Patlak veren Fon krizini,transfer,operasyon, gözaltı ve tutuklamalarla gözlerden uzak tutmaya çalışan ve kısmen de başarılı olan AKP, yandaş partilere ulufe olarak dağıttığı iktidar nimetleri karşılığında toplumsal destek bulmaya devam ediyor.
Hali hazırda hiç iç açıcı olmayan tabloya rağmen ne olursa olsun suçlunun, muhalefet ve dış mihraklar olduğu algısına esir düşen bu kesim, kurtuluş reçetesini hala AKP’de görüyor.
Bambaşka bir Türkiye görmek mümkünken birtakım siyasi belirsizlikler siyasi sonuçlar doğurmasına engel olmuş olacak ki, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yapılar çöktü.
Bu vahim durum karşısında gelin, birlikte fikir jimnastiği yaparak bugüne kadar sağcı iktidarların yapıp da solun yapmadığı/yapamadığı ne? sorusuna cevap arayalım.
Şüphesiz ki tek nedene indirgemek mümkün değil ama nedenlerden en öncelikli olanın nitelikli kadroların tali planda kalması olduğunu düşünüyorum.
AK Parti elindeki kadroların tamamından verim aldığı gibi parti içi muhalif hareketlilik yaşansa da su yüzüne çıkmıyor!
Son birkaç senedir az da olsa çözülme olmakla birlikte dıştan gözlemlemenin hayli zor olduğu ve nitelikli kadroların ya yönetim organlarında yada sahada oldukları görülüyor.
“.Kol kırılır yen içinde kalır”deyimine uygun hareket etmek gibi bir kültüre sahip olan bu kitle, algı üzerine kurulu bir düzeneğin aparatı haline dönüştüğü görülüyor.
Asgari yarım yüzyıllık ezberlerinden vazgeçemeyen sol ise.yapacak başka işi yokmuş gibi Yeni Parti ve diğer sosyal demokrat partilerin paçasından çekiştiriyor.
Hiçbir partiye örgüte aidiyet duymayan bu nitelikli kadrolar ortalıkta cirit atmakta ve bir çoğu parti idari kadrolarında ya da saha da olmak yerine klavye başında sürekli ahkam kesmenin kolaycılığına sığınıyorlar.
Bu nedenle sosyal demokrat partiler, bu aktif siyasi faydan, sağ ile girilen yarışlarda yeteri kadar faydalanamıyor.
Bir de kişisel ikbal pesinde koşan Yeni Parti düşmanlığı ile koyduğu hedefe koştuğuna inanan ama AKP hizmetkarlığına soyunduğunu göremeyecek kadar gözleri kararan bir sözüm ona sosyal demokrat bir fay hattı var ki, deve kuşu misali başlarını kuma görüp görünmez olduklarını sanıyorlar ama yanılıyorlar.
Sol da bir diğer yelpaze ise bildiğiniz gibi DEM.
Dün olduğu gibi bugün de yolsuzluk, yoksulluk, enflasyon, hayat pahalılığı, demokrasi gibi derdi olmayıp Kürt meselesi ile sınırlı politikalarla çıkış arayışı içinde ama nafile!
Değişecek gibi değil!
Nihayetinde mevcut durum, Yeni Parti’ye tarihi bir sorumluluk yüklüyor.
SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) gibi demokrasiden yana solun tüm renklerini şemsiyesi altına almalı, idari organlarıyla eşgüdüm içinde çalışma yürütmeli ve zaman içinde yönetim organlarında temsiliyet tanımalıdır.
Zaman daraldı. Türkiye’nin iktidar değişimine ihtiyacı var ve adresinde adını halktan alan Yeni Parti olduğunu görme vakti.
Bugün değilse ne zaman.
Hasan TEMEL
