Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 2025’de yazdığı bir raporla emekli sayısı ve emeklilere ayrılan kaynakların karşılaştırmasını kamuoyu ile paylaştı.
Rapor verilerine göre;
“Ortalama Emekli aylığının asgari ücrete oranı 2002’de %122 iken bugün % 78
İş arayan emekli sayısı 2002’de 1,5 milyon iken bugün 7,9 milyon.
2009’da itibaren artış gösteren emeklilerin 2025’de nüfus içi payı % 18,5 iken bugün ise GSMH
pastasından aldıkları pay %6,1”e düşmüş.
Bu veriler bize gösteriyor ki, 2008’de yapılan sosyal güvenlik düzenlemeleri, emekli gelirlerinin düşmesine ve daha fazla emeklinin çalışmasına zemin hazırlamış.
Bu düzenlemelerle, üvey evlat muamelesi gören emekliye insanca yaşam isteği çok görülmüş ve kime niçin arka çıktığını bilmemenin bedelini de yine kendi ödemiştir.
Bildiğiniz gibi TBMM, yılın son ayı olan aralıkta ,Bütçe, Asgari Ücret ve Emekli Zammı görüşme ve tartışmalarına sahne olur.
Her sene olduğu gibi bu senede aylık enflasyonun dip yaptığı aralık ayı enflasyon oranı, bu sene de milyonlarca emekliyi şaşırtmadı!
İşçi emeklisine % 12,19, Memur emeklisine ise % 18,60 artışla sefalet ücretlerine devam kararı verildi.
Beğenmedikleri eski Türkiye’de emekli aldığı tazminatla bir ev ve araba alırken Yeni Türkiye’de reva görülen tazminat orta düzey bir araba bedeli.
En düşük emekli maaşını sadaka zammıyla 20 bin TL’ye yükseltmekle yeni bir düzenleme yapan AKP, ortağını dahi ikna edememiş olmalı ki, Devlet Bahçeli bu ücretlerin kabul edilemez olduğu serzenişinde bulundu.
Bahçeli’nin bu serzenişinin bir kıymet-i harbiyesi yok. Çünkü, oy devşirme gayretinden öteye geçmeyen ve yaptırım gücü olmayan çıkışların bir tekrarından ibaret.
Emekliye verilecek bayram ikramiyesi miktarı için de, ekranda emekliden, mecliste ise AKP’den yana tavır sergilemesi artık bir ekran klasiğine dönüştü!
Çünkü, kendisine sağlanan konfor alanını terk etmeyi göze alamıyor.
Alamadığı içinde, AKP yandaşlığından acaba vazgeçer mi hayaline kapılmaya gerek yok.
İktidar dışında hiç kimseyi tatmin etmeyen bu artışta, önce asgari ücretle eşitleme daha sonra asgari ücretin en az %25 fazlası emekli maaşı vadeden ana muhalefet CHP’nin emeği çok.
Her ne kadar iktidar muhalefete “yumurta küfesi bizim sırtımızda, sizin değil” dese de 25 yıldır iktidar olup yumurta küfesini sırtından indiremeyenlere, “neden indiremediniz” deme hakkı doğmaz mı?
Vatandaşta bunu soruyor size.
Dışarı çıkın, parklarda meydanlarda kahve köşelerinde güleç olmayan asık yüzlü çaresiz insanlar göreceksiniz ama çıkamıyorsunuz, çünkü krediniz tükendi!
Her şeye rağmen 2027’de Cumhurbaşkanı Erdoğan şayet aday olacaksa erken seçim kaçınılmaz.
Hiç şüphem yok.
2027’de Asgari ücret ve emekli maaş muslukları ardına kadar açılacak!
Sahte bayram havası esmesi muhtemel!
Çalışanlar ve emekliler kendi kaderlerini yine kendi tercihleriyle belirleyecek.
Seçmen iradesine saygımız sonsuz.
Lakin, hatırlamakta da fayda var.
“Geçmişini unutan, geleceğini inşa edemez.”
Hatırlatalım dedik!
Hasan TEMEL

