Çerçeve yasa” genel kurulda oylandı ve kabul edildi.
Eksikliklerine rağmen sözlü ya da fiili hiçbir direnç göstermeden yasa lehine oy kullanan siyasi
partiler oldu.
Örneğin DEM Parti.
Sürece ilaç olacak en hassas maddenin demokratikleşme olduğunu bilmelerine rağmen sessiz
kalmayı yeğlediler.
Ucuz “al-ver” siyasetine boyun eğdiler.
Mecliste grubu bulunan muhalif partilerden İyi Parti, hamaset nutukları ile yetinmeyi siyaset
bilmekten öteye geçmedi.
Yeni Yol grubunun bileşenlerinden Saadet, ‘evet’ oyu verirken Yeniden Refah Partisi çekimser
kaldı.
Kaygı ve beklentilerin bol olduğu iki ucu kirli bu yasaya kimin ne yönde destek verdiği benim
umurumda bile değil.
Çünkü ‘evet’ diyenlerin olduğu gibi ‘hayır’ diyenlerinde haklı gerekçeleri var.
Lakin kötü ve sevimsiz görüntüler beni hiç şaşırtmadı.
En dikkat çekeni, CHP’nin siyasi rant uğruna Yeni Parti üzerinden üretilen spekülatif haberlere
çanak tutması oldu.
Malum Yeni Parti, çerçeve yasa oylamasında meclis grubunu serbest bıraktı.
Ardından hemen linç kampanyası başlatıldı.
Oysa toplumsal mutabakatın sağlanamadığı bir konuda, genel başkanın meclis grubunu serbest
bırakması kadar doğal ne olabilirdi ki?
Zaten yasanın geçmesi için Yeni Parti’ye ihtiyaçta yoktu.
Buna rağmen linç kampanyasına Yeni Partililerin alet olması kabul edilebilir bir durum değil.
Vatandaşın önceliği, Annelerin ağlamadığı, kardeş kanının dökülmediği yaşanabilir bir Türkiye.
Öncüsü de Yeni Parti!
Bu nedenle umut olan partinize haksızlık yapmayın.
Siyaset, içinde ‘iyi niyet’ duygusunu barındırdığı sürece toplumsal gelişimi daha ileri seviyelere
taşır.
Hülasa Yeni Parti, “hayır” kararı aldıktan sonra şayet yasa meclisten geçmeseydi, sonrasında
muhtemel menfi yaşanmışlıkların faturasının kime kesileceğini hiç düşündünüz mü?
Ben düşündüm sizin de düşünmenizi isterim.
Özgür Özel’in aldığı kararın doğruluğuna inansam da parti olarak yara almadığını söyleyemem.
Siyaset bazen bıçak sırtı!
Parti olarak nerede duracağınız noktasında bocalayabilir ve haklı ya da haksız sözlü saldırılara
maruz kalabilirsiniz.
Siyaset de bu belirsizlikleri giderme ve halkı ikna etme sanatı değil mi zaten.
Al-ver siyasetine teslim olanları görmezden geleceksiniz ve ardından Yeni Parti’yi günah keçisi
ilan etme derdine düşeceksiniz.
Neden?
Grup kararı almadığı ve milletvekillerini serbest bıraktığı için.
Özel, İktidar kanadının Yeni Partiyi zora sokacak stratejiyi boşa çıkarmakla kalmadı, geleceğe
olan umudu da büyüttü!
İktidarın Yeni Partiye kurduğu siyasi stratejik tuzağa Özel düşmüş olmasa da bazı Yeni Partili ve
CHP’lilerin iktidarın değirmenine su taşımalarını anlamakta zorlanıyorum.
Kişisel kanaatim, hedefe ulaşır ya da ulaşamaz bilemem ama inandığım bir şey var ki an itibarıyla
tutunacak tek dalın Yeni Parti olduğu.
“Öfke baldan tatlı” da olsa, biraz sükûnet lütfen, güzel günler yakın.
Hasan TEMEL
