarına hitap eden sloganlar eşliğinde bir politik duruşun sergilendiğini biliriz.
”Hakça Düzen” “Toprak İşleyenin Su Kullananın”gibi sloganların hafife alınmaması gerektiği düşüncesindeyim.Bu tespitlere dayalı çalışmalar sonucunda %42 gibi bir orana ulaşarak iktidar olunabileceği görüldü.
1980 askeri darbesinden itibaren sol kesimin başına gelenleri sanırım tek tek saymaya gerek yok.
Sol, ezildi ve emek ağırlıklı tüm kuruluşlar dağıtıldı veya zayıf düşürüldü. Yaşanan, asla toplumun hak etmediği acımasız bir dönem.
Buna rağmen, Halkçı parti ve SODEP’in birleşmesiyle kurulan SHP, emeğe dayalı siyaset anlayışını ve “Emek En Yüce Değerdir” sloganını kendine şiar edindi.
Yani, yine insan odaklı siyaset anlayışı, ve yine1989 yerel seçimlerinde beklenmeyen büyük bir zafer.
Bu güne gelecek ulursak;
Son günlerde görevden alınan ilçe yönetimleri yüzünden örgütlerde birtakım sıkıntılar yaşanmış olsa da parti içi sorunlar seçim dönemlerinde halkın ilgi alanına pek girmemektedir.
Haklı veya haksız yıllarca statükodan yana tavır koymakla suçlanan bir yönetimin ardından, kurultay sonucu genel başkanlığa seçilen Sn. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP nin seçim beyannamesine ve söylemlerine bakılacak olursa,
Yine, işçinin,memurun,emeklinin,esnafın,köylünün, sermayedarın da içinde olduğu, genel anlamda bu kesimlerin bileşkesi olan, insan odaklı siyaset anlayışı ısrarla vurgulanmaktadır.
Seçim beyannamesi ve Sn.Kılıçdaroğlu’nun söylemleri dikkatle izlendiğinde 77 ve 89 da başarılı olmayı sağlayan bakış açısının yine hayata geçirildiği gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Bazen, hayat ne gösterir bilinmez deriz ya, gerçekten hayatın ne göstereceği bilinmiyor.
Bizim burada yaptığımız bir tespit ve buna paralel olarak ortaya konan bir tahmin.
İşsizliğin,yoksulluğun,yolsuzluğun her geçen gün arttığı ve üniversite sınavlarında yüzbinlerce gencin kaderiyle oynandığı bir ortamda toplumdan radikal bir çıkış beklentisi içindeyim.
Bu radikal çıkış da AKP iktidarına sandıkta sorulacak hesap olabileceğini düşünüyorum.Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

