Çağın gereklerine ayak direyen ideolojiler güç kaybediyor.
En somut örnek Sosyal Demokrasi.
Avrupa’da yaşayan dostlardan edindiğim bilgi birkaç istisna dışında Alman SPD dahil çoğunun ABD yörüngesine girdiği yönünde.
Angela Merkel gideli bir haller oldu Almanya’ya!
ABD yardakçılığı, sosyal demokratları seçenek olmaktan çıkardı!
Ülke halkları aşırı milliyetçi, faşist partilerden medet umar oldu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Macaristan Başbakanı Peter Magyar’a ayrı bir parantez açmakta fayda var!
Gönüllere taht kurdular!
Siyasi duruşlarıyla sosyal demokratların yüz akı oldular.
Bu köşeyi takip edenler bilir.
İflah olmaz bir Avrupa Birliği savunucusu ve sevdalısı olduğumu.
Burun kıvıranları da görebiliyorum!
Zaman zaman haklı/haksız Türkiye aleyhine talep ve yaptırım tehdidinde bulunduğunu da biliyorum.
Lakin bu, AB’nin bir çağdaşlık projesi olduğu gerçeğini değiştirmez.
Bu nedenledir ki, AB ile ilgili gelişmeler beni hep heyecanlandırmıştır.
En son gelişme Strazburg’da yaşandı.
Geçen eylül ayında AB’nin yasama organı Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu toplandı.
Ursula von der Leyen. AB’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu Başkanı.
Birliğin geleceği ile ilgili yaptığı konuşmayla adeta ezber bozdu!
Toplantıda Kanada Başbakanı Mark Carney’’de hazır bulundu!
Kanada ile ilgili tarihi mesajlar verdi Von der Leyen. Kıta dışı Kanada’ya, AB üyeliğine katılım teklifinde bulundu. Gerekçe mi?
“Kültürel, tarihi ve insani bağlar ile ciddi artış gösteren ticari ilişkiler.
” Ya nihai hedef? “Ekonomik güvenlik alanı oluşturmak ve ortak gücü arttırmak.”
Lakin ikna edici bulunduğu söylenemez.
Trump’ın Kanada ile ilgili faşizan söyleminin mürekkebi dahi henüz kurumadı!
Bu davet ise tarihi bir adım.
Ayrıca Kanada ve diğer demokrasi ile yönetilen ülkeler adına ABD’ye bir uyarı.
Bir güzel haber de İngiltere Başbakanı Andy Burnham’dan.
Ülkesinin AB’ye yeniden katılmasının seçenekler arasında olduğunu açıkladı.
2020’de üyelik referandumla sonlandırılmıştı.
Burnham, ayrılmayı ifade eden Brexit düzenlemesinden şikayetçi!
“Ekonomi ve göç politikası konularında yarardan çok zarar gördük.
Avrupa ile ilişkiler uzun vadeli şekilde yeniden ele alınmalı dedi” Burnham.
Sevindirici bir gelişme.
Son kararın ülke halkının tasarrufunda olduğunu söylemeyi de ihmal etmedi.
Umarım, AB’nin iş birliği davetleri Avrupa ile sınırlı kalmaz.
Neden dünyanın dört bir yanına uzamasın!
Böylesi tarihi adımlar neden dünya tarihinin akışını değiştirmesin! Hayal gördüğümü söyleyenleri duyar gibiyim ama varsın hayal olsun!
Ben hayalimi yaşamak ve peşinden koşmak istiyorum!
2.Dünya paylaşım savaşı üzerinden seksen bir yıl geçti.
Yerel siyasi ve ekonomik savaşlarla, dünya yeniden dizayn ediliyor.
“Ana aktörler ABD ve Çin. Japonya ve Rusya’nın da sessizliği geçici olup hayra alamet değil!
Bu nedenle, denge unsuru olacak bir Avrupa,’ mutlaka bu denklemde yer almalı.
Aksi takdirde yanan canımız çok daha fazla yanacak, hem de çok!
Hasan TEMEL
