Tek Adam ve Devlet...
Tek Adam ve Devlet...
Gençlik, öğrencilik günlerimi hatırlıyorum.
Taraflı tarafsız tüm gençlerin siyasetin bir köşesinden tutunduğu,
Var olan toplumsal sorunların hararetli bir şekilde tartışıldığı,
Adeta münazara şeklinde geçen bu tartışmalardan sonuç alınamasa da,
İnatla düşüncelerine sahip çıkan ve savunan gençlik günlerimi hatırlıyorum.
Örnek verecek olursak;
Devlet için halk mı ?
Halk için devlet mi ?
Bu soruya cevap bulmak için günlerce tartışmaktan, kimse kendini alıkoymazdı.
İnsanlık tarihi, bu soruya cevap bulabilmek için çok acılar çekti oysa.
Bedeller ödedi.
Hala ödemeye de devam ediyor.
Bir tarafta devletin kutsallığını kutsayanlar,
Diğer yanda devleti araç olarak görenler.
Tarih, devleti kutsal görenlerin, insanlara yaşattığı acılarla dolu!
Maske hazır!
Güçlü devlet, güçlü millet!
Oldum olası inanmadım, inanamadım bu yalana!
Nasıl inanabilirdim ki ?
Tek adamlık ve devletin kutsallığı düşüncesine kapılmak..
Biat kültürünün özümsenmesini toplumdan istemek..
Yasakçı zihniyetin hayatın her alanında egemen kılınması sağlamak..
Devletin tüm kurumlarının bağımsızlığını ortadan kaldırmak..
Demokrasiden koşar adım uzaklaşmak..
“Padişahım çok yaşa” naralarını iltifat kabul etmek..
Buna, dense dense, iktidar olmanın ışıltısına kapılmak denir.
İşte diktatörlük işte tek adamlık!
Everest tepesini azametli kılan,
Himalaya Dağları’nın kendisidir derler.
Diktatörleri de diktatör yapan,
Onları güçlü kılan, kendi çevreleri, yakın dostlarıdır.
Siyaset yönetimi bir sanattır.
Yönetememe, yöneticilerde tek adamlık isteğini arttırır.
Bu bir nevi hastalıktır aslında.
Hitler ve Mussolini’de tek adam olmak istediler ve oldular da.
Sadece siyaset değil, aklınıza gelen her dalda her konuda belirleyici olmak isterler.
Bu şekilde kendilerini güvencede görürler.
Çünkü tek adamlar korku ile yaşarlar.
Onca önleme karşın,
Sonları hüsranla biter yine de, tek adamların.
Tek adam olmanın yolu sevgiden geçmeli, demokratikleşme ile taçlanmalı.
Tarih, devleti kutsal görenlerin ve halka sırtını dönenlerin dramatik sonları ile dolu.
O zaman cevap basit.
Halk için, devletin bir araç olarak görülmesi, elzem olması gerekmez mi?
Saygılarımla.
Hasan TEMEL (hasan@temel.us)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
