CHP’nin 39.Olağan Kurultay süreci başladı.
Parti yönetim kadroları “tepeden tırnağa” yenilenecek.
Yeni kadrolarla
yeni bir ruh!
yeni bir heyecan partilileri bekliyor olacak.
Erken seçim talebinden ise taviz yok.
Israr sürecek.
Hedef
ramak kalan iktidara uzanmak!
Nasıl mı?
Demokratik sokak siyaseti dozunu gün be gün yükselterek.
Lakin evdeki hesap çarşıya uymuyor!
CHP,
içten ve dıştan topyekün bir saldırı altında!
İktidar, Belediye operasyonlarıyla ,
sosyalistler, sözüm ona yön verme bilgelikleriyle
demokrasiden nasibini almamış milliyetçiler, köhnemiş önermeleriyle
ikbal peşinde koşan muhalifler
ve
ulusalcılar ise
yüksek dozlu hakaretlerle CHP’yi dövüp duruyorlar!
Velhasıl, hesap soran sorana!
İktidarı, sosyalistleri ve milliyetçileri anlamak zor değil!
Ya siyasi ikbal peşinde koşan muhaliflere ve ulusalcılara ne demeli?
Utanç verici bulduğumu söylemeliyim.
CHP, içinde farklı renkleri barındıran bir parti.
Renkliliğini de parti zenginliği olarak görür.
Bu da
AB’den yana sosyal demokrat bir parti olmayı gerektirir.
Katılır ya da katılmazsınız, bilemem!
Türkiye’nin en demokratik kitle partisi yine de CHP.
Lakin
CHP’de bile AKP politikalarının izlerine rastlamak mümkün.
Kimler mi etki altında kalıyor!
Kişisel siyasi ikbal peşinde koşan sözüm ona muhalifler
ve
partinin önemli siyasi fay hatlarından biri olan ulusalcılar.
İşte size tarihi bir fırsat.
Kazanma -kaybetme kaygısı içine düşmeyin
Ulusalcı kimliğinizle ortaya çıkın
örgüt iradesine kendinizi teslim edin ve kararlarına saygı gösterin.
Bu tercih size,
örgütsel kucaklaşmaya
ve
ortak siyaset üretiminin ana damarı olmanıza alan açar.
Yeter ki,
çizdiğiniz ideolojik çerçeveye sadakat gösterin
ve
il, ilçe kongrelerinde kendinizi örgüt iradesine teslim edin!
Bu bir temenni, tavsiye!
Biliyorum ki
parti yönetimine salvolarınız devam edecek.
Yani umut yok.
Komisyona üye vermeli/vermemeli tartışmalarıyla helak oldunuz!
Oysa enerjinizi boşa değil, parti içi kanat örgütlenmesine harcamalısınız.
Son on beş yıldır parti içi yarışlarda yoksunuz.
Bu gücü kendinizde göremediğinizi görmüyor musunuz?
Biz
CHP’nin kurucu değerlerinin temsilciyiz demekle temsilci
devrimciyiz demekle de devrimci olunmuyor.
Parti içi farklı renk grupları kuyrukçuluğundan kendinizi kurtarın!
Bilesiniz ki
rengini belli etmeyenlerin siyasi ömrü de kısa olur.
Nitekim oluyor da!
Hasan TEMEL

