Bir Başkadır Amerika Sevgisi!
Bir Başkadır Amerika Sevgisi!
Çocukluğumuzun kahramanlarıydı onlar.
Televizyon yeni giriş yapmıştı memlekete
Kahvehanelere koşuştururduk, sabahın dördünde, beşinde…
Etten kemikten ilahlarımızı seyretmek için!
Amerikalı boksör Muhammet Ali Clay’den bahsediyorum
hani içimizden biri…
Hem de bizim gibi dini-bütün bir Müslüman!
Yalnız bırakacak değildik ya,
Tabi ki destek olacaktık, hem de pazara kadar değil, mezara kadar.
Lakin dün gibi hatırlarız,
Ezeli rakibi Joe Frazier ile olan o muhteşem maçlarını.
hatırlarız,
müslüman ülkelere olan ziyaretlerini,
ülkemize gelişini, gidişini ve bağrımıza basışımızı,
ve kaybettiğinde yaşadığımız dayanılmaz acıyı,
nasıl unutabiliriz ki!
Yalnız bu mu?
Vicdan-ı red hakkını kullandı,
gitmedi askere, haksız Vietnam savaşına katılmamak için.
Hapishanelere düştü,
Üzüldük, yüreğimiz yandı,
biz onu ölesiye sevdik,
bir daha asla ülkemize gelmese de,
o muhteşem yat ile boğaz keyfini yaşamasa da.
Sonra anladım ki, biz Muhammet Ali’yi değil
Amerika’yı sevmişiz meğer.
Dostumuz müttefikimiz Amerika’yı!
Daha geriye gidelim,
özlemle andığımız çocukluk günlerimize
Asla bir daha yaşayamayacağımız fakir, yoksul
ama mutlu olduğumuz yıllara.
Süt tozu içerdik okul sıralarında her sabah,
hem de bol şekerli..
Nasılda severdik bir bilseniz,
yine içmek için bir sonraki günü, sanki iple çekerdik.
Sorduk bir gün çocuk aklımızla,
bu değirmenin suyu nereden geliyor diye
Dediler Amerikan yardımı,
Tıpkı Truman, Marshall yardımı gibi!
Allah aşkına söyleyin,
Sevmemek mümkün mü bu Amerika’yı!
Ama herkes iyi olacak değil ya!
Kötülerde var bu dünyada!
Nede olsa bu dünya, kötülerin dünyası değil mi?
Dediler bir gün,
Süt tozunun beyin hücrelerini öldürdüğünü,
beynin çalışmasını engellediğini,
yani bizi aptallaştırdığını!
Sonra vermez oldular nedense, gelmez oldular bir daha
Ne süt tozu kaldı, ne de Muhammet Ali,
her ikisini de, ara ki bulasın.
Daha bitmedi,
Neler öğretmediler ki biz çocuklara.
Siz hiç duydunuz mu ip atlarken atlama süresini belirleyen tekerlemeyi.
Sanki onu bile bizim için yazmışlar!
Baksanıza,
“Bir, iki, üçler,
Yaşasın Türkler
Dört, beş, altı,
Japonya battı.
Yedi, sekiz, dokuz,
Ruslar domuz
Amerika dos-tu-muz.”
diyerek, ip atlama süresini tamamlamak.
Gel de sevme bu Amerika’yı!
Çocukları bile düşünmüş!
Özgürlükler ülkesi!
Kötülüklerin, hele hele komünizmin baş düşmanı!
Atom bombası ile Japonya’yı yerle bir etse de,
Ortadoğu’yu kan gölüne çevirse de,
Sevmemek mümkün mü acaba!
Nede olsa demokrasi aşığı!,nelere katlanmıyor ki!
Ama aklım karıştı, büyüdükçe benim
Bu kadar ninni yeter, artık ayağa kalkma zamanı
diyenlerin haykırışlarını duydukça,
kendilerini anlatamamalarının ve anlaşılamamalarının
acısını yüreklerde hissederek, ta ki bu günlere geldik.
Saygılarımla.
Hasan TEMEL hasan@temel.us
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

