KÜRT SORUNU ve CHP'yi BEKLEYEN TEHLİKE !
KÜRT SORUNU ve CHP'yi BEKLEYEN TEHLİKE !
Öyle yakıcı bir sorun ki, el atanın canını yakan, toplumsal uzlaşı yolunun dışında çözüm yolu olmayan, ama bugün itibarı ile buna hazır olmayan bir toplum.Devleti yönetme iddiasında olan siyaset kurumlarını düşünsel bazda adeta zehirlemekte.Birde, varsa yoksa, oy kaygısından kaynaklanan varyasyonların, 40 yıldır topluma yaşattıkları kabul edilebilir cinsten olaylar değil.
AKP iktidarının son birkaç yıldır açılımlarla yatıp açılımlarla kalktığı bir ortamda kürt sorununun, ülkenin temel sorunlarından biri olduğunu ifade etse de, sanırım çaresizlikten olacak,Sn. Başbakan “Kürt sorunu bitmiştir” demez mi?Ne olduğunu şaşıran yandaş gazeteciler şaşkınlıklarından olacak,kürt sorunu yoktur demekle kürt sorunu bitmiştir demenin aynı olmadığı gafletine düşmüşlerdir.
Seçimden birkaç ay öncesine dönecek olursak, iktidar partisinin kürt sorunu konusunda ortaya koyduğu irade ve diyalog yoluyla çözüm arayışı, en üst seviyede seyrederken, seçim döneminde ortaya çıkan sertleşme politikasının altında yatan gerçek AKP’ nin hedef değiştirmesinden başka bir şey değil.Kürt sorunu bitmiştir demekle çözüm noktasında alanın CHP’ye bırakılması ve kendisinin devre dışı kalmasını sağlamaya çalışmasıdır. AKP artık batıda kendisine oy vermeyen seçmenleri hedeflemektedir.Onlarında bir kısmının desteğini alarak, şahsen tartışılmasını doğru bulmakla birlikte, başkanlık sistemine yelken açma isteği gözle görülür biçimde kendini hissettirmektedir.
AKP’ nin bloklaştırdığı azami doğu ve güneydoğu seçmeninden sonra batıda da hissedilir bir oranda desteği pekiştirdiğinde artık kürt sorununun çözümünün daha da kolaylaşacağına inanmaktadır.Çözüm,misak-ı –milli sınırlarının korunmasını kapsar mı kapsamaz mı bilemem ama AKP söylemlerinin inandırıcılığa dönüşme olasılığı, seçimlerde alınan oylardan anlaşılacağı üzere ihtimal dahilindedir.
AKP’nin kürt sorununun çözümünde İmralı ile yaptığı görüşmeleri CHP’ den bile gizlenmesi, ana muhalefet liderinin bilgilendirilmemesi, sorunun daha vahim bir hal aldığını göstermektedir.
Tüm bu gelişmeler ışığında AKP iktidarı, kürt sorununda BDP ile anlaşmış gibi çözüm noktasında CHP’yi daha etkin rol alma çabası içine çekmeye çalışmaktadır.Bugün itibarıyla CHP’ nin Hakkari ve Diyarbakır mitinglerinde yaşanan farklılıkların bu işbirliğinden kaynaklandığı ve CHP’ nin bu konuda iştahının had safhaya ulaşması hedeflendiği düşüncesi, beni rahatsız etmektedir.
Topu bilerek taç’a atan AKP’ nin niyetini bildiğimize göre CHP’ nin bu konuda geliştireceği ve bu tehlikelerden kendini koruyacak politikalarının olmaması düşünülemez ama naçizane düşüncelerimi de sizlerle kısaca paylaşmak istiyorum.
İnsan olsun veya bir kurum olsun, inandırıcı olabilmeniz için, tarafınızdan çıkan her sözün arkasında durabilmeniz gerekir.Aksi taktirde toplumsal desteği alabilmeniz mümkün olamaz. Amiyane tabirle davulun boynunuzda, tokmağın başkasında olduğu bir ortamda ülkenin yakıcı sorunlarının çözümünde CHP’ye aktif rol verme arzusu çözümsüzlüğü daha da tetikleyecektir.Tarafların iyi niyet sergilemediği,siyasi rant elden etmeye yönelik politikaların sergilendiği bir ortamda CHP asla bu konuda öncü görevi üstlenmemelidir.İktidarın iradesi dışında bir çözümün mümkün olmadığı gerçeği görülmeli ve oluşma ihtimali yüksek olan olumsuzluklarda bedel ödeyen tarafın CHP olmaması için gerekli hassasiyetin gösterilmesinin doğru olacağı kanaatindeyim..Bu mesele ile uğraşan bir CHP nin batıdaki tabanına, AKP nin ulaşabilmesi hiç de zor olmayacaktır..Artık %60 ları hedefleyen bir AKP iktidarının gündemine dokunulmazlıkların kalkması,siyasi partiler ve seçim yasasının değişmesi ve seçim barajının düşürülmesi gibi demokrasimiz açısından elzem olan yasaların yeniden demokratik hale dönüştürme çalışmalarını beklemek sanırım safdillik olur.
CHP ye düşen asıl görev, Sn. Kılıçdaroğlu genel başkanlığında yaratılan umudun inandırıcılığa dönüşmesi çalışmaları içinde olmaktır.Öncelikle parti içi demokratikleşme sorunu, tüzük kurultayının acilen toplanarak çözülmesi hedeflenmelidir..Önümüzdeki süreçte gündemin temel konusu olacak yeni anayasa yazılımında mutlaka etkin bir rol alma çabası içinde olması gereken bir CHP’ nin, sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile sıkı bağlar kurması tarihi sorumluluğun gereği olarak görülmelidir.Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

