Altında yatan sebepler ortadan kalkmadıkça siyasi partilerde yaşanan ayrışmalar, bölünmeler ya
da yeni/yeniden izdivaçlar sağlıklı sonuç vermez.
Sağ-sol ayırmaksızın karşılıklı söylemlerle nezaket kurallarını zorlayan bu ayrışmalar, gergin olan
siyaset iklimini gerdikçe gerdi!
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, itidal çağrıları ile tansiyonu düşürmek için çaba gösterse de
tatminkar bir sonuç aldığı söylenemez.
CHP’ye gönül veren, işçinin, memurun, esnafın, köylünün Butlan yönetimine karşı öfkesi dinmek
bilmiyor!
Çünkü CHP’de butlan yönetimi yasa- tüzük tanımadı.
Butlancılar, Mutlak Butlan kararının butlan olduğu bir kararla CHP’yi ele geçirdi!
Acil Kurultay talebinde bulunan 832 delege imzalı kurultay talebi iradesini yok saydı.
Yeter sayısı kalmadığı halde PM-YDK kararlarıyla milletvekillerini ihraç etti.
Hiçbir yasal dayanağı olmayan kararlarla il, ilçe yönetimlerini görevden aldı.
Yok hükmünde yetkilerle donatılan ve güvenlik güçleri nezaretinde Genel Merkezi teslim alan
bir yönetim olarak, taban ve üyeler tarafından sindirilmeyi beklemeyin.
Kendinizi partinin gerçek sahibi de görmeyin.
Sol, Sosyal demokrat partilerin farklı renklerden oluştuğu gerçeğini inkar edercesine sahiplenme
duygusunu köpürtmeye çalışmayın.
Farklı fikirlerin parti için bir zenginlik olduğunu ve gelişimde önem arz ettiğini artık idrak edin.
Atatürkçülüğün, CHP ismini ve logosunu kutsamak değil, ilke ve devrimlerine duyulan sadakat
olduğunu görün.
Bu kutsamanın Bilim ışığında yol yürümemizi isteyen Atatürk’ü anlayamamış olmanın talihsizliği
olduğunu da artık görün.
Hal böyle olunca tepki de sert oldu ve bir ilkin tezahürü olduğuna inandığım bu sert tepki, Özgür
Özel ve yol arkadaşlarına Yeni Parti kurma yolunu açmış oldu.
Kimse merak etmesin, Yeni Parti’de Atatürk’ün partisi.
Hem de bazılarının içine sinmese de Sosyal demokrasiye ve Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş sol
kimlikli bir parti olacak.
Yeniden başa dönecek olursak gerçek olan şu ki, sosyal demokratların ana gövdesi ve çekim
merkezi artık Yeni Parti.
CHP’yi rakip görmekten uzak duran, hak hukuk tanımaz AKP iktidarını sandıkta alaşağı edecek
olan, memleketin en ücra köşelerine sirayet eden ve arkasına asla bakmayan bir parti olacak.
Çünkü “birkaç kez genel kurul delegelerinin seçtiği bir genel başkan ve yönetimi yerine gelmek
için hukuk dışı yollara” tevessül edildi.
Örtülü iktidar desteği ile parti hukuku ve genel hukuk kurallarının çiğnenmesine göz yumuldu!”
Bunların her biri, bir dostumuzun dediği gibi “iktidarın horoza yumurta yaptırma gayretlerinden
öteye geçmeyen nafile uğraşlar.”
Ne diyordu Nazım Usta bir şiirinde!
“Eğer, hak hukuktan yüce/ sevgi nefretten üstün/ aydınlık karanlıktan güçlüyse/ çaresi yok usta
biz kazanacağız.” derken halkla birlikte olanları işaret ettiğini bilmem söylememe gerek var mı?
Hasan TEMEL
